Gönderen Konu: GEÇMİŞTEN BU YANA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK  (Okunma sayısı 70 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3124
GEÇMİŞTEN BU YANA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK
« : 12 Nisan 2019, 22:55:11 »
Aşağıdaki yazılar 2011 ve 2012 de ,2010 Anayasa Referandumundan sonra yazılmış yazılardır.
Hani şu Liberal Soytarıların YETMEZ AMA EVET yada EVET dedikleri Anayasa Referandumu!
AKP nin millete yutturmaya çalıştığı "İLERİ" DEMOKRASİ ile ilgili yazılar.
Şu liberallerin öve öve bir yere sığdıramadıkları "İLERİ" DEMOKRASİ!
veda


"İleri" Demokrasi!
« : 31 Ağustos 2011, 19:47:09 »

Son günlerin en popüler kavramı "İLERİ" DEMOKRASİ olsa gerek!
Aslında bizim için "İLERİ" DEMOKRASİNİN ne anlama geldiği belli!

"İleri" Demokrasi biz Marksistler için,sermayenin yeni birikim ve gelişim evresine uygun gereksinme duyduğu yeni bir egemenlik biçimi.
Bu çerçevede yeniden yapılandırılmak istenen ULUS DEVLETİN,işleyiş ilkesidir.

Demokrasinin bu "ilerisinin", işçiler ve emekçiler için ifade ettiği somut gerçekse, daha fazla baskı, daha fazla zulüm, daha fazla yoksulluktur.
Ülke somutuna geldiğimizde ortadaki tablo, dayak yiyen,biber gazına maruz bırakılan,işçiler ve öğrencilerdir.

Hemen her gün öğrenciler,emekçiler hak arayışları sonucu dayak yiyor,joplanıyor, öğrncilerin okullarıyla ilişkileri kesiliyor.
İşte İLERİ DEMOKRASİ bu!

Başbakan'ın davetlerinde,onun elini sıkabilmek için yoğun bir itiş kakış mücadelesi veren aydıncıklarımızın, Anayasa Referandumun da YETMEZ AMA EVET diyerek,çürümüş bir sınıfın, çürümüş demokrasisinden medet umanların beklediği bir DEMOKRASİ bu!
Askeri Vesayeti kaldırıyorum perdesinin ardına sığınılarak tırmandırılan bir FAŞİZM, BİR POLİS DEVLETİ var olan!

Yargı,TSK,Polis,Ünüversiteler tek tek yeniden yapılandırıldı!
Ve bunun adına da İLERİ DEMOKRASİ dendi!

Tabi yerseniz!
Yok yemem diyorsanız önümüzdeki yıl için şimdiden hazırlık yapın biber gazlarına, polis jopuna!

xxxxxxxxxxxxxxxxxx
 
Gündeme İlişkin Değerlendirme!
« : 08 Ocak 2012, 15:10:32 »

Kapitalizm'in küresel krizinin bizdeki yansımaları sonucu, gerek döviz kurlarındaki artışın önlenemez olması gerekse yıllık enflasyonun çift haneli rakkama ulaşması, ülkenin büyük bir krizin içersinde olduğunun kanıtıdır.

Her zamanki gibi bu krizin faturası yine işçi ve emekçilere çıkacaktır.
Her zamanki gibi, yine işçi ve emekçilerin geçmiş kazanımları birer birer gasp edilecektir.

Ekonomik ve Siyasal alandaki bu gelişimlerin yığınlara yansımasını engellemenin yolu, bu gelişimlerin üzerini suni yaratılan gündemlerle örtmektir.

Bunun için de, 12 Eylül Cuntacılarının yargı önüne çıkarılması ve eski Genelkurmay başkanının tutuklanması gibi suni  gündemler yaratılmaktadır.
Amaç,Askeri Vesayet karşıtlığı arkasına gizlenerek, İLERİ DEMOKRASİ adını verdikleri, aslında FAŞİZMİ hedefleyen SİVİL VESAYETİ ülkede uygulamaktadır.

"İleri" Demokrasi,bu ülkenin işçisi ve emekçisi için, aydını için, öğrencisi için,ötekilenen,asimile edilmek istenen halkları için,kısaca ülke çoğunluğu için,daha fazla sömürü,daha fazla polis jopu,daha fazla biber gazı,daha fazla tutsaklıktır.

12 Eylül Faşist Cuntacılarını yargı önüne çıkarmak,Eski Genelkurmay Başkanlarını tutuklamak,aslında tüm bu aykırılıkları kişilerin veya kurumların üzerine yıkarak, iktidardaki sınıfı,sistemin tümünü aklamaktır.

İşte bizim LİBERAL SOYTARILARIN,anlayıp da,anlamamazlığa vurdukları nokta da budur.
Lenin, Liberal Soytarılarla Marksistler arasındaki ayrımı çok net ortaya koyar.

Bu netlik Demokrasiye bakışta somutlanır.
Bir Liberal için Demokrasinin  bütününden, genelinden bahsetmek olasıdır, ancak bir Marksist için önemli olan KİMİN İÇİN DEMOKRASİ SORUSUNUN SORULMASIDIR.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET