Gönderen Konu: Hangi Demokrasi Anlayışı Temelinde, Kimlerle Güç Birliği?  (Okunma sayısı 83 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3096
"Geçtiğimiz yerel seçimlere bu bilinç üzerinden hazırlanırken yerellik ve demokrasi tartışmalarını iki sistem içi blok (Cumhur-Millet) üzerinden daraltmak yanlışlığına karşı, diktatörlük ve demokrasi mücadelesi ekseninde ele alıp genişletmek seçim sonrası mücadele perspektifini de sunuyordu aslında. Burjuva demokrasilerinde çokça dile getirilen düşünce, ifade özgürlüğü ve değişik düşünüşlerin örgütlenme alanlarının genişlediği savı bırakın pratik karşılığı, söylemde bile kovuşturma, hapsedilme korkusuyla unutturulurken, ülkemiz toplum durumu demokrasi zemini üzerinde en geniş kesimin ortaklaşmasını zorunlu kıldı. Yapısı gereği kapitalist devlet erkini
kullanma biçimindeki avantajla çeşitli burjuva guruplarının farklılaşması, tarihsel gelişiminde değişik anlayışlar ortaya çıkarabiliyor… Değişik ülkelerde sınıf ilişkilerinde farklar oluşabiliyor… Değişik burjuva kümeleşmeleri arasında guruplaşmalar olabiliyor... Ek olarak ideolojik kültürel gelenekler farklı düşünüş biçimlerine zemin hazırlayabiliyor. Burjuva kesimi  içinde oluşan bu kümelenmeler farklı siyasal tercihlerin, farklı burjuva partilerinin oluşmasının da nesnel nedeni…"

Yukarıda ki yazı, "Ülke Gerçekliği İçinde Toplumsal Dinamikleri Kavramak..." başlıklı yazıdan bir bir paragraf.
http://tkp-online.org/?q=content%2F%C3%BClke-ger%C3%A7ekli%C4%9Fi-i%C3%A7inde-toplumsal-dinamikleri-kavramak&fbclid=
IwAR3RFJ0q9LBBLGQjLFS6mBiL-__H_pMxOtAtgejtEJVdTg1ykdTB91GQJMg

İlk bakışta doğru gibi görünse de, bize göre eleştirilmesi gereken bir yazı!
Bir kere Demokrasi ve Diktatörlük biribirinden bağımsız kavramlar değil.
Yukarıdaki alıntıda Diktatörlük ve Demokrasi biribirine karşıtmış gibi gösterilmiş!

Demokrasi nedir, Diktatörlük nedir?
Diktatörlük bir Sınıf Egemenliği ise, Demokraside bu Sınıf Egemenliğinin işleyiş biçimlerinden biridir.

Her Demokrasi özünde Diktatörlüktür.
Kimin Diktatörlüğü olduğu, Kimin İçin Demokrasi istendiğine ve dolayısıyla İktidarı elinde tutan SINIFA bağlıdır.
Burjuva Demokrasisi de, Faşizm de, öz olarak BURJUVA DİKTATÖRLÜĞÜDÜR.

Sermayenin geldiği bu evrede, sadece bizde değil tüm dünya da, hep söylediğimiz Kapitalizm'in tarihsel sınırlarına gelip dayandığı, sonuna yaklaştığı bu dönemde artık Egemenlik biçimleri arasındaki sınırlar, ya da farklar iyicene belirsiz hale gelmiştir.

Bir şeye karar vermek durumundayız!
Bugün artık esamesi bile okunmayan Burjuva Demokrasisinin o şatafatlı günlerine dönmek için mi mücadele edeceğiz, yoksa Proleter Demokrasi için mi mücadele edeceğiz?

Burjuva Demokrasisine geri dönüşte yol arkadaşlarımız içerisinde, Egemenlik Biçimlerini belirleyen Farklı  Burjuva Guruplar içerisinde, Burjuva Demokrasisini savunan Burjuva Guruplarda yer alacak mı?

Örneğin son seçimde Demokrasi Yanlısı Güçler içerisinde yer verilen ve desteklenen CHP-İYİP ittifakıda yer alıyormu?
Kendisini solun her kesimine kapatan, siyasetini SAĞ bir temele oturtan ve FAŞİST İYİP ile MİLLET İTTİFAKI adı altında bir araya gelen CHP nin "Demokrasi" anlayışı ile DEMOKRASİ temelinde bir güç birliği olası mı?

O şatafatlı Burjuva Demokrasisi dönemi, unutulmamalı ki Sermayenin "Refah" döneminin bir ürünüdür.
Sistemin sonuna geldiği, içerisinden çıkılmaz bir kriz altında debelendiği ve buna bağlı olarak ekonomik ve siyasal olarak kendini üretemediği bu koşullarda, artık o "Refah" dönemine ve dolayısıylada Burjuva Demokrasisine geri dönüş yoktur.

Kısaca önce Burjuva Demokrasisine geri dönelim ya da onun sınırlarını genişletelim, sonrası bu yol üzerinden Proleter Demokrasi mücadelesi veririz mantığı, bize göre doğru bir mantık değildir.

Çünkü sona gelmiş, gittikçe saldırganlaşmış, emekçilerin bugüne değin sosyal ve ekonomik olarak elde ettiği kazanımları onların elinden almak için her türlü, zoru ve baskıyı uygulamaktan çekinmeyen bir sistemin toplumsal kesimlere vereceği bir şey kalmamıştır.
Deniz bitmiştir artık Sermaye için!

Bu saptamalara karşı getirilecek tek eleştiri, bana göre İşçi Sınıfının Bilinç Ve Örgütlenme Düzeyinin Proleter Demokrasi mücadelesi için, bugün adına yeterli olmadığı görüşüdür.

Onunda, bugün yetersizliğinin vebali ve gelecekte yeterliliğe ulaştırma sorumluluğu kendini Komünist olarak tanımlayan Komünist Partilerindir!
veda


Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET