Gönderen Konu: İRADE GASPI VE SÖZDE "DEMOKRASİ" GÜÇLERİ!  (Okunma sayısı 171 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3130
İRADE GASPI VE SÖZDE "DEMOKRASİ" GÜÇLERİ!
« : 12 Nisan 2019, 17:29:39 »
Bir takım aklı eveller AKP gerileyecek, ülkeye demokrasi gelecek diye, Demokrasi Güçlerinin içerisinde niteledikleri Millet İttifakının adaylarına oy verdiler.
Bunun başınıda HDP çekti!

Seçimler sonrası ise YSK,  OHAL döneminde KHK ile işten atılanların, Başkanlık mazbatalarını İPTAL ETTİ!
Bu başkanlıkların hepsi HDP'ye ait.
 
Milli İradeyi dillerinden düşürmeyenlerin, bu İRADE GASPI karşısında, nasıl bir irade amaçladıklarıda ortaya çıktı.
Onların MİLLİ İRADE dediği TEK ADAMIN İRADESİ!

Seçimler yenilenecek, yenilenmeyecek tartışmasının yarattığı toz bulutu arasında HDP nin kazandığı Başkanlıklar, sessiz sedasız bir, bir KHK gerekçesiyle ellerinden alındı!

Ama HDP nin Demokrasi Güçleri içerisinde gördüğü ve özellikle Büyükşehirlerde desteklediği Millet İttifakı, bu İRADE GASPI karşısında en ufak bir tepki bile göstermedi.

Hep söyledik DEMOKRASİ sınıfsal bağlamından kopartılır, HERKESE DEMOKRASİ gibi içi boş bir DEMOKRASİ tanımıyla hareket ederseniz, Demokrasiden bahsederken "KİMİN İÇİN DEMOKRASİ" sorusunu sormazsanız, her kes kendi Demokrasisini ortaya koyar ve HÜSRANA uğrarsınız.

DEMOKRASİ GÜÇLERİ kavramını kullanmadan önce DEMOKRASİNİN ne olduğunu doğru tanımlamalısınız.
Yoksa YETMEZ AMA EVETÇİ LİBERALLER'in bir dönem kabullendiği gibi AKP de sizin için Demokrasi Güçleri arasında yer alabilir.

Hala bazı aklı eveller Yetmez Ama Eveti savunuyor, olayı o dönemki AKP ile bu dönemki AKP arasında ki farklarla açıklamaya çalışıyor.
Sermaye Güçleri ile sorunu olmayan, Sermayeyi ortadan kaldırmak gibi bir derdi olmayan, ara sıra ellerinde çiçeklerle Sermayenin en üst örgütü olan TÜSİAD'I ziyaret edenlerin  düzen siyasetini, siyasetin asıl sahibi iktidardaki sınıf yerine  düzen partileri ile açıklaması ne kadar doğalsa, onların ardındaki asıl gücü görmemeleride o kadar doğal.
Dümen Liberallerin elinde olunca bu SONUÇ kaçınılmaz oluyor!

Soralım şimdi HDP'ye Demokrasi Güçlerinin içerisinde yer verdiğiniz ve desteklediğiniz Millet İttifakı, sizlerin ortaya koyduğu SİYASİ İRADENİN GASPI karşısında, hangi "DEMOKRATİK" TEPKİLERİ ortaya koydu!!!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Salih58

  • İleti: 16
Ynt: İRADE GASPI VE SÖZDE "DEMOKRASİ" GÜÇLERİ!
« Yanıtla #1 : 14 Nisan 2019, 12:01:02 »


Soralım şimdi HDP'ye Demokrasi Güçlerinin içerisinde yer verdiğiniz ve desteklediğiniz Millet İttifakı, sizlerin ortaya koyduğu SİYASİ İRADENİN GASPI karşısında, hangi "DEMOKRATİK" TEPKİLERİ ortaya koydu!!!
veda


Sayın veda,

Bence HDP zaten Millet ittifakının bu şekilde kaypak bir tutum takınacağının başından beri farkındaydı. Bu sebeple maruz kaldığı haksızlıklar noktasında Millet ittifakının bir tepki ortaya koymayacağını, kayıtsız kalacağını biliyordu. Zaten Millet ittifakı içerisindeki ülkücü faşist bileşenler düşünüldüğünde, aksi bir beklenti içerisinde olmak saflık olurdu. HDP'nin çeşitli büyükşehirlerde Millet ittifakını destekleyerek asıl yapmak istediği şey, özellikle kritik önem taşıyan bu büyük şehirlerde seçim sonuçlarına etki edebilecek, AKP'ye seçim kaybettirebilecek güçte olduğunu göstermekti. 2018 seçimlerinde HDP'nin İstanbul'da aldığı oy oranı yüzde 12 idi. Son belediye seçimlerinde iki ittifak arasındaki farkın sadece yüzde 0.40 olduğu, dolayısıyla her oyun önem taşıdığı düşünülürse, HDP'nin bu yüzde 12'lik oy desteğinin yaptığı etkinin boyutlarıda daha iyi anlaşılabilir. Bu açıdan HDP, doğu illerinde istediği sonuçları alamasada, büyükşehirlerde gözardı edilemeyecek bir aktör olduğunu ortaya koydu. Bu da kendisini ötekileştiren ve düşmanlaştıran kesimlere karşı elini güçlendirdi.

Bence bu konuda asıl içerisine düşülen yanlış, HDP'ye yönelik hatalı beklentilerden kaynaklanıyor. Son yerel seçimlerde Sosyalistlerin Millet ittifakını desteklememeleri, düzen partilerinin kuyruğuna takılmamaları doğru ve ilkeli bir tutum olabilir. Çünkü; Sosyalistler meselelere sınıfsal ve devrimci bir perspektifden bakarlar. Fakat HDP bir sınıf partisi veya devrimci bir parti değildir. Kürtlerin çıkarlarını, Türkiye'de ki demokratik kazanımların genişletilmesinde gören bir partidir. İçerisinde kimi sol bileşenlerin bulunması bu gerçeği değiştirmiyor. Dolayısıyla ondan bir sınıf partisinin gösterebileceği tutumu göstermesini beklemek pekte anlamlı değil. Ayrıca Cumhur ittifakının son 3-4 yıldır HDP'ye yönelik ötekileştirici politikaları sebebiyle, HDP'liler, iki ittifak arasında ''yoktur birbirlerinden farkı'' gibi bir kayıtsızlık içerisinde ister istemez kalamıyor, içgüdüsel olarak muhalefeti destekleme eğilimi gösteriyorlar.  Bu sebeple Millet ittifakının HDP söz konusu olduğunda takındığı duyarsız tutum, HDP'nin son yerel seçimlerdeki tutumu aleyhinde bir anlam ifade etmiyor. Zira zaten HDP'liler, Millet ittifakından bu şekilde bir beklenti içerisinde bulunmuyor.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3130
Ynt: İRADE GASPI VE SÖZDE "DEMOKRASİ" GÜÇLERİ!
« Yanıtla #2 : 14 Nisan 2019, 13:03:34 »
Sn Salih58;
" Bu açıdan HDP, doğu illerinde istediği sonuçları alamasada, büyükşehirlerde gözardı edilemeyecek bir aktör olduğunu ortaya koydu. Bu da kendisini ötekileştiren ve düşmanlaştıran kesimlere karşı elini güçlendirdi."

Tabi sormak gerek HDP elini güçlendirdi derken bunun ne tür sonuçları olacak?
Bundan böyle HDP'yi ötekileştiren,düşmanlaştıranların HDP ye bakışları mı değişecek!

Son Genel Seçimlerde de ondan öncesi de HDP ülke çapında gözardı edilmeyecek bir aktör olduğunu aldığı oylarla ve kazandığı milletvekillikleriyle gösterdi!
Onu ötekileştirenler, onu düşmanlaştıranların HDP ye bakış açıları mı değişti!

"HDP ye karşı hatalı beklentiler" baştan beri söylenen bu!
HDP bir sınıf partisi, Sosyalist bir Parti değildir!

Bizde aksini savunmuyoruz, bize göre HDP dümeninde Liberallerin yer aldığı, içerisinde kendisine "sosyalistim", "komünistim" diyen yapıların da bulunduğu, ana eksen siyaset olarak siyasetini, kürt hareketinin siyaseti doğrultusunda belirlediği bir siyasal oluşum.

Zaten bizim HDP ye yönelttiklerimiz daha çok  HDP içerisinde kendini sosyalist yada komünist olarak niteleyen yapılara yönelik.
Bizim karşı çıktığımız, ideolojik bağımsızlıklarından taviz vererek, ulusal hareketin çıkarlarını, sınıf hareketinin çıkarlarının önüne koyan KUYRUKÇU yapılar.

Örnek verelim; Birileri çıkmış, biz seçimlerde kayyum atanan yerlerde HDP ye oy vereceğiz, büyük şehirlerde ve HDP nin aday göstermediği yerlerde ise HDP nin işaret ettiği adaylara oy vereceğiz diyor.

Bunu diyen de, TKP benim diyen, 1920 TKP sinin devamı olduğunu söyleyen parti!
Bize göre bunun adı KUYRUKÇULUKTUR!
BİZE GÖRE BU, BAĞIMSIZ SINIF POLİTİKASINDAN TAVİZ VEREREK, İDEOLOJİK BAĞIMSIZLIĞI YİTİRMEKTİR.

Bakın seçimler sona erdi, ancak sizin dediğinizin aksine HDP nin elinin güçlenmesi bir yana ortaya koyduğu siyasal irade de GASP edildi!
Ve HDP ye bakışta bir değişiklik olmadı.
Demokrasi Güçleri olarak içerisinde yer verdiği Millet İttifakından bu konuda tek bir SES çıkmadı!

Doğuda ve Güneydoğuda bir sürü faili meçhulün ardındaki kişinin başında olduğu bir partiyi desteklediğinde, bunun vebalinden kaçabilecekmi?
O partiye desteklerken, faili meçhule kurban giden kürt yurtseverlerinin mezarda kemikleri sızlamayacak mı?

Ya o Deniz Gezmişlerin geleneğinden gelen HDP içerisindeki sol yapılar, Mansur Yavaş'ın Denizler için Terörist dediğini bile bile, Ankarada bu adama oy verirken Denizler'in kemiklerini sızlatmadınızmı?

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET