Gönderen Konu: DİN BEZİRGANLIĞINDA YED-İ EMİN ERKEKLER !  (Okunma sayısı 651 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1802
DİN BEZİRGANLIĞINDA YED-İ EMİN ERKEKLER !
« : 24 Ağustos 2019, 23:26:05 »

İslam’ı savunanlar şöyle derler:

– “İslam, insanlık dinidir, insan haklarına önem verir. Kadını da yüceltmiştir…”

Bakalım öyle miymiş ?

İslam ; “Efendi-Köle” ayrımı yapmıştır, insanların bir kesimini “alınan-satılan mal” durumuna sokmuştur (Kur’an' da sayısız ayetler var bu konuda). Ve “cins” ayrımı yapmış, “erkeği kadına derece ile üstün kılmıştır.” ( Bakara 228)

Derece olayına baktığımızda :

1- Erkeğin akılca üstünlüğü vardır.

2- Diyette (kurtulmalıkta) üstünlüğü vardır.

3- Miras konularında üstünlüğü vardır.

4- Erkek, “kadı (yargıç)”, hükümdar olur, kadın olamaz. Erkek tanıklığa da daha elverişlidir.

5- Erkek, kadının üstüne evlenebilir. Dilerse karısının, karılarının üstüne cariye de alabilir. Kadın için kocasının üstüne evlenmek gibi bir hakkı yoktur.

6- Mirasta erkeğin payı daha çoktur.

7- Erkek kadını boşayabilir; kadın erkeği boşayamaz. Erkek karısını boşadıktan sonra da süresi içinde dönüş yapabilir, kadının bu yönde bir hakkı yoktur.

8- Erkeğin ganimetten payı, kadınınkinden çoktur…

...gibi açılımı olduğunu, kendilerinin anlatımlarında görmemek mümkün değil.

Şimdi Nisa 34 'e göz atalım:

“Allah’ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarf etmelerinden dolayı, erkekler, kadınlar üzerine hakimdirler, iyi kadınlar, gönülden boyun eğenler ve Allah’ın korunmasını emrettiğini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır. Serkeşlik etmelerinde endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet DÖVÜN! Size itaat ediyorlarsa onların aleyhine yol aramayın. Doğrusu Allah Yüce’dir, Büyük’tür.” (Diyanet çevirisidir.)

NE DİYOR BURADA: Serkeşlik etmelerinde yani size karşı geleceklerine,kafa tutacaklarına dair ENDİŞELENDİĞİNİZ AN DÖVÜN ! Yani , onlara göre suçun işlenmesine bile gerek yok sadece endişelenme ile pata-küte girişilebilir kadına!

En ilkel toplumların hukukunda bile "suç" varsa "ceza" vardır ,yani iki edim arasında bir ilişki bulunmaktadır ;ama İslamda kadın için kuşkulanmak yeterli !

Bu ayet karşısında ne diyeceklerini bilemeyenler bu kez de : "Evet ,dövün diyor ama dövmenin de bir koşulu var:İncitmeden döveceksin ! " Özrü kabahatinden büyük mü desek ...

İtaat edeceksin ve doğal ki itaat de gerekli-gereksiz hizmeti de beraberinde getirir; kısacası aynı evi paylaşan iki insan değil efendi-köle durumunda iki varlık !

Salt İslam'da değil tüm semavi dinlerde kadına bakış farklı değildir:

Genç bir erkeksen otoriteni kullanırken Mesih'i örnek alabileceğini nasıl gösteriyorsun ?"(Efesoslular 5:25,28,29)

Genç bir kızsan ,otoriteye boyun eğebileceğini nasıl gösteriyorsun ? (Efoslular 5:22-24)

TEVRAT'a baktığınızda da aynı şeyleri görürsünüz:

Eğer bir adam evlendiği kadında yakışıksız bir şey bulur, bundan ötürü ondan hoşlanmaz ise, “ Boşanma Belgesi ” yazıp ona verir ve onu evinden kovar... (Yasa. 24 / 1) Yani ,al pasaportunu sınır dışı hadi !

Dul kalan kadın, kayınbiraderi ile evlenmeli.
Birlikte oturan kardeşlerden biri oğlu olmadan ölürse, ölenin dulu aile dışından biriyle evlenmemeli. Ölenin kardeşi dul kalan kadına gidecek. Onu kendine karı olarak alacak. (Yasa. 25 / 5)
Yasa. 25 / 6: «Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşinin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrail'den silinmesin. »

İNCİL'de:

Kadınlar toplantılarda konuşmamalıdır.
Kadınlar toplantılarda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur. Kutsal Yasa'nın belirttiği gibi, uysal olsunlar.(1.Korintliler 14/34)
Kadın toplantılarda öğrenmek istediklerini, ancak eve geldiklerinde kocasına sorabilir. 1.Korintliler 14 / 35 : «Öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kocasına sorsunlar. Çünkü kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır. »

Kadın erkeğe egemen olmasın.
Kadın sükunet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum. (1.Timoteos 2/11)
Kadın erkeğin altında ikinci derecededir. 1.Timoteos 2 / 13, 14 : « Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı. Aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi. Bu bakımdan yöneten, kadın değil erkek olmalıdır.» 1.Korintliler 11 / 9: «Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı. »

Erkek kadının başıdır.
Efesliler 5 / 23 : « Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır. »

... Karısını fuhuş dışında bir nedenle boşayan, onu zinaya itmiş olur... (Matta 5 / 32)

Hristiyanlarca ,Eski Ahit içinde bir bölüm olarak nitelenen ve Davut'un yazdığı ZEBUR'da da diğerleri gibi kişisel menfaatler ön plandadır. Vahiy vs. tabii ki yoktur. Taşa yazılmış yazılardır.Davut'un yaptığı gibi erkek istediği kadını alır,hatta evli kadını da ... (Burada Muhammed'in gelini Zeynep ile evlenmesi geldi akla.)

Velhasılı , kadınlar sadece erkekler için yaratılmışlardır ve bu nedenle de ona itaat etmek zorundadırlar. Kolay mı ya ,adamın kaburga kemiklerini eksiltmişiz ! Alacak onun hesabını !

İşin en acı yanı da , KADINLARIN, bu söylemleri kabul etmeleri sonucu sonsuz itaat gereği "cennetin " baş köşesine kabul edileceklerine inanmaları ve karşı çıkan hemcislerini aşağılamaları  !


KUTSALLIK ATFEDİLEREK YAZILANLARIN ve SÖYLENENLERİN TAMAMI İNSAN ÜRÜNÜDÜR!


Diyanet cüppelisi de diyor ki :Kadının canı, onuru ve hakları emanettir .

Niye ,erkekler emanetçi mi? Yed-i emin mi? Kadınlar , İslama göre alınıp-satılabilen bir meta olarak görüldüğünden Diyanet'in bu söylemi, onların düzleminde doğru oluyor ve erkek egemen bir toplumda, yine bir erkek tarafından - Muhammed- oluşturulan dini söylemler de neredeyse iki asır önce oluşturulan bu ARAP MASALInı huşu içinde okuyup ,inanmaları sonucu erkekler kadının üstünde görüyor kendini,onun sahibi,malı...

Üstüne üstlük yaşadığımız toplumdaki örneğiyle , ciddi anlamda cinsiyet ayrımcılığı körükleniyorsa kadının vay haline !
Sünnet olunca "Oğlum erkek oldu",ağlayınca "Karı gibi ağlama lan" ,duygusal davranınca "Karı kılıklı",flört edince "Aferin çapkın oğlum benim" , evlenince "Karın senin namusundur" ,ÖLDÜRÜNCE de "Namusunu temizledi" vb. söylemlerin halen kullanıldığı bir toplum!

Dini söylemlerden kaynaklanan geleneklerden biri olan ve genelde babaların evlenen kızına : " Bu evi unut, buraya ancak cenazen gelir." demesi de, seni köle, kurban olarak veriyoruz ,bak ellerine kına yaktık ,kırmızı kurdele ile de belinden bağladık demenin lacivertidir.

Son 17 yılda 6206 kadın, cinayet nedeniyle yaşamını yitirdiyse bunun tek nedeni DİN BEZİRGANLIĞIdır.

Ha DÜZ DÜNYA DERNEĞİ üyesi olmuşsunuz, ha da kız çocukla babası arasında mahrem ilişki kuranların dinleriyle hemhal olmuşsunuz! Zerre fark yoktur !


« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2019, 21:56:01 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.