Gönderen Konu: 12 EYLÜL FAŞİZMİNİN PROVASI 12 MART !  (Okunma sayısı 247 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1836
12 EYLÜL FAŞİZMİNİN PROVASI 12 MART !
« : 12 Mart 2019, 15:11:07 »


12 Eylül faşizminin iktidara gelişinin provası 12 Mart ! Evet , 24 Ocak kararlarının siyasi ifadesi olan faşist 12 Eylül 'ün provası !

Söz konusu kararları , topluma dayatabilmek için prova yapmak zorundaydı sistem. 12 Eylül faşizmine giden 12 Mart ;emperyalist-kapitalizmin dayattığı 24 Ocak Kararlarının rahatlıkla uygulanabilmesi için  gerekli taşların döşenerek,sosyalist hareketin  önüne set çeken , 12 Eylül'e çıkan  bir yoldu !

Amaç bu olunca ,devrimci hareketi ve yükselen işçi hareketini boğmak onlar için işten bile değildi !

"Kadıköy'deki  (Erenköy) Ziverbey Köşkünü ( ASIL ADI : ZİHNİ PAŞA KÖŞKÜ) kontrgerilla örgütüne özel olarak hazırlattım" diyen ,"bu kış komünizm gelecek" teranesiyle beslenmiş olan, temsil ettiği türün belki de en vahşisi Faik Türün ; devrimci düşmanı , halk düşmanı , ordudan ayrıldıktan sonra girdiği milletvekili seçimleri için KOMÜNİST AVCISI ana  temasıyla bastırdığı afişlerle düzenin ve tabii ki kendisinin propagandasını yapan yaratık !

12 Mart gelince , tabii ki aklımıza Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı ile Gezmişlerle ilgili karar üzerine dayanışma gösteren Mahir Çayan ve arkadaşlarına  Kızıldere'de yapılan  katliam geliyor ,gelmeli de . Amaaa , ilaveten SÜRÜN TÜRÜN denilen Faik Türün ve hempaları da kesinlikle hatırlanmalı , hatırlatılmalı ki , temeli o günlerde atılan bugünler daha iyi analiz edilebilsin !

2. Paylaşım Savaşı'nda Asya halklarını kesip , biçip ,doğrayan Mareşal Douglas MacArthur'dan Birleşmiş Milletler LİYAKAT  madalyası - bizim gibi toplumlarda dalkavuklara verilen - alan bu türünün iyi örneklerinden olan TÜRÜN faşisti lakabına yaraşır şekilde çıktığı komünist avında tüm avcılık hünerlerini göstermiştir !

"Parlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk'ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasasının öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür."

12 Mart 1971, saat 13:00'da TRT radyolarından okunan yukarıdaki bildiri ile sokağa çıkma yasağı ilan edilip ne kadar sol yayın varsa toplatılıyor , Dev-Genç, TÖS ,TİP kapatılıyor , DİSK'in - o zamanlar devrimci niteliği vardı ve sınıf sendikacılığı yapıyordu - ise faaliyetleri durduruluyor, devreye sokulan faşist MHP'nin ağzı salyalıları ortalığa saçılıyor ,özellikle üniversite kampüsleri kan gölüne dönüyor ve tabii ki  sol adına tutuklamalar başlıyordu ...
 
İşine geldiği zamanlarda demokrasi havarisi kesilen burjuvazi , sermayedarlar  düzenlerini korumak adına ,sıra devrimcilere geldiği zaman azılı bir katile dönüşür . Kızıldere katliamı buna çok iyi örnektir ;o kadar korkuyorlardı ki devrimcilerden , 11 gencimize roketatarlarla  , bombalarla saldırdılar ! 

O ,Erenköy ,Tüccarbaşı köşedeki Ziverbey köşkü denilen yere - ' 91 'de bombalanıp yıkıldı , şimdilerde bir site sakinleri oturuyor bu acıların üstünde -  gözleri kapalı vaziyette getirilenlerin çığlıkları , halen yaşayan semt sakinleri tarafınca iyi bilinir. Füruzan 'ın  bir 12 Mart romanı olan 47'lileri gençler okumalı , okumalı ki , o taraflara yolu düşenlerin her gün önünden geçtikleri o bahçeli evde yaşananları öğrenip , bilensinler ! Orada YİTİK BİR KUŞAĞI  ;bildiğinizi sandıklarınızın apaçık önünüze gelmesini ; onca gencin, neden düzene karşı diklendiğini anlayamayan , onları dar ağaçlarına gönderen , işkence tezgahlarından geçiren sefillerin sığlıklarını göreceksiniz !

Aslında , düzen, kendisini yeniden tesis ederken ;burjuvazinin komünizmle olan mücadelesi,derinin derini devletlerinin en derininde yer alacak  "kontrgerilla" yı sahneye koymaya hazırlanıyordu ! Ama bu kara oyunu sahneleyebilmeleri için parlamentolarının yetkilerinin askıya alınması ile devrimcilerin mücadele alanlarının yok edilmesi gerekiyordu -15-16 Şanlı Haziran Direnişi burjuvazinin gözünü korkutmuştu- ; tabii bunun için de ANAYASAlarının değiştirilmesi ve SIKIYÖNETİM şarttı !  - Yöntem ve senaryo değişmez , oyuncular değişir -( BKZ. BUGÜN ler !)

Kendi sistemleri içindeki Genel Seçimlere dahi gidilmeden oluşturulan  "partiler üstü hükümet"  programı Vehbi Koç’un ağzından tekelci burjuvazinin tam onayını aldığında ,Memduh Tağmaç'ın “toplumsal uyanış, ekonomik gelişmeyi aştı”  söyleminin anlamı daha iyi anlaşılıyordu; yani ,darbenin sınıfsal niteliğini gösteriyordu.


BUGÜN YAŞANANLAR DÜNÜN DEVAMIDIR !Çünkü,BURJUVAZİNİN GEÇMİŞTE İCRA ETTİKLERİ ,BUGÜN YAPACAKLARININ GÜVENCESİDİR !

« Son Düzenleme: 12 Mart 2019, 15:45:49 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.