Gönderen Konu: FLORMARDA KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ?  (Okunma sayısı 270 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
FLORMARDA KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ?
« : 09 Mart 2019, 17:58:34 »
Flormarda 297 gün süren direniş sona erdi.
Neredeyse son dönemin sınıf hareketlerinin ve direnişin simgesi haline  gelen Flormar İşçileri'nin direnişi, Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi tarafından da destek gördü.

Gerek içte gerekse dışta sınıf dayanışmasının gereği verilen bu desteklerle Flormar İşçileri, her türlü zora, baskıya, karşı sıcak demeden, soğuk demeden direnişlerini bugüne değin sürdürdüler.
Onlar Sınıf Mücadelesi tarihinde, kendilerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiler ve ONURLU yerlerini aldılar.

Sonuçta İşveren tarafından sendikaya sunulan son teklif Flormar işçilerinin çoğunluğu tarafından kabul edilerek direniş sonlandırıldı.
Sendika, işçilerin yasal haklarını  ve sendikal tazminatları en üst düzeyden aldıklarını belirterek bunun bir KAZANIM olduğunu belirtti.

Aslında her işçi direnişi işçi sınıfı açısından bir KAZANIMDIR.
İşçiler bu direnişle, kimlerin onların yanında yer aldıklarını, kimlerin onların haklarına sahip çıktıklarını ve en önemliside SINIF DAYANIŞMASININ ne demek olduğunu kendi deneyimleriyle, bizzat yaşayarak öğrenmişlerdir.

Lenin'in deyimiyle Ekonomik alandaki bu kalkışmalar işçilerde bilinç kıvılcımlarının oluşmasına neden olurlar.
Lenin, " Sosyal Demokratlara(Komünistlere) düşen, bu bilinç kıvılcımlarını ateşe dönüştürmektir" der

Ancak bu sözleşmede ne yazık ki atılan işçilerin geri alınmasının yer almaması bu KAZANIMIN üzerine gölge düşürmüştür.
Burada önemli olan işçilerin parasal alacaklarından daha çok işten atılan işçilerin yeniden işe dönmelerini sağlamaktı.
Bir Flormar İşçisi bunu aşağıdaki söylemiyle çok güzel ifade etmiştir!

"Bu bir zafer değil. Kim ne derse desin zafer değil. Patron kasasını konuşturdu biz onurumuzu konuşturduk ve bitti."
Evet sonuçta patron kasasını konuşturmuş, kesenin ağzını açmış ve bu ONURLU direnişi sona erdirmiştir.

Sendikaların görevi salt işçilerin ekonomik ve sosyal haklarının arttıtılması değildir.
Bir kez daha SINIF SENDİKACILIĞININ önemi ortaya çıkmış, bu zemini tesis edecek, Sendikalarıda tabandan buna zorlayacak yeni sınıf araçlarını hayata geçirmek elzem hale gelmiştir.
Marks "İşçi sınıfı ekmeğine bir dilim fazla ilave etmek için değil ONURU için savaştığında DEVRİMCİDİR" der!

O zaman akla şu soru geliyor!
Marks'ın kastettiği, işçi sınıfını DEVRİMCİ yapan  ONUR nedir?
Bu ONUR savaşımında, Sınıf Sendikacılığı nerede yer alıyor?

Bize göre bu ONUR; KÖLELİĞİ kabul değil, ayağına vurulan KÖLELİK PRANGALARINDAN kurtulmanın  ONURUDUR.
Bu ONUR, İnsanlığı sınıfsız, sömürüsüz bir topluma taşıma görevinin kendisine sağlayacağı ONURDUR.
İşçi Sınıfının başkaları için sınıf konumundan, kendisi için sınıf konumuna geçmesidir.

Tabi ki bu ONURU ona kazandıracak olan, onun düşünen eli PARTİSİDİR!
Bugün bu ülkede NESNEL anlamda bir KOMÜNİST PARTİ yoktur dediğimizde bize kızıyorsunuz!
HAKSIZMIYIZ?

Kendine Komünistim diyen siyasi yapılara bir çift söz etmeden yazıyı sonlandırmak istemem!
Hemen hepiniz Flormar İşçilerinin Direnişi sürecinde onların yanına gittiniz, onlarla dayanışma içerisinde olduğunuzu söylediniz, bol bol onlarla resim çektirerek kendi siyasi oluşumunuzun sosyal medyada reklamını yaptınız!

Sahi şimdi NERDESİNİZ?
Neden bu konuyla ilgili iki söz söylemiyorsunuz?

Sınıf Dayanışması içerisinde olmak, orada çay içmek, yada salt resim çektirmekten mi ibaret?
Eğer siz, size düşenin gereğini yapsaydınız, işçiler arasında yapılan oylamanın sonucu tam tersi tezahür ederdi!
İşçiler, Patronun KASASINA boyun eğmezlerdi!

Flormarda EKSİK olan, işçilerde oluşan  bilinç kıvılcımlarını ateşe dönüştürecek ÖZNELERİN yokluğuydu!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET