Gönderen Konu: YA SOSYALİZM YA BARBARLIK SEÇENEĞİNİN ÖN GÜNÜNDE ZOR YILLAR!!  (Okunma sayısı 42 defa)

veda ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3055
Bugün birilerince ülke siyasetinde öyle bir hava yaratılmak isteniyor ki, sanki AKP kendinden menkul, bağımsız bir çizgi izleyerek ülkeyi bu duruma getirmiş.

Oysa bugün içersinde bulunulan ekonomik ve siyasal olumsuzlukların nedeni, tüm dünyada sermayenin artık kendini ekonomik ve siyasal olarak üretememesinden bağımsız değildir.

Yönetenler tüm dünyada eskisi gibi yönetemedikleri için daha baskıcı, daha totaliter egemenlik biçimlerine başvurmaktadırlar.
Bu durumun yığınlar üzerinde yarattığı öfke ve hoşnutsuzluk ne yazık ki bu nesnelliğe müdahil olacak güçte Devrimci bir Öznenin olmaması nedeniyle zaman zaman küçük kıvılcımlar olarak çaksada, hiç bir zaman yüreklerdeki bir başka dünya özlemini tutuşturacak, ezilenleri, mülksüzleri harekete geçirecek bir ateşe yol açmamaktadır.

Tabi bunda sistem solu partilerin yığınlardaki bu öfke ve hoşnutsuzluğu sistem sınırları içerisinde eritme politikalarının da etkisi büyüktür.
Bizde CHP, Yunanistanda SYRIZA, İspanya da PODEMOS buna örnektir.

Gelinen bu aşamaya baktığımızda, artık tarihsel sınırlarına gelmiş dayanmış, çürümüş, sona yaklaşmış bir sistemin eskinin o "refah" dönemine dönebilmesi olası değildir.

Üstelik o "refah" döneminin bir nedeni de karşılarında her tür olumsuzluğuna karşın Dünya Sosyalist Sisteminin ortaya koyduğu, ekonomik ve soyal gelişmelerin yığınlar üzerinde yarattığı olumlu etkinin sistem üzerindeki zorunlu dayatması sonucu, istemeden de olsa ekonomik ve sosyal haklar konusunda adım atmak zorunda kalmalarıdır.

Artık bu soygun ve talan düzeni için DENİZ bitmiştir.
Bundan böyle bırakalım bir şeyler vermeyi,  yığınların verdikleri mücadeleler sonucu kazandıkları ekonomik ve sosyal hakları bile onların ellerinden alabilmek için her yolu denemektedirler.


Marks'ın Komünist Manifestoda ki saptamasının ne denli doğru olduğu bugün görülmektedir;
Gerçekten de "Kölesi Tarafından Beslenmesi Gerekirken, Kölesini Bile Besliyemez Duruma Gelmiştir Sistemin Efendileri"

Bundan sonrası YA SOSYALİZM YA BARBARLIKTIR!
SOSYALİZM diyebilmek, tüm dünyada ezilen, sömürülen, mülksüzlerin, yaşanan bu nesnelliğe örgütlü müdahalesi ile ancak olasıdır.

2019 yılı işçiler, emekçiler için çok zor bir yıl olacaktır.
Gittikçe sona yaklaşan sistem, daha saldırgan, daha da baskıcı olacak, etki tepki diyalektiği sonucu yığınların bu baskı ve zor politikalarına karşı duydukları öfke ve hoşnutsuzluk, içerisinde bulundukları ağır ekonomik koşullar nedeniyle daha da artacaktır.

Komünistlere düşen, işçi ve emekçileri örgütleyerek bu zor yıllara hazırlamak, onların bu öfke ve hoşnutsuzluklarını düzen sınırı içerisinde tutmak isteyen sistem soluna karşı onları uyarmak ve gerçek kurtuluşun kendi ellerinde olduğunu göstererek onları işçi sınıfının önderliğinde siyasi erk mücadelesine yöneltmek olmalıdır.

Yine tekrarlıyalım, sorun tek başına AKP değildir, AKP bugünün kaotik dünyasında, Sermayenin bu evreye uygun tercihidir sadece, tıpkı ABD de tercih edilen  Trumph gibi!

Sistem ayakta kaldığı sürece, her evreye uygun siyasi partiler, siyasi figürler çıkar ortaya.
Bu nedenle hep söylediğimiz, sistem içersinde siyaset yaparak gidebileceğimiz son nokta, olsa olsa  SİSTEM SOLCULUĞUDUR.
O nedenle diyoruz, Siyaseti Burjuvazinin belirlediği, izin verdiği alanın dışına çıkartmadan, sistemden kopmadan ancak SİSTEM SOLCUSU olunur.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET