Gönderen Konu: YOLUNU SAPITANLARA, KAPİTALİZME GÖNÜLLÜ UŞAKLIK YAPANLARA BİR ÖRNEK!  (Okunma sayısı 802 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3175
"Çünkü küresel kapitalizmin devlete ve savaşa ihtiyacı yoktur. Tam tersine onlar için devlet, kapitalizmin gelişmesinin önünde bir frendir. Eğer kavgayı petrol ve silah fabrikatörleri kazanırsa, dünyada gerginlik ve çatışma daha da yayılacak. Çünkü büyük silah fabrikatörleri bu silahları nereye satacak? Eğer silah üretiyorsanızonu satacaksınız. Silahın pazarı da savaş alanıdır. Yeni savaş alanları açılacak ki o silahlar satılsın. "

Marksizm'in ABC sini bilen herkes tersine, Savaşa ve Devlete Kapitalizm'in her zaman ihyiyaç duyacağını, varlık nedenini bunlara bağladığını bilir.
Kapitalizm'in Devlete ihtiyacı vardır; Çünkü sınıf egemenliğinin,işçi ve emekçi halk üzerinde ki soygun ve sömürüsünü devam ettirebilmenin ve Sınıf iktidarını korumasının başka bir yolu yoktur.
Savaşa ihtiyacı vardır; Çünkü Savaş demek Kapitalizm demektir, ancak savaşlarla kendi varlığını idame ettirir, kendi çelişkilerini ve çatışmalarını, savaş yoluyla çözmeye kalkar.

"Nasıl bir dünyaya doğru gittiğimizi düşünüyorsunuz?
Dünyanın nasıl şekilleneceği konusunda Amerika’da başkanlık seçimi çok önemli.
Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasındaki mücadele Silikon Vadisi’yle Teksas’ın savaşı aslında.
Yani bilişim endüstrisiyle, silah ve petrolcülerin savaşı bu aslında. Eğer mücadeleyi Obama, yani bilişim sanayii kazanırsa, dünyanın önü açılacak.
Dünyada değişim Demokrasi yönünde olacak."


Tekeller arası rekabet sistemin doğasında  her zaman vardır.
Ancak bu rekabet Dünyaya,  Demokrasi değil Savaş getirir.
Üstelik bu tekellerin işçi sınıfı ve emekçi halka getirisi, Demokrasi değil, daha fazla Kan, Gözyaşı ve Zulümdür.
Bunlar işçi sınıfı ve emekçi halka karşı, tıpkı bir domuz topu gibi bir araya gelmekten çekinmezler.

"Ancak bir noktada Marx yanıldı. Proleterya ve burjuvaziden oluşan iki kutuplu dünya oluşacak diye beklenirken orta sınıf büyüdü. Bugün dünyayı değiştirecek olan işte bu orta sınıftır, küçük üreticiler ve girişimcilerdir.”

Zaten söylemin başında Marksizm yanıldı deniyor!
Bu söylem açık biçimde SINIF MÜCADELESİNİ ve bu mücadelenin İLERLETİCİ tarafı olan İşçi Sınıfını inkar anlamına gelmektedir.
Orta Sınıf Efsanesi dedikleri aslında, İşçi Sınıfına yeni toplumsal kesimlerin katılarak onun kapsamının genişlemesidir.
Beyaz Yakalılar, Hizmet Sektöründe çalışanlar, kısaca üretim araçlarına sahip olmayanlar.
Lenin'in en çekindiği kesim küçük üreticilerdir.
Çünkü onlar Kapitalizm'i her an yeniden üretirler.

Yukarıda ki üç alıntı bir zamanların TKP Genel Sekreteri, bugünlerde belli çevrelerce yeniden parlatılarak gündeme getirilmek istenen Nabi Yağcıya ait.
Önce Kapitalizm savaşa karşı diyerek, Dünya da bunca insanın yok olup gitmesine neden olan savaşların Kapitalizm'den bağımsız bir olgu olduğunu söyleyerek Kapitalizm'i aklayıp, paklamak.
Ardından Tekeller arası rekabet karşısında, bunlardan birinin, Dünyaya DEMOKRASİ getireceğini söyleyerek DEMOKRASİYİ sınıfsal özünden kopartmak.
Ve nihayetinde Sınıf Mücadelesinin  asıl tarafı olan İşçi Sınıfını yok sayarak, uydurma bir Orta Sınıf Efsanesinin ardına sığınarak, ELVEDA PROLETARYA demek.

İşte bu zatı muhterem bir zamanların TKP sinin Genel Sekreterliğini yaptı!
Hoş bu durum sadece bizde olmadı.
Dünyanın farklı ülkelerinde ki Komünist Partilerde de benzer durumlara rastlandı.
12 Eylül Faşist Diktatörlüğünün başı Kenan Evren'e ONUR MADALYASI veren Bulgaristan Komünist Partisi Sekreteri Todor Jivkovda bunlardan biriydi!

Tabi insan merak ediyor bu insanlar bu yerlere nasıl geldi!
veda

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET