Gönderen Konu: BURJUVA DEMOKRASİSİ Mİ PROLETER DEMOKRASİ Mİ?  (Okunma sayısı 195 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3218
BURJUVA DEMOKRASİSİ Mİ PROLETER DEMOKRASİ Mİ?
« : 26 Haziran 2019, 20:49:17 »
Şu Demokrasi konusunu iyicene bir ele almak gerekiyor.
Özellikle Yerel Seçimlerde( hem 31 Mart, hemde 23 Haziran), belkide en çok işittiğimiz, ya da karşımıza çıkan sözcük DEMOKRASİ!

Ama nedir bu DEMOKRASİ, ne işe yarar, herkes kendi meşrebince bir DEMOKRASİ türküsü tutturmuş gidiyor hemde önüne ardına bakmadan!
Demokrasi İçin Birlik, Demokratik Güçbirliği, Herkese Demokrasi sözcükleri ortalıkta uçuşuyor hatta işi Burjuvazinin DEMOKRATLIĞINA kadar vardıranlar var.

Üstelik bu sözcükler kendine Solcuyum, Sosyalistim, Komünistim diyenlerin ağzında geziyor!
İşin daha kötüsü, Faşist İYİP ve Faşist MHP yi bile bu birliklerde bu güçbirliklerinde gören SAHTE KOMÜNİSTLER var.

Peki nedir bu DEMOKRASİ?
Marksist Leninistler için bu sorunun yanıtı son derece açık ve nettir!

Demokrasi Sınıf temelinde bir SINIF EGEMENLİK BİÇİMİDİR.
Bu kısa tanımdan da anlaşılacağı gibi SINIFSAL ÖZLÜ bir kavramdır.


Demokrasiyi dile gertiriyorsak mutlaka onu Sınıfsal bağlamından kopartmadan dile getirmeliyiz!
Herkese Demokrasi gibi, sınıfsal özünden soyutlanmış, Liberal tanımlardan uzak durmalıyız.

Lenin Proletarya Devrimi ve Dönek Kautsky adlı eserinde bakın ne demiş;

"Esasen Kautsky, burjuva demokrasisinin Ortaçağ’a kıyasla ilerici olduğu, proletaryanın yanlışa mahal vermeksizin burjuvaziye karşı mücadelesinde ondan istifade etmesi gerektiği gerçeğini ispatlamak için onlarca sayfa yazı döşendiğinde o, aslında liberal zırvalarıyla sadece işçileri kandırmayı amaçlamaktadır."

"Her ne kadar Ortaçağ’a kıyasla büyük bir tarihsel ilerleme olsa da kapitalizm koşullarında burjuva demokrasisi, her daim kısıtlı, güdük, sahte ve ikiyüzlü bir demokrasi, zenginler için cennet, sömürülenler ve yoksullar için aldatmaca ve tuzak olarak kalmaya mahkûmdur. İşte “Marksist” Kautsky, tam da Marx’ın öğretilerinin en temel kısmını teşkil eden bu gerçeği anlayamamaktadır. Bu temel meselede Kautsky, her burjuva demokrasisini zenginler için demokrasi hâline getiren koşulları bilimsel açıdan eleştirmek yerine, burjuvazinin sırtını sıvazlamakta, onun ruhunu okşamaktadır."(Lenin-Proleter Devrim Ve Dönek Kautsky)


Yine Lenin "Liberaller Demokrasi'nin bütünlüğünden bahsetselerde bir Marksist KİMİN İÇİN DEMOKRASİ sorusunu sormalıdır" diyerek konuya son noktayı koymuştur.

Ne yazık ki Lenin'in bu son derece açık söylemlerine karşın bugün kendini Sosyalist, Komünist olarak tanımlayan bir kısım siyasi oluşum israrla ve inatla Kautsky'nin
tezlerinin peşinden koşmaktadır.
Günümüzde yeni Leninler'e ihtiyaç duymamız gerekirken ne yazık ki etrafımızı, Kautsky'ler, Bernstein'ler sarmıştır.

Egemenlik Biçimleri Sermaye tarafından, içerisinde bulunduğu kendini yenilediği birikim evrelerine bağlı olarak Sermaye tarafından belirlenir.
Eğer Sermaye bugün kendini yeniden üretemekte zorlanıyorsa buna bağlı olarak daha totaliter daha baskıcı egemenlik biçimlerine başvuruyorsa ve sistem bu temelde tarihsel sınırlarına gelip dayanmışsa demek ki artık Kapitalizm için DENİZ bitmiştir.
Artık o refah dönemleri ve o dönemlerin Egemenlik Biçimi olan Burjuva Demokrasisine dönüş yolu kapanmıştır.

O zaman bu arkadaşların şu soruyu yanıtlamaları gerekmektedir.
Bundan sonraki mücadelemiz Burjuva Demokrasisinin sınırlarını genişletmek için mi olacaktır yoksa Proleter Demokrasi için mi mücadele vereceğiz?
veda
« Son Düzenleme: 29 Haziran 2019, 12:01:42 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET