Gönderen Konu: SEÇİMLERDE OLMASI GEREKEN TAVIR!  (Okunma sayısı 800 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3096
SEÇİMLERDE OLMASI GEREKEN TAVIR!
« : 17 Mayıs 2019, 16:40:18 »
YSK nın aldığı TALİMATLA İstanbul Seçimlerinin yenilenmesine karar vermesi, ülkede Hukukun( Burjuva Hukuku olsa dahi) olmadığının açık göstergesidir.
Yığınlar kendi pratik yaşamlarındaki deneyimleriyle olan biteni anlamaya çalışırlar.

Bu bağlamda yığınların kendi pratik yaşamlarında oluşan bilinç kıvılcımlarından yola çıkarak onları yönlendirecek, onların öfke ve hoşnutsuzluğunun nedeni olan bu soygun ve talan düzenine karşı mücadeleye yöneltecek Siyasal Özneye gerek vardır.

Siyasal Öznenin, en temel görevlerinden biri de ortaya çıkan haksız ve "hukuksuz" uygulamaların asıl kaynağının bu vurgun ve talan düzeni olduğunu yığınlara anlatarak, düzen siyasetinin tüm pisliklerini ortaya dökerek, onları bu yönde politize etmektir.
Siyasal Özne'nin görevi düzen siyasetine, düzen siyasetinin pisliklerine teşne olmak değil, tüm bunları teşhir etmektir.

Ne yazık ki kendini, içerisinde bulunduğu çaresizlik ve acziyet nedeniyle Siyasal Özne olarak bile göremeyen, kendi iradesini başka düzen partilerinin iradesine bağlı kılan, kendi bağımsız sınıf siyasetinden çoktan  vazgeçmiş, KUYRUKÇU yapılar vardır.

Bunların hemen hepsi seçimlerde bugün alınacak tavrın doğrusunun seçimleri BOYKOT etmek olduğunu dile getirselerde BOYKOTUN, özellikle CHP bu tavıra sıcak bakmadığı için etkisiz kalacağını bu nedenle Millet İttifakının adayı olan İmamoğlunun utangaçca da olsa desteklenmesini üstü kapalı bir şekilde dile getiriyorlar.
Böyle yaparakta, ortalığa saçılan bu pisliklerin yer aldığı düzen siyaseti içerisinde konu mankeni olmayı içlerine sindiriyorlar.

Öne sürdükleri tek gerekçe BOYKOTUN, yığınlar içerisinde karşılık bulmayacağı bu nedenle de ETKİSİZ kalacağı.
Bu gerekçenin ardına sığınırken, bugüne değin hiç bir şey yapmadıklarınıda, siyaseten başarısız olduklarınıda, istemeden de olsa itiraf etmiş oluyorlar.

BOYKOTUN sol kesimde bu eylemi örgütleyecek, yığınları bu eyleme taşıyacak bir önderlikten yoksun olması nedeniyle ETKİSİZ olacağı nesnel  bir gerçekliktir.

Aktif bir BOYKOTUN bugünkü verili koşullarda maddi temelleri, NESNEL anlamda olsa bile ÖZNEL anlamda, bu nesnelliğe müdahil olacak ÖZNE anlamında yoktur.

O zaman ne yapılmalı sorusunun yanıtı tabiki Seçimler bizi ilgilendirmiyor, biz kendi işimize bakalım diyerek, elimizi kolumuzu bağlayalım bekleyelim olmamalıdır.
Komünistlerin yapması gereken, düzen siyasetinin, burjuvazinin sınırlarını çizdiği ve belirlediği siyaset alanınından çıkacak sonuçların, işçi ve emekçi kitleler için bir çözüm olmayacağını, bu sonuçların asıl belirleyicisinin siyasal iktidarı elinde tutan sınıf olduğunu, sonuç için, seçimler sırasında gördüğümüz gibi her tür haksız ve hukuksuz uygulamaların normal sayıldığını, ta ki düzenin sahipleri kazanana kadar bunların tekrarlanacağını yığınlara göstermek olmalıdır, bıkmadan, usanmadan, umudu hiç yitirmeden.

İşin kolayıdır, nicel anlamda, kitlesel anlamda kendilerinden çok daha güçlü düzen partilerinin kuyruğuna takılmak, iradelerini onlara bağımlı kılmak.
Zor olan, iğneyle kuyu kazar gibi  yılmadan, sabırla yığınları peşlerinden koşturmanın alt yapısını örmek, bu örgütlülüğü sağlamaktır.

Toplumsal Antagonizma ile Sınıfsal Antagonizmayı bir araya getiren örgütlülüğü sağlamak, hep söylediğimiz Sınıfla, Siyaset arasındaki olması gereken bağı oluşturmak, işte bu ZOR olanı başarmaktır!   
« Son Düzenleme: 17 Mayıs 2019, 23:56:10 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET