Gönderen Konu: SİYASAL ALANDA GÜÇ OLABİLMEK!  (Okunma sayısı 92 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3122
SİYASAL ALANDA GÜÇ OLABİLMEK!
« : 10 Haziran 2019, 00:55:37 »
Metin Çulhaoğlu "Yeniden 'tarihsel blok' üzerine" başlıklı  yazısının son kısmını şöyle bağlamış;
"Zurnanın zırt dediği yer ise şu sorudadır:   Sosyalistler, bugün yaşanan sürece tam içinden, başkalarını içerden etkileyerek mi müdahil olacaklar yoksa başkalarını bütünüyle kendilerine ait olan bir kulvara davet ederek mi?
https://ilerihaber.org/yazar/yeniden-tarihsel-blok-uzerine-98773.html

Sorunu düzen içi, düzen dışı siyaset olarak netleştirirsek Sosyalistler, yaşanan sürece tam içinden, düzen içi siyaset içerisinden başkalarını etkiliyerek mi müdahil olacaklar, yoksa başkalarını bütünüyle kendilerine ait düzen dışı siyasete davet ederek mi?

İster düzen içi siyaset olsun isterse düzen dışı siyaset, başarılı olabilmenin koşulu her iki kulvarda da GÜÇ olabilmektir.
Bu gücünüz yoksa, mevcut verili koşullarda ne başkalarını etkileyerek müdahil olabilirsiniz, ne de başkalarını, kendinize ait kulvara davet ederek müdahil olabilirsiniz.

Eğer düzen içi siyasette GÜÇ olamazsanız, sergilenen oyunların birer parçası, figüranı olmak , sizden daha güçlü, düzen içi siyasetin girdisini, çıktısını sizden daha iyi bilen düzen partilerinin peşine takılır, onların KUYRUKÇUSU konumuna düşersiniz.
Bugüne değin de hep böyle olmuş, kırılma dönemlerinde Sosyalistler, düzen partilerinin kuyruğuna takılmışlardır.

Kendi kulvarınızda, yani düzen dışı siyaset kulvarında da başarılı olabilmek için yine GÜÇ olmak gerekir.
Burada da GÜÇ olamazsanız, kendiniz söyler, kendiniz dinler, yığınlardan kopar, gittikçede Marjinal konuma düşersiniz.

O zaman ne yapmalı sorusu akla gelir!
Bize göre doğru olan, her iki kulvarda da Sosyalistlerin kendi bağımsız sınıf politikaları doğrultusunda mücadele etmeleri, düzen içi kulvarda, oynanan oyunu ve ortaya serilen pislikleri yığınlara göstererek bu kulvardan kendileri için bir kurtuluş çıkmayacağını, bu kulvarın düzen partileri ve ardlarındaki sermaye gurupları arasında oynanan oyunun bir alanı olduğunu asıl kurtuluşun kendi kulvarları  olan düzen dışılıkta olduğunu göstermektir.

Denecek ki o zaman, yığınlar düzen içi siyaset alanının dışında bir alana yabancı olduğundan, onlarla bağ ancak bu alan aracılığıyla kurulur.
Doğruda, önemli olan Sosyalistler'in görevi bu alanı amaçlaştırmadan, yığınlardaki öfke ve hoşnutsuzluğu düzen dışına, kendi kulvarlarına taşımak olmalıdır.
Yığınlarda oluşan bu enerjiyi düzen içerisinde eritecek düzen partileri zaten vardır.

Sorun geliyor GÜÇ olmaya dayanıyor!
Güç olmak; yığınların peşinden koşmak değil onları peşinden koşturmaktır.
Güç olmak; ilkeli olmak koşuluyla toplumsal muhalefet içerisindeki güçlerle güçbirliği yaparak işçi sınıfını toplumsal özne konumuna getirmektir.

Güç olmak için ise, Sınıfla, Siyaset arasındaki bağı sağlamak, Siyaseti gündelik yaşamın bir fonksiyonu haline getirmek bunlar içinde sınıf hareketini yerden kaldıracak, Sınıfı, Siyasete bağlayacak köprüleri oluşturmak gerekmektedir.

Bence Komünistler'in yapması gereken öncelikle düzen siyasetinin kendilerini kapattığı alanın dışına çıkarak, GÜÇ olabilmek için yapılması gerekenleri bir an evvel hayata geçirmek olmalıdır.
Tüm bu işlerin olmazsa olmazı da İşçi Sınıfının DÜŞÜNEN ELİ PARTİSİ yani Komünist Parti'nin bu işin başında olmasıdır.
veda
   




« Son Düzenleme: 10 Haziran 2019, 11:52:16 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET