Gönderen Konu: DEVLET, DEMOKRASİ İLİŞKİSİ ÜZERİNE!  (Okunma sayısı 90 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3190
DEVLET, DEMOKRASİ İLİŞKİSİ ÜZERİNE!
« : 09 Eylül 2019, 00:44:53 »
Son günlerde Liberal Virüsün her yanımızı sardığı, Sosyalizmin unutturulmak istendiği, Demokrasi sözcüğünün farklı sıfatlar eklenerek önümüze getirildiği bu dönemde, en sık kullanılan kavramlardan biride Özgürlükçü Demokrasi kavramıdır.

Özelliklede Liberal Virüsün etkisiyle Özgürlükçü Demokrasi kavramı solun litaratürüne dahil olmuş ve giderek etki alanını genişletmeye başlamıştır.
Oysa kendine Marksist Leninist diyen birinin ya da bir siyasal oluşumun Özgürlükle, Demokrasinin yan yana gelemeyeceğini bilmesi gerekir.

Engels ve Lenin’den vereceğimiz iki alıntı bence bu konuyu açıklamakta bize göre yeterlidir.
Engels bu konuda şunları söyler;

"Devlet üzerine bu gibi gevezeliklere son vermek gerek, özellikle sözcüğün tam anlamıyla bir devlet olmamış olan Paris Komünü deneyiminden sonra. Daha Marx’ın Proudhon’a karşı kitabından beri ve daha sonra da Komünist Parti Manifestosu’nda sosyalist toplumsal düzenin kurulmasıyla devletin kendiliğinden dağıldığı ve yok olduğu açıkça söylenmiş olmasına karşın, anarşistler yeteri kadar halkçı devleti kafamıza çalmış durumdalar. Devlet, savaşımda, devrimde devrim düşmanlarını bastırmak için yararlanmak zorunda olduğumuz geçici bir kurumdan başka bir şey olmadığına göre, özgür HALKÇI bir devletten bahsetmek saçmadır: proletaryanın devlete gereksinmesi olduğu sürece, o bunu, özgürlük için değil, hasımlarını alt etmek için kullanacaktır. Ve özgürlükten söz edilmesi olanaklı olduğu gün, devlet, devlet olarak ortadan kalkmış olacaktır." (A.BEBELE MEKTUP).

Engels yukardaki alıntısında Özgürlükten söz edilmesi olanaklı olduğu gün Devlet, Devlet olarak ortadan kalkmış olacaktır diyerek, Demokrasi var olduğu sürece Özgürlüğün olamıyacağını dile getirir.

Yine Lenin, Özgürlükle Demokrasinin aynı şeyler olmadığını şu sözleriyle açıklar.

"Çoğunlukla "özgürlük" ve "demokrasi" kavramlarının aynı anlama geldikleri kabul edilir ve sık sık birinin yerine öteki kullanılır. (Başlarında Kautsky, Plehanov ve avenesi olmak üzere) vülger Marksistler de bu konuda aynen böyle düşünmektedirler. Gerçekte ise demokrasi özgürlükle bağdaşmaz. Gelişmenin diyalektiği (ileriye doğru seyri) şöyledir: mutlakiyetten burjuva demokrasisine; burjuva demokrasisinden proleter demokrasisine; proleter demokrasisinden demokrasisizliğe."(Gotha Programının Eleştirisi Üzerine).

Demek ki geleceğin toplumu, SINIFSIZ ve DEVLETSİZ bir toplum olan Komünist Toplum da Devlet olmadığı için, DEMOKRASİDE olmayacaktır.

Çünkü Devlet, varlığı Sınıflara bağlı, Sınıf karşıtlıklarının bir ürünüdür.
Sınıflar olmayınca Devlet, Devlet olmayınca Demokrasi de olmaz.

Bu bir Egemenlik sorunudur ve özü Diktatörlüktür.
İster Burjuva Demokrasisi olsun, ister Proleter Demokrasisi;sonuçta her ikiside öz olarak Diktatörlüktür.
Her ikisi de bir Sınıf Egemenliği biçimi olarak, bir Sınıfın diğeri üzerinde, onu tahakkümü altına alabilmesi için kullandığı baskı ve zor aygıtının, yani DEVLETİN  yönetsel işleyişidir.
Arada ki fark, birinin azınlığın, diğerininde çoğunluğun diktatörlüğü olduğudur
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET