Gönderen Konu: BURJUVA DEVRİMLER, EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK, ADALET!  (Okunma sayısı 104 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3155
BURJUVA DEVRİMLER, EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK, ADALET!
« : 11 Temmuz 2019, 19:40:31 »
Tarihsel anlamda Burjuva Devrimlerinin ilerici bir kareketeri vardır.
Bu ilericilik te,(bence daha doğru deyim, İLERLETİCİLİKTİR ) bir önceki toplumsal formasyonun üretim ilişkilerinin, üretici güçlerin gelişiminin önünü tıkaması, üretim ilişkileri ile üretici güçler arasındaki zorunluluk uygunluk yasasının bozulması ve sonrasında aynı toplum içersinden çıkan burjuva sınıfın, toplumun tüm diğer kesimlerinide peşine takarak, yep yeni bir toplumsal formasyonun Kapitalizm'in temellerini atmasıdır.

Bu yeni sınıf sayesinde gelişimi bir önceki toplumsal formasyonun üretim ilişkileri tarafından engellenen üretici güçler, yeni üretim ilişkileri aracılığıyla yeniden gelişmeye başlar.

Burjuva Devrimlerinde Burjuvazi,  yığınları Eşitlik, Özgürlük ve Adalet kavramları ardında toplamıştır
Ancak burada görülmesi gereken, aslında Burjuvazi'nin kullandığı bu kavramların hiç birisinin altının dolmadığıdır.   

Burada Marksistler’in sorması gereken KİMİN İÇİN EŞİTLİK? KİMİN İÇİN ÖZGÜRLÜK?  KİMİN İÇİN ADALET? SORULARIDIR!
Eğer Marksistler olaylara ve olgulara sınıfsal bakıyorlarsa, buradaki KİMİN sorusunun kast ettiği ÖZNE,  toplumdaki SINIFLARDIR.

Burjuvazi iktidarı ele geçirdiği andan itibaren bu kavramlarla avuttuğu yığınlar üzerinde, sınıf egemenliğini sağlayan  Devlet aracılığıyla baskı ve zor kullanır.
Ortada ne EŞİTLİK, ne ÖZGÜRLÜK, ne de ADALET kalır!

Aslında Burjuvazi'nin  istediği Özgürlük, kendi düzeninin, kendi iktidarının  "ÖZGÜRLÜĞÜDÜR".

Evet Sanayinin gelişmesi sonucu yeni sömürü alanları olan  Fabrikaların açılması ve tüm ülke sathına yayılması, bu fabrikalarda üretilecek Sömürünün asıl kaynağı Artı Değeri üretecek  insan gücüne gereksinimi ortaya çıkarmıştır.

Kapitalizm, bu nedenle feodal ilişkileri çözerek, bir zamanların toprağa bağımlı köylüsünü, topraktan kopartarak, onun boynuna yeni bir kölelik halkası geçirmiş, bugünün “özgür” kölesi haline getirmiştir.

Artık köylü işçi olmuş, Kapitalizm ona emek gücünü “özgürce” pazarlama olanağı sağlamış, ama bu "özgürlük", işsiz kalarak kendini ve ailesini açlığa mahkum etme anlamına geldiği için, ona yeni bir köleliğin yolunu açmıştır.

İŞTE BURJUVA DEVRİMLERİNİN İNSANLIĞA SAĞLADIĞI EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK BUDUR!
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET