Gönderen Konu: KOMÜNİZM NEDİR NE DEĞİLDİR!  (Okunma sayısı 193 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3205
KOMÜNİZM NEDİR NE DEĞİLDİR!
« : 12 Ağustos 2019, 21:00:19 »
Marksizm'in bilimsel temelini oluşturan, bu bağlamda Tarihsel ve Toplumsal gelişimin çerçevesini çizen Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm'in reddi, olayların ve olguların NESNEL gelişimini görmezden gelerek, onları İRADEYE bağlar.   

Onlara göre İlkel Komünal toplumdan Köleciliğe geçiş, nesnel bir zorunluluk değil tesadüfi, bir takım "üstün" akıllıların iradi eylemidir.
Onlar bu temel de tarihsel olarak Kapitalizmin, Feodalizm karşısındaki İLERİ konumunu da yok sayarlar.
Yine onlara göre, Feodalizmin yıkılarak yerine Kapitalizmin gelmesi de, nesnel zorunluluk dışında iradi bir olaydır.

Bizi iradeyi yok saymakla suçlayanlara söyleyeceğimiz, İradenin tabi ki önemli olduğudur.
Nesnel zorunluluğun ortaya çıkardığı değişimi sağlamak için bu değişime müdahale edecek iradeye gereksinme vardır.
Ancak var olan nesnelliği göz ardı eden, olayları ve olguları salt iradeye bağlayanlar, Marksizm'in dışına düşmektedirler.

Bu baylara göre Komünizm, bu temeldeki algıları bağlamında, ZENGİNLİĞİN DEĞİL YOKSULLUĞUN PAYLAŞIMIDIR!
Yine bu baylar KOMÜNİZMİ, "komünler" içinde, tıpkı TİBET RAHİPLERİ gibi bir hırka, bir lokma yaşamak sanırlar.

Onlar için emeğin üretkenliğinin en üst düzeyde olmasının, bu bağlamda üretici güçlerin gelişmişlik seviyesinin herkesin ihtiyacına göre almasına yetecek düzeyde olmasının ve insanın üretim sürecinden koparak kendine ayıracağı zamanın artmasıyla, kendi yeteneklerinin farkına varmasının ve zorunlulukların ötesine geçerek gerçek özgürlüğe varmasının hiç bir önemi yoktur.

Bu aklı firariler için KOMÜNİZM=İLKEL KOMÜNAL TOPLUM DUR.

Oysa Komünist Toplum; emeğin yaşamın birincil gereksinmesi haline geldiği, çalışmanın zorunlu olmaktan çıktığı, kimsenin faaliyet alanının başkaları tarafından belirlenmediği, herkesin faaliyet alanının toplum yararına kendisi tarafından  belirlendiği, elde edilen toplumsal değerden insanların  ihtiyacları  kadar yararlandığı sınırların ve sınıfların olmadığı, dünyanın bir açık büfe haline dönüştüğü, insanların kendi tarihlerini geçmiş koşullara bağlı kalmadan özgürce kendilerinin yazdığı bir toplumsal formasyondur.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET