Gönderen Konu: KALP KRİZİ GEÇİREN KAPİTALİZM!  (Okunma sayısı 116 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3122
KALP KRİZİ GEÇİREN KAPİTALİZM!
« : 04 Haziran 2019, 19:41:51 »
Savaş politikanın farklı araçlarla devamıdır der  Carl Von Clausewitz
Kapitalizmin doğasında rekabet ve bu rekabetin doğurduğu çatışma vardır.
Kara dayalı, kar odaklı  olduğu vede doğası gereği ortak akıldan yoksun olduğu için, karını daha da artırabilmek adına, tüm insana ait değerleri yok sayar, ayaklar altına alır.
 
Bir kere doğasından gelen rekabet onu diğer rakipleri Kapitalistler ile çatışmaya sürükler.
Bu çatışma aynı zamanda onun tüm dünyaya egemen olma dürtüsünüde tetikler ve rakipleri ile dahil oldukları Emperyal sistemde, bu sistem içersinde daha etkin yerlerde yer alabilmek için diğerleri ile Hegemonya savaşına girer.
Bu kavga dünyanın toprak olarak paylaşımı tamamlandığından HEGAMONYA  temelinde bir paylaşım kavgasıdır ve bu kavga Kapitalizm ortadan kalkana kadarda hep sürecektir.

Tekrar başa dönersek sistemin doğasında var olan rekabet ve çatışma, onun diğerlerine karşı daha önde olması istemi sonucu, emeğin üretkenliğini arttırmak gibi zorunlu bir koşulu önüne koyar.

Bunun için de teknolojiyi daha ileri taşımak ve daha kısa zamanda, daha fazla üretim yaparak, gerekli emek zamanını kısaltarak, artık emek zamanını arttırarak, bu zamanda elde edeceği artı değeri yükseltmeyi amaçlar.

Emek Üretkenliğinin artması ve bunun gereği olan makinalaşma Toplam Sermaye içerisindeki Sabit Sermayenin ve dolayısıyla Toplam Sermayenin artmasına yol açar.
Bu artış Kar Oranlarında azalmayıda beraberinde getirir.

Kar Oranları, Artı Değer Oranının, Toplam Sermayeye bölümüne eşittir.
Hem diğer kapitalistlere karşı rekabet edebilmek için birim maliyetleri düşürmek hemde Kar Oranlarındaki düşüşü önlemek ve buna bağlı olarak Toplam Sermayeyi azaltmak  için Değişken Sermayeyi(Sermayenin işgücü satın alımı için kullanılan kısmı) düşürmek zorundadır.
 
İşte bu nedenlerle Kapitalizm'in önünde çözmesi gereken biribirine bağlı, biribirini bütünleyen ancak çözümü olanaksız iki sorun vardır.
Bir tarafta rekabetin gereği Emek Üretkenliğini arttırmak için Makinalaşma ve dolayısıyla Sabit Sermayenin artarak, Toplam Sermayede artışa neden olması, bunun sonucu olarakta Kar Oranlarında azalma, diğer taraftanda Kar Oranlarında ki bu azalmayı önlemek için, Toplam Sermayenin diğer bileşeni olan Değişken Sermayeyi azaltarak, Toplam Sermayede ki artışı engelleme.

İşte bu çelişki EKSİK TÜKETİM olgusunu ortaya çıkarır.
Makinalaşmak, daha az işçiyle mal üretmek bir taraftan İŞSİZLİĞE neden olurken, diğer taraftan  Değişken Sermayenin azaltılması, işçi ücretlerinin düşürülmesi ise üretilen malın piyasada asıl alıcısının çoğunluğunu emekçilerin oluşturduğu piyasada TALEP DARALMASINA yol açar.
Üretim, Tüketim içindir ve Kapitalist Toplumda, Üretim ve Tüketim olmadan Kapitalizm kendini var edemez. 

Burada temel sorun, artı değer üretim sürecinde ortaya çıksada pazarda realize olur.
Sermayeye eklenmesi ancak pazarda realize olmasıyla olasıdır.

Pazarda tüketilmeyen, satılmayan bir malın artı değer anlamında bir değeri yoktur.
Malların pazarda satılabilmesi ve üretilen artı değerin realize olabilmesi için de bu malları tüketecek insanlara gerek vardır.

Bu insanların büyük bir kısımda emekçidir, ancak burjuvazi bırakın kölesi tarafından beslenmeyi onu beslemek zorunda olduğundan ve yeterince de besleyemediğinden pazarda eksik tüketim oluşur.

Kapitalizmin yapısal krizine neden olan etkenlerden birisi budur, bir diğeri ise Kar Oranlarıda ki Düşüş Eğilimidir.

"Kar kapitalist sistemin kalbidir " der Pakistan asıllı Marksist İktisatçı Anwar Shaikh ve devam eder; Kar Kapitalist Sistemin kalp atışıdır, kar oranının düşüş eğilimi doğuştan gelen kalp hastalığı, bunalım ise kalp krizidir"

Kapitalizmin yapısından kaynaklı krizin bu özlü söylemden daha doğru bir açıklaması olabilir mi!

İşte geldiğimiz bu evrede Kapitalizm tedavisi olanaksız KALP KRİZLERİNE maruz kalmaktadır.
Tek eksik olan onun fişini çekerek, onu bir daha geri gelmemek üzeri tarihin derinliklerine gönderecek ÖZNENİN yokluğudur.

Eğer bu ÖZNE ortaya çıkmaz ise Kapitalizm, kendi iç çelişkileri sonucu ortaya çıkan çatışmaların yol açtığı savaşlarla İnsanlığı koyu bir KARANLIĞIN içerisine yuvarlıyacaktır.

Bu sefer ki savaşın insanlık üzerindeki  yıkımı, iki paylaşım savaşının da çok üstünde, çok ağır olacak ve bizim BARBARLIK olarak niteliyeceğimiz bir dönem başlayacaktır.
VEDA
   
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET