Gönderen Konu: "SON SAAT ÇALDI :EMEKÇİLERE YER AÇIN !"  (Okunma sayısı 234 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1840
"SON SAAT ÇALDI :EMEKÇİLERE YER AÇIN !"
« : 19 Mart 2019, 22:40:44 »

"Ögürlükleri" için erkek emekçileri özellikle yanlarına almayan ve siyaset çalışmalarında karşı cinsin pasifleşmesi umudunu taşıyan feminist kadınların komün kadınlarından öğreneceği çok şeyler  var .

Neden biliyor musunuz feministler?

Dönemin Fransa'sında  Proudhon  görüşleri baskındı , yani erkek egemen bir zihniyet ;Proudhon 'a göre erkekler fiziksel güç ve zeka bakımından  kadınlara göre çok daha güçlüydüler, bu nedenle de kadınlar hiç bir konuda başları gösteremezlerdi,sadece evdeki işlerden ve çocuk bakımından mes'ul tutulmalıydılar ! Kadının erkeğe bağımlılığı tartışılmazdı ve yine Proudhon ' göre bunu ortadan kaldırmak olanaksızdı !

Birinci Enternasyonal'de,  Fransız delegeleri aynı görüşte  ısrarcı olduklarından , Marks'ın Enternasyonale kadınların da kabul kararına karşı çıkmışlardır. Enternasyola'e üye olan erkeklerde ne yazık ki Proudhon görüşleri hakimdi.

Böylesine dezavantajlı bir durumda KOMÜNdeki emekçi kadınlar , çarpışmaların en şiddetli ortamında erkeklerin yemek ihtiyaçlarını karşılarken ,yakınlarının hayata veda etmesine yakından tanık olmuş ama tüm bu zorluklardan yılmamış ,ağlamamış ( Burjuva kadınlar zırıl zırıl ağlarken) silaha sarılmışlar ve kadınları sisteme karşı savaşmaya davet etmişlerdir.


Bildirilerinde :

 “Ya kazanmak ya da ölmek zorundayız!Sevdiğimi kaybedecek olduktan sonra davam kazanmış neye yarar? Şunu iyi biliniz ki sevgililerinizi kurtarmanızın tek bir yolu vardır: Onlarla birlikte mücadeleye katılmak.”

Kadınlar, Komün Gazetesi'nde hemcinslerini Versailles Hükümeti'ne karşı  silahlanmaya çağırmış ve:

“Kadın yurttaşlar, çocuklarımız, erkek kardeşlerimiz,sevgililerimiz, kocalarımız nerede? Gürleyen topları ve kutsal çağrıyı çalan tehlike çanlarını duyuyor musunuz? Haydi silahlara! … Savaşı nihayete erdirme zamanı gelmiştir.

Eğer tutukluları vuran ve önderlerimizi öldüren alçaklar tüfeklerini silahsız kadınlara doğrultursa çok daha iyi olur! Dehşet ve öfke çığlığı Fransa’dan atılacak ve tüm dünya, istediğimize ulaşmamıza yardım edecek!

Tüfeklerin ve süngülerin tümü erkek kardeşlerimizce kullanılıyor olsa bile, hainleri ezecek kaldırım taşları yine de vardır.”


Sokaklarda silahlı olarak dolaşan işçi kadınlar , barışçıl çözüm isteyen hemcinslerine :

“Paris’in kadın işçilerinin istediği barış değil, topyekûn savaştır! Bugün uzlaşmak ihanet anlamına gelir! … Paris teslim olmayacak. Paris’in emekçi kadınları Fransa’ya ve dünyaya ,halk uğruna,  Komün uğruna erkek kardeşleri gibi canlarını verebileceklerini kanıtlayacaktır !”

Komün Kadınları ,sınıf kavgasını verirken aynı zamanda erkek egemen anlayışı da yıkıyordu. Erkek egemen anlayışı ,cinselliklerini kullanarak değil sınıfa karşı sınıf diyerek elde silahla yıkıyorlardı .

Çirkin ve basit  söylemlerde bulunmadan ,nerede ve hangi şartlarda eşit olmak gerektiğini iyi düşünün FEMİNİSTLER !

Ve de şunu iyi bilin : Erkek egemenliği karşısında TÜM KADINLARI ( Burjuva kadınlar da dahil) bir araya getirerek pespayelik düzleminde çığlıklar atmanız BURJUVA KADINLARLA EMEKÇİ KADINLAR ARASINDAKİ UZLAŞMAZ ÇELİŞKİYİ İNKAR ETMEK ve DÜZENE HİZMET ETMEKTİR!



barricade_femmes_Commune_1871

Velhasılı kısacık 72 günde :

Komün kadınları , feministlerin düşman olarak gördükleri veya düşmanlaştırdıkları erkek yoldaşlarıyla   sermayeye karşı nasıl savaşılırı gösterenlerdir!

Komün kadınları , kurdukları komisyonlarda eğitimi kilise kontrolünden çıkarmak için  çalışanlardır !

Komün kadınları , seyyar mutfakları düzenleyenlerdi !

Komün kadınları , eşlerin ayrılığı durumunda nafaka ödenmesi sistemini getirenlerdi ! (Bu arada belirtelim Komün evliliği şiddetle reddediyordu.)

Komün kadınlar , boşanma üstüne çalışmalar yapanlardı. ( Fakat bunu tamamlamaya ömürleri yetmedi.)

Ve de KOMÜN, davaları uğruna dövüşerek ölenlerin evlilik içi veya dışı tüm çocuk ve eşlerine maaş bağlanmasını sağlayandı !


Biraz gerilere gidelim:

Fransa'da , Almanya ile olan savaş sonrası yıkımın getirdiği kaos ortamında  cumhuriyet ilan ediliyor. Sağın kazandığı seçimler yapılıyor; felç olan ekonomide emekçilerin durumu içler acısı, sadece Ulusal Muhafızlardaki erkekler 1.50 Frank gibi bir ücret alıyorlar ve haliyle tek gelir kaynakları bu ücret olduğundan tüm erkekler Ulusal Muhafızlar bünyesinde ...Egemenlerin( Versailles,) hükümeti ,gittikçe büyüyen silah altındaki erkek topluluğunun yaratacağı tehlikeyi düşünerek 18 Mart 1871 gecesi saldırıda bulunmadan önce kadınlar ve çocuklar  egemenlerin askeri birliklerinin etrafında toplaşırlar ve askerler de bu güzel insanlarla dostluk kurmaya başlarlar. Fakat sabah olup da  ateş emri verildiğinde kadınlar askerlere: “Bizlere mi ateş edeceksiniz? Bize kardeşlerinize ? "Bu olayı anlatan omzu kalabalık şöyle demişti :

“Kadınlar ve çocuklar yaklaştılar, askerlerin arasına girdiler. Yaklaşmalarına izin vermekle büyük bir hata yapmıştık, askerleri aralarına aldılar, onlara “halkın üzerine ateş açmayacaksınız” dediler. Görebildiğim kadarıyla 88. Taburun ve piyade alayının askerleri kuşatılmışlardı ve yapılan çılgınca tezahürata karşı koyacak güçleri yoktu. Halk bağırıyordu: “çok yaşa piyade.”

Seçilen tüm yabancıların üyelikleri de resmen onaylanmıştı ;çünkü “Komün bayrağı,... Dünya Cumhuriyetinin bayrağıydı.”

Ve hemen ertesi gün:

“Yurttaşlar, Paris halkı, kendisine kabul ettirilmek istenen boyunduruğu söküp attı. Cumhuriyete kastetmek isteyen utanmaz çılgınları korkusuzca, tahrik etmeksizin bekledi. Bu defasında, ordudaki kardeşlerimiz özgürlüklerimizin kutsal sandığına el atmak istemediler. Hepsine şükranlarımızı sunar ve Paris’le Fransa’nın el ele, getireceği bütün sonuçlarıyla alkışlanan bir cumhuriyetin, istilalar ve iç savaşlar devrine artık nihai olarak son verecek olan yegane hükümetin temelini atmasını dileriz.

Sıkı yönetim kaldırılmıştır. Bütün Paris halkı, kendi kesimlerinde Komün seçimlerine çağrılmış bulunuyor.

Paris Belediye Binası, 19 Mart 1871”



...şeklindeki bildiriyle  Ulusal Muhafız Birliği Merkez Komitesi, Paris halkını selamlamıştı ...

(Bu zaman diliminde  yaşanılanlar hakkında  , http://www.solplatform.biz/index.php?topic=2070.msg11747#msg11747

adresindeki yazılarımızda  elden geldiğince geniş bilgi verilmiştir.)

Devam eden süreçte ülke , Almanya işgali altındadır. Ve  Thiersçi ( Adolphe Thiers ,Fransa'nın ilk cumhurbaşkanı-  Adı da pek manidar! -) ordu birlikleri Paris'i bombalayarak komünleri yerle bir ederlerken ; kadın-erkek yanyana barikatlarda direniyorlardı ...


I. Enternasyonal’in Fransız seksiyonunun Paris’i Savunma ve Yaralılara Yardım için Kadınları Birliği Merkez Komitesi Bildirisi:

“Alkışladığımız toplumsal devrim adına; eşitlik, adalet, ve emeğin hak iddiaları adına,

Paris’in Savunulması ve Yaralılara Yardım İçin Kadınlar Birliği, önceki gün duvar ilanlarıyla yayınlanan ve bir gericiler topluluğun eseri olan iğrenç bildiriyi bütün gücüyle protesto eder.

Adı geçen bildiri, Parisli kadınların ne pahasına olursa olsun barış istediklerini nakletmektedir.

Özgürlükle despotizm, halkla cellatları arasındaki uzlaşma!..

Hayır, Paris’in emekçi kadınları barış değil, kıyasıya bir savaş istemektedir!

Bugün bir uzlaşma, ihanettir!.. Uzlaşmak, mutlak bir toplumsal reformu alkışlayan, yücelten kadın işçilerin özlemlerini inkar etmek; halen var olan bütün toplumsal ve hukuki ilişkilerin yıkılmasını istemek ve bütün ayrımcılıkların, bütün sömürülmelerin, kısaca sermaye egemenliğinin yerine geçmesini kabul etmek; bir tek kelimeyle, emekçinin kendi kendisini özgür kılmasını reddetmek olur!..

Kuşatma sırasında altı ay acı çekmek ve ihanet görmek; altı hafta boyunca, güç birliği etmiş sömürücülerle büyük bir mücadele; hürriyet davası için dökülen oluk oluk kan: İşte bunlar bizim zafer ve intikam unvanlarımızdır!..

Bugünkü mücadelenin sonu, halkın davasının zafere ulaşmasından başka bir şey olamaz…Paris gerileyemeyecektir, çünkü elinde geleceğin bayrağını tutmaktadır. Son saat çaldı: emekçilere yer açın; cellatları yıkılsın gitsin! Eylem ve enerji!..

Özgürlük ağacı, özgürlük düşmanlarının kanıyla sulanarak büyür!..

Her birleşmiş ve azimkar, toplumsal bunalımların her zaman ardı sıra getirdiği acılarla yetişmiş ve aydınlanmış, halkın ve devrimci ilkelerin temsilcisi olduğuna ve sosyal devrimin filizlerini taşıdığına inandıkları Komün’e yürekten bağlı olan Parisli kadınlar büyük tehlike anında kendilerine de -irtica, kapıları zorlayacak olursa; barikatlarda, Paris tabyalarının üstünde- tıpkı erkek kardeşleri gibi, Komünün yani halkın zaferi için kanlarını dökmesini bildiklerini ispat edeceklerdir!

İşte o zaman muzaffer, ortak çıkarları için birleşen  ve anlaşan, kadın ve erkek emekçiler, tam bir dayanışma içinde son bir gayretle bütün sömürü ve sömürücü kalıntılarını yok edecektir.

Yaşasın Toplumsal Devrim!

Yaşasın Çalışma! Yaşasın Komün!

Paris, 6 Mayıs 1871”



Les Séides de la Commune, les pétroleuses et les enfants perdus - de Le Monde Illustré 
« Son Düzenleme: 19 Mart 2019, 22:47:08 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.