Gönderen Konu: BAŞKA YOL YOK!  (Okunma sayısı 355 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi oencel

  • İleti: 11
BAŞKA YOL YOK!
« : 11 Ağustos 2019, 16:03:40 »
Başka Yol Yok!

Dinci karanlığın yuları her zaman emperyalist merkezlerin elinde olmuştur.  Suriye’de Fırat’ın Doğusuna operasyon espirisi bunu bir kez daha görmeyenlerin gözüne batırdı diyebiliriz. Hele tabana hava basmak için  ABD ve AB’ye karşı çıkışlarını ‘anti-emperyalist’ olarak algılayan kör beyinleri ABD ile ortak hareket kararı uyarmıştır umarım.
KARANLIĞIN kendisi emperyalist bir projedir, ülkenin başına kara çarşaf gibi geçirilen. BOP’un GOP’un eş başkanlığının defolu bir ürünüdür ülkemizin başına getirilen karanlık. Buradan anti-emperyalizm çıkmaz. Yeryüzünde örneği yoktur. Din ve dincilik, milliyet ile ırkçılık emperyalizmin en kullanışlı  masrafsız ürünleri olmuştur. KARANLIK lanetlidir ve orta çağın garabet şeklinde ülkemizde nüksetmesidir. Emperyalist çetelerin en ince noktasına kadar hesap edip iş başına getirdikleri bir kara deliktir. Doyumsuz ve azgın bir yıkım ekibinin adıdır ülkemizdeki karanlık. Kaz Dağlarımızdan Karadeniz yaylalarına uzanan. Aydın zeytinliklerinden Otluk koyu kelebekler vadisine varan bir yağma çapul kültürünün vandallık boyutuna ulaşmış adıdır ülkemizde iktidara gelmiş karanlık.
Yerli sermayenin doyumsuz vahşi sömrüsü için KHK’lerle işçi ve emekçi haklarımın gaspının adıdır ülkemizde KARANLIK.
S 400 almakla ‘ABD’ye kafa yutuyor’ olumlaması yapılmayacak kadar KARANLIĞIN yüzüdür, ülkemizde emperyalist güçler arası dansında Rus, Çin, ABD, AB valslarından anti-emperyalizm çıkmaz, çıksa çıksa Osmanlı oyunları çıkar ki, bunlarda İngiliz oyunlarının yanında yaya kalır.
KARANLIĞIN içinden insani, vatani bir şey çıkmaz bunu bilin. Bu açıdan kuru “Vatan Millet Sakarya” ayaklarını yutsa yutsa topal ördek misali ajan kılıklı nasyonal solculuk oynayanlar yutar diyeceğim işin içinde olduklarından görevlerinin bilincinde KARANLIĞIN solumsu piyonları diyorum. Rus ayağına oynayarak bölge politikalarından ülke içinde kedine pay çıkarmaya çalışıyor.
Gelelim bu KARANLIĞIN reform söylemine ve buna karşı muhalefetin beklentilerine. “Gözleri vardır görmezler, kulakları vardır duymazlar, ağızları vardır konuşmazlar”. Sözünü;  gördüklerini, duyduklarını, konuştuklarını sermayenin çıkarlarına göre: görür, duyar ve konuşurlar olarak yorumlamalıyız.
KARANLIĞIN bu güne kadar var olan yasalara uyduğunu gördünüz mü ki bundan sonra çıkaracakları reform paketinin getirdiği yasalara uysunlar. Hala görmez misiniz, hala bilmez misiniz ki KARANLIĞIN yasaları işine geldiği zaman uygular gelmediği zaman takmaz. KARANLIĞIN oturduğu sarayın yapıldığı dönemi hatırlayın hani “KAÇAK” sıfatını kullandığınız..  şimdi Ahlat’ta da uymadığı yasalar…
KARANLIĞIN yasa, kanun derdi sizi mi gerdi kardeşim!
Bakın iktidarıdaki KARANLIĞIN yasayla kanunla işi yok. Onu sadece size karşı, yani muhalefeti etkisizleştirmek için kullanıyor, kendisinin uyma diye bir zorunluluğu yok.
KARANLIĞIN iktidardan düşmesi yada gitmesi olgusu ise öyle seçimle falan olacak iş değil, ayrıca KARANLIĞIN gitmesini isteyen de yok. Başta muhalefet olmak üzere emperyalist bağlantıları da KARANLIĞIN gitmesinden yana değil. Elbette bundan kullanışlısını bulana kadar KARANLIĞIN iktidarı sürecek. Buldukları ise en fazla alaca karanlık formatında olacak. Ekrem İmamoğlu bu açıdan biçilmiş kaftan gibi.. Eğer tabana yedirebilirlerse, alaca karanlığa (Karanlığın ılımlısı) tabanı ikna edebilirlerse geleceğe yönelik yerli ve yabancı sermayenin adayı olabilir. Ama özellikle tabanın önemli bir kesimi alaca karanlığa razı olmayacak gibi duruyor. İSBAK ve İEET gibi atamaların, damat ziyaretlerinin tabanda yarattığı isyan ve direnişi kırabilecek mi?  Ekrem İmamoğlunun geleceği biraz da bu direnişin kırılmasına bağlı.
KARANLIĞIN içinden çıkacak partilerin kaderi ise iki tehdit ve bi FETÖ operasyonuna bağlı.
Artık ülkede hiçbir kurumun güvenirliği yok. Her şey kişileşmiş devletin iki dudağı arasında.
Ülkenin yer altı ve yer üstü tüm kaynakları yağmalanıyor, önemli kuruluş ve şirketleri ipotek altında her şey iflası geciktirmek ve KARANLIĞIN ömrümü uzatmak için kullanılıyor.
Suriye ayağında Fırat’ın Doğusuna yönelik harekatta buna bağlı. ABD irisi emperyalla, Rus irisi emperyallarla bir yatakta flörtün sonuçlarının Türkiye ve bölge halklarının yararına olmayacağını bu günden söylemek müneccimlik olmaz.
KARANLIĞIN reformundan, KARANLIĞIN Milli Eğitim atamalarından, KARANLIĞIN sağlığından, KARANLIĞIN yargısından, KARANLIĞIN güvenlik güçlerinden medet ummak ve “Normalleşme”beklemek bana gör ahmaklıktır. Burjuva partileri demokrasicilik oyunu oynamak zorunda, kapitalist sistemlerini ayakta tutmak zorundalar, ama “Demokrasi Güçleri” adı altında burjuva partileriyle birlikte hareket etmek olsa olsa kuyrukçuluk olur olsa olsa emeğin kurtuluşu için değil sermayenin krizini atlatması için destek olur, ama emeğe ise ihanet olur.
Tekrar olacak: meclis dışı sol güçlerin kendilerine inanması ve bu temelde güçlerini asgari müştereklerde  bir araya getirerek halklarımıza emekten yana bir seçeneğin olduğunu göstermeleri gerek.
Ya sermaye(yerlisi yabancısı) alaca karanlığa yani karanlığın ılımlısına razı edecek,
Ya da emekten yana sömürü ve zulme karşı duran tüm güçlerle birlikte: eşitliği, kardeşliği,  özgürlüğü ve barışı baz alacak bir aydınlığı halklarımıza sunacağız.
Başka yol yok!
11082019
Ramazan Öncel