Gönderen Konu: GERÇEK ÖZGÜRLÜK!  (Okunma sayısı 303 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
GERÇEK ÖZGÜRLÜK!
« : 11 Mayıs 2019, 12:36:32 »
Seçimlere 1.5 aydan az bir zaman  kala, alınacak tavır konusunda farklı düşüncelerin yoğun baskısı altında bunaldığımız bu günlerde, hem biraz rahatlamak hemde o baskıdan bir nebzede olsa uzaklaşmak için çok farklı, günümüz gündeminden uzak bir yazı paylaşalım dedik.

GERÇEK ÖZGÜRLÜK!
Komünist Toplum, sadece elde edilen ürünlerin "herkesin ihtiyacı kadar" ilkesine göre paylaşıldığı, Sınıfsız, Devletsiz bir toplumsal formasyon değildir.
Komünist Toplum, aynı zamanda çalışmanın zorunlu olmaktan çıktığı, emeğin yaşamın birincil gereksinmesi haline geldiği, insanın kendi yeteneklerinin farkına varacak kadar geniş bir zamana(Serbest Zaman) ve özgürlüğe sahip olduğu ve herkesin gereksinmeleri kadar aldığı SINIFSIZ ve DEVLETSİZ bir Toplumsal Formasyondur.

Serbest zaman “bireyin.. zihinsel ve toplumsal olarak özgür gelişmesi için zamandır” Marx, Kapital, 1967, Cilt-1, s. 530).

Öyle ki “serbest zaman, kullanılabilir zaman, kendisi zenginliktir, – çalışmadan farklı olarak; gerçekleştirilmesi gereken dışsal bir amacın baskısı olmadan ve doğal bir zorunluluk veya toplumsal ödev olarak görülmeden- kısmen ürünlerin keyfini çıkarma, kısmen serbest etkinlik olarak serbest zaman” (Marx, Artı-Değer Teorileri, 1971, s. 257).

Komünist Toplum zorunlulukların ötesine geçildiği, faaliyetin dışarıdan dayatılmadığı, bizzat bireyin kendisinin kendi faaliyet alanını belirlediği,  GERÇEK ÖZGÜRLÜĞÜN var olduğu  bir toplumdur.

Dolayısıyla, Komünizmde
“zenginliğin ölçümü.. artık, hiçbir şekilde, emek zamanı değil, ama kullanılabilir zamandır” (Marx, Grundrisse, 1973, s. 708).)


İşte bu nedenle Komünist Toplumda insanlar bu serbest zaman, kullanılabilir zaman içersinde kendilerine daha fazla zaman ayıracaklar, var olan yetilerinin farkına varmaları, kendi faaliyet alanlarını düzenlediklerinden çok daha kolay olacak ve insanın ÖZGÜRLÜK sürecindeki yükselişi çok yüksek bir hız kazanacaktır.

Aslında en temel üretici güç İnsan olduğuna göre, üretici güçlerin zenginliği, insanın özgürleşmesi bağlamında ele alınmalıdır.
Asıl zenginlik budur.
Hep söylediğimiz Komünist Toplum Yoksulluğun değil her açıdan Zenginliğin var olduğu ve paylaşıldığı bir toplumdur.
Bunlar için de üretici güçlerin, tüm bu saydıklarımızı karşılayacak düzeyde gelişmiş olması gerekir.

Komünist Toplum, herşeyden önce yerelde kurulacak, yerel alanda sınırlanacak bir toplumsal formasyon değildir.
Komünist Toplum biribirinden yalıtık, komünlerden oluşan bir SİSTEM değildir.
Komünist Toplum, karşıtı Kapitalist Toplum gibi bir Dünya Sistemidir.

Sınırların ve sınıfların olmadığı bu toplumda üretim, sınırların kalktığı bu evrensellikte planlanır.
Bugün iletişimdeki teknolojik gelişim, üretimin tüm dünyada planlanabilirliğinin alt yapısını hazırlamıştır.
Bu nedenle Komünist Topluma varmak ancak Evrensel Planda olasıdır.

Marks bunu Alman İdeolojisinde çok açık biçimde ifade eder:

“…üretici güçlerin bu gelişmesi (daha şimdiden insanların güncel ampirik yaşantısının, yerel yaşam planı üzerinde değil de dünya tarihi planı üzerinde cereyan etmesini içeren gelişmesi) katiyen vazgeçilemez, önce yerine gelmesi gereken bir pratik koşuldur, çünkü, bu koşul olmadan, kıtlık, genel bir durum alır, ve gereksinmeyle birlikte zorunlu olan için savaşım yeniden başlar ve gene kaçınılmaz olarak aynı eski çirkefin içine düşülür. Bu koşul gene aynı şekilde, insan cinsinin evrensel ilişkileri, ensonu, üretici güçlerin bu evrensel gelişmesi ile kurulabileceği için ve bir yandan bütün ülkelerde, aynı zaman içinde, “mülkiyetten yoksun” yığın olayını doğurduğu için (evrensel rekabet), sonra bu ülkelerden her birini öteki ülkelerdeki altüst oluşlara bağımlı kıldığı için ve ensonu ampirik olarak
evrensel olan, dünya tarihini yaşayan insanları yerel planda yaşayan bireylerin yerine koymuş olduğu için de sine qua non bir pratik koşuldur. Bu koşul olmadığı takdirde: 1-komünizm ancak yerel bir görüngü (phénoméne) olarak varolabilir; 2-bizzat insan ilişkilerinin güçleri, evrensel, bu yüzden de katlanılmaz olan güçler olarak gelişemezler, yerel batıl inançlardan doğan “koşullar” olarak kalırlar: ve 3-değişimlerin her yayılması, yerel komünizmi ortadan kaldırır. Komünizm, ampirik olarak, ancak egemen halkların “ani” ve aynı zamanda meydana gelen hareketi olarak olanaklıdır, bu da gene üretici gücün evrensel gelişmesini ve komünizme sıkı sıkıya
bağlı dünya çapında değişimleri varsayar.” ( K.Marx-F. Engels, Alman İdeolojisi)



Not ; Marks Alıntıları Devrimci Proletarya Sitesinden Alınmıştır.
« Son Düzenleme: 11 Mayıs 2019, 16:10:42 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET