Gönderen Konu: DURUM'A YANIT!  (Okunma sayısı 74 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3055
DURUM'A YANIT!
« : 23 Mart 2019, 13:16:07 »
Durum Dergisi "12 Eylül 1980 Darbesi, Partimiz ve Likidasyon" başlıklı paylaşımında TKP tarihinden bahsetmiş.
https://www.facebook.com/notes/durum/12-eyl%C3%BCl-1980-darbesi-partimiz-ve-likidasyon/410191329527546/

12 Eylül öncesi ve sonrası ile ilgili TKP tarihini anlattığınızı sanıyorsunuz ama yaşananlar hiçte anlattğınız gibi gerçekleşmedi bize göre.
12 Eylül Faşist Diktatörlüğü, sağır sultanın bile haberinin olduğu, geleceği çok önceden belliyken, sınıf hareketinin ivmesinin yüksek olduğu, DGM leri ezen MESS'E geri adım attıran bir sınıf örgütlenmesinin başında olan TKP nin bu duruma karşı koymadığını, 13 Eylül Günü sokakların bomboş olması bize gösterdi!

Gerçekten bir Cuntanın gelişini önleyecek gücümü yoktu yoksa gelen darbenin Faşist bir darbe olduğu konusunda kafalarımı karışıktı, ya da büyük abinin DETANT politikası doğrultusunda gelen baskıya boyunmu eğmişti?
Bir Komünist Parti için 2 sene gibi bir zaman sürecinde 12 Eylül Faşist Diktatörlüğüne FAŞİST diyememek, acı bir GERÇEK değilmi?

Belki gücü vardı ama o gücü kullanacak irade ne yazık ki büyük abi tarafından ipotek altına alınmıştı!
O dönemde Faşist Cunta içerisinde  sol kanat aramalarını unutmuş olamazsınız!

Nabi Yağcı döneğini günah keçisi olarak ortaya atarakta geçmiş yanlışlardan sıyrılamazsınız!
Nabi Yağcı yı oralara getiren, her nesnellik kendi öznesini yaratır bağlamında nelerdi?

O tarih doğrusuyla, yanlışıyla hepimizin tarihi.
Önemli olan o tarihle yüzleşirken hamasetten uzak durmak, yaşanmışlıklardan günümüzle ve gelecekle ilgili politik sonuçlar
çıkartmaktır.
Kapitalizm'in sonunun yaklaştığı bir ortamda biz Komünistlerin artık yanlış yapacak lüksleri kalmamıştır.

TKP kimsenin babasının tapulu malı değildir.
TKP bir cemaat örgütlenmeside değildir ki, birileri el verdi diye biz TKP yiz diyelim!

Sınıf Hareketinin bugünkü düzeyi, sınıfla siyaseti arasındaki bağın kopmuş olduğu, sınıfın bir avuç sendika bürokratının insafına terk edildiği bir durumda kimse çıkıpta ben TKP yim demesin!

Bugün kendini Komünist Parti  olarak niteleyen o gelenekten yada farklı gelenekten gelen yapılar var.
Ama ortadaki GERÇEK, yukardaki olumsuzluklara baktığımızda nesnel anlamda bir Komünist Parti nin olmadığıdır.

O nedenle sürekli yineliyoruz Komünistlerin Birliğini!
Yukardaki olumsuz nesnelliğe müdahil olacak, elini taşın altına koyacak olan Komünistlerdir.

Komünistler bir araya gelmeden, Komünist olmanın olmazsa olmaz ilkelerinde birleşmeden, sınıfla siyaset arasındaki kopan bağı yeniden oluşturmadan, işçi sınıfının bir  avuç sendika bürokratının elinden kurtarmadan, kendini Komünist Parti olarak niteleyen pek çok "Komünist" Parti olsa ne yazar!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET