Gönderen Konu: SERMAYE GURUPLARI ARASINDAKİ RANT KAVGASINDA TARAF OLMAMAK!  (Okunma sayısı 137 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3155
Sürekli yinelenen ve solun büyük çoğunluğunca da dile getirilen bir kavram  “Saray Rejimi” kavramı.
Genelde hedefe oturtulan ve ona karşı  mücadele edilmesi  istenen de “Saray Rejimi” oluyor.

Oysa bu kavramı dile getirenlerin görmezden geldiği ya da üzerinden atladıkları şey “Rejim” kavramının “Sistem”den  bağımsız olmadığı gerçeğidir.

Hal böyle olunca, Saray Rejimine karşı mücadele diyerek, AKP yi hedef alırsanız, bu rejimden kurtulmayı sistem sınırları içersinde görerek AKP ile eşitlerseniz, sistem içersinde bir başka partinin, örneğin CHP nin hükümet olmasıyla bu Saray Rejiminin yıkılacağını sanırsınız.

Saray Rejimi, bakmayın başında Saray olduğuna, kendini padişah, halife olarak gören ya da böyle bir yapıyı arzulayanların kafalarında şekillenen sınıflardan bağımsız, niyete bağlı bir olgu değildir.
Rejim, Sermayenin bu krizi aşmak, gelişiminin önündeki engelleri ortadan kaldırmak için başvurduğu Devletin, duruma uygun yeniden yapılandırılmasıdır. 

Sermaye kendini yenilemek için geldiği  farklı birikim evrelerinde farklı egemenlik biçimlerine başvurur.
Sermaye kendini ekonomik ve siyasal olarak yeniden üretebilmesi için farklı egemenlik biçimlerine başvururken, siyasi üst yapıda bu değişime uygun olarak Devletide yeniden yapılandırır.
Rejim işte bu yeniden yapılanmanın adıdır.

Bu gün gelinen evrede görünen ise, girdiği yapısal kriz nedeniyle ekonomik ve siyasal olarak kendini yeniden üretmekte tıkanan bir sistemin  ve bu tıkanıklığı gidermek içinde farklı ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik içersindeki farklı ülkelerde Sistemin devamı için, bu duruma uygun aynı öze sahip farklı rejimlere başvurduğudur.

Geçmişin parlementer sisteminin bypass edildiği, yargının, yürütmenin ve yasamanın tek elde toplandığı, ülkenin artık kararnamelerle yönetileceği ve sermayenin önündeki tüm engelleri ortadan kaldırmaya yönelik olarak, çalışanların  her türlü sosyal ve ekonomik haklarının ortadan kaldırıldığı bu rejimin adıdır SARAY REJİMİ!

Kriz içerisinde sonuna gelmiş dayanmış bir sistemin son çırpınışlarıdır bu durum.
SARAY REJİMİNİN, Egemenlerin sınırlarını belirlediği ve izin verdiği siyaset alanında, sistem içerisinde ortadan kaldırılması olası değildir.

İktidardaki SINIF değişmedikçe, hükümetler değişse bile, sistem partilerinin biri gitse,diğeri gelse bile SARAY REJİMİ olarakta adlandırdığımız kimilerince 3 cü Cumhuriyet olarakta isimlendirilen bu yapı DEĞİŞMEYECEKTİR.

Asli görevi ağır ekonomik kriz içersinde, bu baskı ve zor uygulamalarına karşı yığınlarda ortaya çıkacak hoşnutsuzluk ve öfkeyi sistem sınırları içersinde tutarak bu hoşnutsuzluk ve öfkenin sisteme yönelmesini engelliyerek sistemin EMNİYET SÜBAPLIĞINI üstlenen CHP den  bizlerin bu bağlamda  hiçbir beklentisinin olmaması gerekir.

Baştan beri söylediğimiz, pek çok siyasi oluşumun dile getirdiği ancak nedense bunun gereğini bir türlü yapamadığı, BU DÜZEN, BU SİSTEM DEĞİŞMEDİKÇE , kısaca bu soygun ve talan düzeni sürdükçe emeğinden başka bir şeye sahip  olmayanlar için güzel günler, komünist şairin dediği gibi “gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri GELMEYECEKTİR.

Kısaca bugünlerde kimilerinin dilinde pelesenk olan ve bu durumu 23 Haziranda İstanbulda ki Belediye Seçim sonuçlarına endeksliyenlerin söylediklerinin aksine "HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLMAYACAKTIR"

Sermayenin bir diğer kesiminin, Elitist Kesiminin İstanbul Belediye Başkan adayı olan Ekrem İmamoğlu'nun yanında yer almak ve onun kazanması için çabalamak HER ŞEYİ ÇOK  GÜZEL YAPMAYACAKTIR!

Sermayenin hiç bir kesimiyle  Komünistler'in uzlaşması olası değildir.
Sermaye'nin aralarında ki çatışmalardan yararlanmak farklı, onların birinden yana tavır almak, ona eklemlenmek, ONUN KUYRUĞUNA TAKILMAK  farklıdır.

Ne yazık ki ülke solu Sermaye Partilerinden ADAY olan, söze geldimi kendini Sosyalist, Komünist olarak niteleyen sözde SOLCULARIDA görmüştür.

Son bir kez daha söylüyoruz;
Komünistler Sermaye'nin iki kesimi arasında oynanan bu düzen oyununda TARAF olmadıkları için bu bağlamda İŞÇİ VE EMEKÇİLERDEN yana TARAFTIRLAR.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET