Gönderen Konu: PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ!  (Okunma sayısı 293 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ!
« : 08 Ağustos 2019, 23:09:33 »
Neden Proletarya Enternasyonalizmi?
Bu soruya yanıt verebilmek için, öncelikle "Proleterya Enternasyonalizmi" kavramından ne anladığımızı ortaya koymamız gerekiyor!

III. Enternasyonal’in 1920 yılındaki kongresinde kabul edilen tüzüğün birinci maddesinde şöyle yazar;

“Yeni Uluslararası İşçi Birliği, değişik ülkelerin proleterlerinin, kapitalizmi yıkma, proletarya diktatörlüğünü ve sınıfların tümden ortadan kaldırılmasına ve Komünist toplumun ilk evresi olan Sosyalizmin gerçekleştirilmesine yönelecek bir uluslararası Sovyetler Cumhuriyetini kurma hedefiyle girişecekleri ortak eylemleri örgütlemek için kurulmuştur.”(Komünist Enternasyonal Tüzüğü”, III. Enternasyonal Belgeleri, Belge Yay., Ekim 1979, s.25.)

Demek ki Enternasyonal, Kapitalizmi yıkma ve Uluslararası Sovyetler Cumhuriyetini kurma hedefini amaç edinmiş, uluslararası işçi sınıfının bu hedef doğrultusunda ki eylemlerini örgütleyen bir yapılanmadır.
Enternasyonali kabaca ;  yerel programların da üzerinde, ayrı bir programa sahip, Dünya Komünist Partisi olarak da tanımlayabiliriz.

Komünistlerin temel hedefi yukarda belitilen hedeflerdir ve bu hedeflere ulaşabilmek içinde, bu hedeflerin gerçekleşmesine yönelik eylemleri düzenleyecek bir örgüte gereksinmeleri vardır!
Dahada somutlarsak Enternasyonal, kapitalizmi dünya çapında ortadan kaldırmaya yönelik bir eylemlilik, bir kavga aracıdır.

Ne yazık ki bugün bu kavram, bazı politik yapılarca halkların kardeşliğine, ülke KP lerinin biribirleri ile dayanışma, biribirlerini kutlama mesajlarına indirgenerek, onun asıl amacı yok edilmiş, içi boşaltılmıştır.
Öyle ki günümüzde, dünyada ki  Komünist Partilerin yılda bir veya iki defa bir araya gelmeleri bile Enternasyonalizm tanımı içerisinde değerlendirilmiştir.
Üstelik bu partiler içerisinde tüm dünyada süren Emperyal Bloklar arası hegamonya paylaşım savaşında, Emperyal Bloklardan birinin başını çeken ve ülkesinde iktidar olan Çin Komünist Partisi bile vardır.

Bu tanımlamadan sonra, günümüze geldiğimizde gördüğümüz!.
Üretimin küreselleşmesinin,  bugün devasa boyutlara vardığı, üretimin bugün mekandan bağımsız bir konuma geldiğidir
Üretimin artan bu toplumsallığına karşın, üretim araçları üzerindeki mülkiyet giderek daha az elde toplanmaktadır.

Emperyalizm dönemi öncesi mal ihracının yerini Emperyalizm Döneminde Sermaye İhracı almış, bugün Sanayi Taşımacılığı, Sermaye İhracının bir başka biçimi olarak karşımıza çıkmıştır.

Yaşanan bu nesnel durum, üretimin mekandan koparak dünya çapında toplumsallaşmasının vardığı boyut, pazarın hızla tek bir dünya pazarı haline dönüşmesi süreci ve mali sermayenin, tüm ulus devletlerin üzerinde egemen bir güç haline gelmesi, onun artık ülkesel bazda savaşarak yenilemiyecğini bize göstermektedir.

Üretimin bu küreselleşmesi, beraberinde kapitalizme karşı savaşımın nesnel koşullarının dahada kuvvetlendiğini göstermektedir.
İşte bunun için, bu duruma uygun yeni stratejilerin geliştirilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Artık bir dünya sistemi haline gelmiş olan Emperyalizme karşı mücadele,tek tek ülkelerin ötesinde tüm ezilenlerin, yerelde ki mücadelelerini savsaklamadan, dünya çapında birlikte verecekleri mücadelenin nesnel zeminini oluşturmuştur.

Üstelik Kapitalizm'in tarihsel sınırlarına gelip dayandığı, kendisini yeniden üretemediği ve içerisinden çıkılmaz bir yapısal kriz içerisinde debelendiği bir evrede, tamda bu noktada Enternasyonal Örgütlenmenin önemi her zamankinden daha fazla kendini hissettirmektedir.

Ne yazık ki,yukarda sıraladığımız nesnelliğe karşılık, işçi sınıfının mücadelesinin olmazsa olmazı olan örgütlülüğünün hem yerelde, özelliklede evrensel olarak aynı oranda güçlü olduğunu söylemek gerçeği yansıtmaz.
Bu öznel olumsuzluğun giderilmesi, Komünistlerin önünde duran en büyük görevdir.

Tabiki işçi sınıfı mücadeleye öncelikle kendi coğrafyasında başlıyacaktır.
Çünkü ele geçirilecek SİYASİ İKTİDAR Ulus Ölçeklidir.

Bunun içinde bu mücadeleyi, doğru perspektiflere oturtan, doğru teori ile donanmış bir Komünist Önderliğe yani onun en büyük gücü olan, onun vazgeçilmez bir parçası olan, sınıf temeline oturtulmuş, yukardaki sıraladığımız nesnellikleri sınıf mücadelesi temelinde ele alan, Leninci partisine gereksinme vardır.

Bu parti mülkiyetçilikten arınmış, kendi dükanımı kendim açarım mantığından uzak, bu zurunluluğu hisseden bu zorunluluğu bilincine çıkarmış komünistler tarafından kurulacaktır.

Komünistlerin bir diğer görevide bir taraftan yerelde kendi partisini oluştururken, diğer taraftanda uluslar arası mali sermayenin tüm dünya üzerinde uyguladığı, soygun ve sömürü mekanizmasına karşı kendi stratejisini oluşturan, buna uygun bir program ortaya koyan, işçi sınıfının evrensel çıkarları temelinde Komünist Enternasyonali yaşama geçirmek olmalıdır.

Komünist Enternasyonalin programı, yerel programların bileşimi değildir.
Bu program,yerelliklerin kendi aralarındaki karşılıklı nesnel bağımlılığınıda içeren, bir dünya sistemi haline gelmiş olan kapitalizmin ve onun siyasi sisteminin koşullarının ve eğilimlerinin irdelenmesi ile oluşturulacak uluslararası bir programdır.

Her iki görevde, biribirini öncellemeyen bir arada yürütülmesi gereken görevlerdir.
Bu konuda referansımız Lenin olmalıdır.
Lenin tüm yaşamı boyunca, işçi sınıfının evrensel çıkarlarını, yerel çıkarlarının önünde görmüştür.

Lenin o bitmez enerjisiyle, bir taraftan yerelde ki örgütlenmeyle uğraşırken, diğer taraftan zamanın kalan kısmını, 3 Enternasyonalin temelini oluşturan Zimmerwald solunu, örgütlemek için kullanmıştır.

Komünistler, yerelde gerçekleşecek proleter devrimlerin zafere ulaşmasının temel koşulunun, Kapitalizmin tüm dünyada ortadan kaldırılmasına bağlı olduğunu bilmek durumundadırlar.

İşte Lenin bu saptamadan hareketle, bir diğerini ihmal etmeden, yaşamının her saniyesini her iki somut görevi yerine getirmek için harcamıştır.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET