Gönderen Konu: MARKSİZM VE BİLİM İLİŞKİSİ!  (Okunma sayısı 328 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3354
MARKSİZM VE BİLİM İLİŞKİSİ!
« : 24 Temmuz 2019, 20:01:37 »
MARKS ünlü 11.Tez'de "Filozoflar dünyayı anlamayı öğütler, oysa aslolan değiştirmektir" derken pratiğin önemine vurgu yapmış, teori ile pratiğin birliğini ortaya koymuştur.

Dünyayı anlamamızı sağlayan teorinin tek başına dünyayı değiştirme gücü yoktur.
Teori ancak yığınlar tarafından benimsendiği zaman maddi bir güce dönüşür.
Maddi bir olgu da, ancak maddi bir güç tarafından değiştirilebilir.

Marksizm’i bilim olarak görmek,  Marksizm'in İkinci Enternasyonal, pozitivist yorumudur!
Bir olgunun bilimsel verilere dayanması onu BİLİM yapmaz, onun BİLİMSEL olduğunu bizlere gösterir.
Bilim farklıdır, bilimsel olmak, bilime dayalı olmak farklıdır!

Biz, Marksizm bilimsel değildir demiyoruz.
Marksizm'in bilimi içerdiğini söylüyoruz.
Biz, Marksizmi bilimin dar kalıpları içine sıkıştırmıyoruz.

Onu pozitivist yorumlayarak, mekanik bir anlayışa indirgemiyoruz.
Biz onu bilimin de üzerinde, bilimi de devrimcileştiren insanlığın kurtuluş öğretisi olarak görüyoruz.

Felsefe, Ekonomi, Tarih,tüm bunlar Marksizm'in içinde barındırdığı bilim disiplinleridir.
Marksizm'in bunları içermesi onu bilim yapmaz, bilimsel yapar.

Onu dar akademik kalıplara kapatmayarak, onun asıl işlevinin sokakla buluşması olduğunu, ancak bu şekilde dünyanın değiştirilebileceğini söylüyoruz.

Proletaryanın , savaşımı için bilim aramasına gerek yoktur.
Marks, “Bilim Arayıcıları” için şöyle der Felsefenin Sefaletinde:

“Ama tarih ilerledikçe ve onunla birlikte proletarya savaşımının çizgileri daha da belirginleştikçe, bunların kafalarının içinde bilim aramalarına artık gerek kalmaz; gözlerinin önünde olup biteni saptamaları ve bunun sözcüsü durumuna gelmeleri yeterlidir. Bilim aradıkları ve sistemler kurmakla kaldıkları sürece, savaşımın başlangıcında kaldıkları sürece sefaletin içinde sefaletten başka bir şey bulamazlar, sefaletin içinde eski toplumu alaşağı edecek devrimci, yıkıcı yönü göremezler."
(Karl-Marks-Felsefenin Sefaleti)


Yine Marks :"Komünistlerin vardığı teorik sonuçlar, hiçbir biçimde, şu ya da bu sözde evrensel reformcu tarafından icat ya da keşfedilmiş fikir ya da ilkelere dayanmaz.
"Komünistlerin vardığı teorik sonuçlar, yalnızca, mevcut sınıf mücadelesinden, gözlerimizin önünde cereyan etmekte olan tarihsel hareketten kaynaklanan fiili ilişkilerin genel ifadeleridir." (K. Marks, F. Engels, "Komünist Manifesto"
diyerek  Marksizm’in Bilim olmadığını bizlere gösteriyor.

Burjuva İdeologlarının insanlara öğütlediği çok basit bir yol olmuştur :
"Dünyayı anlamak için Marksist olmanıza bir itirazımız olamaz.
Ama sakın dünyayı değiştirmeye kalkmayın, buna izin vermeyiz."


İşte bu yüzden,Marksizmi sokaktan ve sınıftan kopartmak gerekiyordu.
Bunun en iyi yolu da, Marksizme bilim yaftası yapıştırarak onu dar akademik çevrelere, üniversitedeki bilim kürsülerine kapatmaktı.

Oysa ,dünyayı değiştirmenin yolu üniversite kürsülerinden değil, SOKAKLARDAN geçiyordu.
Onu pratiğe dökmek ve sokakla buluşturmak ise çağ açıp, çağ kapatan Ekim Devrimi'nin Mimarı Lenin'e düşüyordu
.
veda


Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET