Gönderen Konu: TKP-ATILIM...ÜÇÜNCÜ YOLA KARŞI!  (Okunma sayısı 115 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3190
TKP-ATILIM...ÜÇÜNCÜ YOLA KARŞI!
« : 06 Eylül 2019, 18:20:04 »
"Demek ki, söz konusu devrim, işçi sınıfı öncülüğünde gerçekleşecek bir devrim olacak. İşçi sınıfı bu mücadeleyi kendi öncü sınıf partisi (Leninci Parti) önderliğinde yürütecek. Proletarya devriminde burjuvazinin devlet aparatı parçalanacak. Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet kaldırılacak. Sosyalizmi kurmak oradan da komünizme ilerlemek için Proletarya Diktatörlüğü kurulacak. Dünya devriminin örgütlenmesi ve proletarya devriminin gerçekleştiği ülkelerde kazanımların korunup, güçlendirilip, yaygınlaştırılması için Proletarya Enternasyonalizmi uygulanacak. Bizlerin bu ilkelerin gerisine düşmemizi kimse beklememeli.

Buradan çıkan sonuç şudur ki; burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki sınıf mücadelesinde iki karşıt ve uzlaşmaz sınıf vardır. İsterseniz iki taraf, iki blok veya iki yol vardır diyelim. Biz bu iki yolun bir tanesinin, işçi sınıfının yolunun zafere ulaşması için mücadele ederiz. Hem de uluslararası alanda. Komünist olmak bunu gerektirir. Yani bizim yolumuz tektir.

“Üçüncü Yol” stratejisi olarak adlandırılan politika ise bu iki uzlaşmaz sınıf arasında uzlaşma yolu aramak yoludur. Sosyalizm’den bazı sınanmış değerler olacak, ama kesinlikle burjuvazinin devlet aparatı dağıtılmayacak, nasıl oluyorsa burjuvazinin daha “ılımlı” kesimleri ile işbirliği ve uzlaşma temelinde reformlarla toplum “demokratikleştirilecek”. Hangi toplum? Burjuva toplumu!Kimin demokrasisi? Son tahlilde burjuva demokrasisi! Kimse kusura bakmasın ama biz bu yolda yokuz ve olamayız.
Çünkü olmayı aklımızın ucundan dahi geçirsek kendi niteliklerimizi ve tüm özeliklerimizi reddetmiş oluruz. Tabiri caiz ise “biz, biz olmaktan çıkarız”."


Yukardaki paragraflar TKP Atılımın Web Sitesinde yayınlanan "Üçüncü Yol mu Demokratik İttifak mı" Başlıklı yazıdan alınmıştır.
Arkadaşları bu görüşlerinden dolayı kutlarız.
Komünistlere yakışan, kuyrukçuluk değil, Komünist İlke ve Değerlerden taviz vermemektir.

"Marksçı-Leninci anlamda Sosyalist Devrimi amaçlamayan, ancak sınıfsal ve politik olarak kapitalizme, emperyalizme, yerli işbirlikçi oligarşiye karşı mücadelede bir arada olunabilecek güçler ile bağlaşıklık ve mücadele birliği içinde, kesintisiz olarak Sosyalist Devrim’e yaklaştıran Anti-Emperyalist Demokratik Halk İktidarı gerçekleştirilebilir. Komünistler için Sosyalist Devrimin hazırlığı olacak olan, diğer güçlerin de bu mücadele sürecinde Sosyalist Devrim hedefine kazanılmasının mümkün olacağı bu süreç sosyalist devrimin ordusunun oluşturulmasında önemli bir yer tutar."( Aynı yazıdan)

Burada bir eksiklik, bunun Taktik bir aşama olduğunun altının çizilmemesi.
Özellikle işçi sınıfının bilinç ve örgütlenme düzeyinin Sosyalist bir Devrim için ve sonrası onu yürütebilmek için yeterli olmadığı durumlarda, İşçi Sınıfı iktidarı diğer Demokratik Güçlerle paylaşır.

Program taslağının ilk dönemlerinde, Anti-Emperyalist yerine Anti-Kapitalist kavramı yer alıyordu.
Sonra her nedense Anti-Kapitalizm Anti-Emperyalizme evrildi.
Bize göre ikisi aynı şey.
Biliyoruz ki Anti-Kapitalist olmadan, Anti-Emperyalist olunamaz.

Aslında başa getirilen zorlama bir Anti-Kapitalist kavramı ile Anti- Kapitalist Demokratik Halk İktidarında birlikte olunacak yapıların niteliği arasındaki çelişki konuyu sorunlu hale getirmiş.
Ne Demektir Anti-Kapitalizm, ya da Kapitalizme karşı olmak?
Yanıt verelim; bize göre Kapitalizm'e karşı olmak için onu var eden üretim biçim ve ilişkilerine ve üst yapıda bunlara hukukilik tanıyan Mülkiyet İlişkilerine KARŞI OLMAK demektir.

Kapitalist Üretim Biçim ve İlişkilerinin karşıtı nedir peki?
Devam edelim yanıt vermeye; Sosyalist Üretim Biçim ve İlişkileri ve bunlara hukukilik tanıyan mülkiyet ilişkileri.

Bir tarafta Üretim Araçlarının özel mülkiyetini zorunlu kılan Kapitalizm, diğer tarafta üretim araçlarının özel mülkiyetinin yerine Toplumsal Mülkiyeti koyan Sosyalizm.
Demek ki sonuç olarak Anti-Kapitalist olmak için SOSYALİST olmak gerekiyor.

Şimdi bakalım bu arkadaşlar Anti-Kapitalist Demokratik Halk İktidarında, kimlerle beraberler;
"Temel olarak Türkiye İşçi Sınıfı Hareketi’nin Devrimci Güç’lerinin taşıyıcısı olacağı; Kürt Özgürlük ve Ulusal Demokratik Hareketi’nin, Devrimci-Demokratik Alevi Hareketi’nin, Anti-Kapitalist, Devrimci Müslümanların, Demokratik Çevre Hareketleri’nin ve Devrimci-Demokrat Kemalist güçlerin birlikteliği ile bu süreç geliştirilebilecektir."

Maşallah Mevlevi Tekkesi gibi, bir Burjuva İdeolojisi olan Kemalizm'i benimsemiş  Kemalistlerde dahil herkes var.
Ulufe dağıtır gibi herkese Devrimcilik dağıtmış arkadaşlar.

Sistemi karşısına almayan, Sistemi yıkmayı kendisine hedef edinmeyen hiç bir hareket içinde yaşadığımız çağda DEVRİMCİ olamaz.
Yukarda beraber olunacağı söylenen ve Devrimci olmakla nitelenen hareketlerin hangisi SİSTEM KARŞITIDIR, hangisinin hedefinde SİSTEMİ YIKMAK vardır?
VEDA



Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET