Gönderen Konu: BİRİLERİ HADLERİNİ BİLMEK ZORUNDA!  (Okunma sayısı 86 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3122
BİRİLERİ HADLERİNİ BİLMEK ZORUNDA!
« : 05 Haziran 2019, 22:11:11 »
Siyasi Gericilik dönemleri, sol siyasetin de bu gericilikten etkilendiği dönemlerdir.
Sınıf Hareketinin yerlerde sürünmesi, Sınıfla Siyaset arasındaki bağın kopmuş olması her şeyden önce Toplumsal Özne olması gereken işçi sınıfının, düşünen elinden yani Partisinden yoksun olmasının yarattığı boşluk.

Ve tüm bu olumsuz koşullar altında, bu olumsuzluğu giderici düşünceler üretileceğine, klavyenin ardında, sanalın dayanılmaz hafifliğine kapılan kimileri, "entellektüel" heveslerini gidermek adına Dünya Proletaryasının KOMÜNİST ŞAİRİ Nazım Hikmet'i dillerine dolamışlar.
Ne hadlerineyse, işi Nazım'ın Komünistliğine kadar götürmüşler.

Önce herkes haddini bilecek!!!
Nazım'a  Komünistlik payesini mensubu olduğu ve yaşamının sonuna kadarda mensubu olmaktan onur duyduğu PARTİSİ vermiştir.
Nazım aynı zamanda Dünya Proletaryasının Komünist Şairidir.

Komünistler hatasız, yaşamları boyunca hata yapmayan, tüm "günahlardan" arınmış "peygamberler" değildir.
Nazım da hata yapmıştır ve eleştirilir ama eleştirilirken Nazım'ın yaşadığı tarihsel kesiti, o dönemin verili koşullarını ve o koşulların Nazım üzerindeki etkisini görerek ve de en önemlisi o dönemin olumsuzluklarını bugünden görebilmemizin bize sağladığı avantajın farkında olarak HOŞGÖRÜLÜ yaklaşmak durumundayız.

"İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan veri olan ve geçmişten kalan koşullar içinde yaparlar." der Karl Marks "Louis Bonaparte'ın 18 Brumaire'i" adlı eserinde!

O nedenle geçmişe bakarken, geçmişe bugünden bakışın bize sağladığı kolaylıkla, HOŞGÖRÜYÜ elden bırakmamalıyız.
Lenin ve Rosa Luxemburg zaman zaman biribirilerini çok sert eleştirselerde hiç bir zaman biribirilerinin Komünistliklerini SORGULAMAMIŞLARDIR.

Ama birileri çıkmış, sanki Komünistler Yüksek Konseyi gibi bir kurul oluşturmuş gibi, istediklerini Komünistlikten azledebiliyorlar.
Sonra da kalkıp, mağdur edebiyatı yaparak, USLUPTAN bahsediyorlar, oysa aynaya baksalar kendi uslupsuzluklarını görecekler.

Yaşamının çok büyük bir bölümünü zindanda, inandığı KOMÜNİST DEĞERLER uğruna geçirmiş, Dünya Proletaryasına mal olmuş bir Komünist Şaire, sözde eleştri adı altında dil uzatmak, onun KOMÜNİSTLİĞİNİ SORGULAMAK boyunuzu aşar, beyler ve bayanlar!
HADDİNİZİ BİLİN!!!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET