Gönderen Konu: SAVAŞ, BARIŞ VE KOMÜNİST TAVIR İLE İLGİLİ PANEL ÜZERİNE DÜŞÜNCELER!  (Okunma sayısı 164 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3218
Avora Kollektifi, Köz, Söz Ve Eylem ve YDİ Çağrı gurubunun, "Savaş ve Barış, Komünist Tavır" konulu ortak panelindeydik.
Aralarında görüş farklılıkları olsa da, geçmişle kıyasladığımızda, bugün bu siyasi öğelerin, bir panel çerçevesinde bir araya gelmeleri çok olumlu bir durum.

Tabi ki her katılımcı kendi baktığı pencereden Savaş ve Barışı, bu konuda Komünist Tavırın ne olması gerektiğini açıkladı.
Kimileri Barış konusunu çok abartarak, BARIŞ MÜCADELESİNİ ön plana çıkartarak, Sınıf Savaşının önemini azaltırken, kimileride BARIŞI küçümseyerek, aslında BARIŞIN, keskinleşen sınıf çelişkilerini engellediğini, BARIŞ adı altında, işçilerin emekçilerin, Sermayeye karşı verecekleri SINIF SAVAŞININ savsaklandığını dile getirdi.
Diğerleri de bizimde katıldığımız, her iki olguyu da abartmadan, özellikle SAVAŞI, haklı ve haksız savaş olarak tanımlayarak, Barışın Emperyalistler arası Savaş  Durumunda ancak savunulabileceğini ortaya koydu.
Bize göre doğru olan "Emperyalist Savaşlara Karşı BARIŞ, Zulme, Sömürüye, Halklar üzerindeki ulusal  baskıya karşı SAVAŞTIR."

Panelde dikkatimizi çeken diğer nokta, özellikle Avora Kollektifinden arkadaşın dile getirdiği Türkiyenin Emperyalist bir ülke olduğu saptamasıdır.
Köz de ki arkadaş da buna yakın bir düşünceyi ifade etmiştir.
Lenin'e göre Emperyalizm'in en ayırt edici özelliği olan Sermaye İhracını gerçekleştiren ve Orta Doğuda gösterdiği Emperyal Emellerle bunu kanıtlayan ve Emperyal Piramit içerisinde üst sıralara tırmanan bir ülke olarak bu tanım bize görede doğru bir tanım.

Bir diğer nokta bu bağlamda tüm katılımcılarla da dile getirilen, Rusya ve Çin'in de artık birer Emperyalist Güç olduğu gerçeğidir.
Tüm katlımcılar dünyada, bölgesel olarakta sürse ortadaki çatışmaların, Emperyalist Güçler arası, daha doğrusu Emperyalist Güç Odakları arasındaki hegamonya paylaşım kavgası olduğu konusunda hemfikirler.

Bence tartışılması gereken çok önemli bir konuda, Söz Ve Eylemde ki arkadaşın dile getirdiği İkinci ve Üçüncü Enternasyonalin çökmelerinin nedeninin Birinci ve İkinci Emperyalist Paylaşım savaşları olduğu konusudur.
Bizde bu görüşe katılıyoruz.
Emperyalist Savaşlarda Leninist Tavır, bu savaşta yer alan ülkelerin işçi ve emekçilerinin tüfeklerini kendi Burjuvalarına çevirmeleridir.
Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşında, Lenin'in üzerinde en çok durduğu ve Kautsky'i eleştirdiği nokta, İkinci Enternasyonal Döneklerinin bu savaşta işçi ve emekçilere "kendi" ülkelerinin yanında yer almaları çağrısıdır.
Bu çağrı nedeniyle İkinci Enternasyonal çökmüş ve yerini Üçüncü Enternasyonale bırakmıştır.
Ne yazık ki İkinci Emperyalist  Paylaşım Savaşında da taraf ülkeler Komünist Partileri, kendi Burjuvalarının yanında yer alarak, Kautsky ve şürekası gibi Sosyal Şoven bir tavır göstermişlerdir.
Bunun sonucunda Kapitalizmin gelişmiş olduğu bu bağlamda da Komünist Partilerin çok güçlü olduğu ülkelerde Komünistler, savaş sonrası kendi burjuvalarına silahlarını doğrultacaklarına, onlara göz yaşları içerisinde silahlarını teslim etmişlerdir.(Fransa,İspanya,İtalya, Yunanistan)

Sonrası ise Üçüncü Enternasyonalin lağvı ve yanlış Cephe Politikalarının bir uzantısı olarak, Avrupada Komünist Partiler arasında EURO Komünizm denen, sağ oportunist anlayışın yerleşmesidir.

Panelin moderatörü olan arkadaş ta kendi düşüncesini açıklarken en az üç veya dört kere Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı derken, bir türlü İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı diyememiş, bu savaşı İkinci Dünya Savaşı olarak geçiştirmiştir.
Eğer amaçlanan Sovyetler Birliğinin bu savaşın sonlarında taraf olması ise, bu savunu doğru değildir.
Herkes tarafından eleştirilse de Sovyetler Birliği en başta bu Emperyalist Savaşta TARAF olmayarak doğru bir politika izlemiştir.
Ancak kendisine saldırıldığında, var olan işçi iktidarını yıkmak amaçlı bir saldırıya maruz kaldığında, haklı olarak ANAYURT savunması adı altında, kendini ve işçi iktidarını savunarak bu savaşta yer almak zorunda kalmıştır.
Sovyetler bu savaşın içerisine girmek zorunda kaldı diye bu savaşı Emperyalist Paylaşım Savaşı olarak görmemek bize göre doğru değildir.

Ses düzeni yetrsiz olduğu için katılımcı gurupların görüşlerini aktarırken yanlış değerlendirmeler yapmış olabiliriz.
Bu nedenle tüm katılımcı guruplardan böyle bir durum söz konusuysa özür dileriz.
VEDA
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET