Gönderen Konu: SINIFLA SİYASET ARASINDAKİ BİRLİK NASIL SAĞLANIR!  (Okunma sayısı 114 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3218
Sınıfla siyaset arasında olması gereken birliğin yokluğu, yaşamın tüm alanlarında karşımıza çıkıyor.
Eğer bugün Sendikalar, Sınıf Sendikacılığından vazgeçmişse!
Eğer bugün düzen karşıtı eylemler, basın açıklamaları bir kaç yüz kişiyi geçmiyorsa!
Eğer bugün birileri, kitlesellik adına olmadık taklalar atarak, Popülizm adına Bayraklı Cumhuriyet mitingleri düzenliyorsa!
Hala bu ülkede birileri Kemalizm'in artık savunamadığı değerleri savunmayı kendilerine görev ediniyor ve onların bıraktığı boşluğu doldurmaya talip olabiliyorlarsa!
Demek ki ideolojik ve politik hatta bir sorun var demektir.
O sorun da, yukarda değindiğimiz, Sınıfla Siyaset arasında var olması gereken birliğin bir türlü sağlanamamasına yol açmaktadır.

Ne yapılmalıdan önce, politikanın yapılacağı alanı tanımlamamız gerekmektedir.
Politika, burjuvazinin belirlediği alanın dışına çıkartılmalıdır derken, politikayı gündelik yaşamın bir fonksiyonu haline getirelim derken, kast ettiğimiz budur.
Alan tanımlamasını, bu temelde yapmak zorundayız.
Yani sınıf mücadelesinin en keskin biçimde yaşandığı bu temelde.

Bırakalım, kent orta sınıfının(tuzu-kuru) taleplerinin peşinde koşmayı(Cumhuriyet Mitingleri)!
Bırakalım, onlara yakışmayan Devrimci sıfatlar vererek, Kemalistlerin içersinde kendimize müttefik aramayı!
Onlardan daha öncelikli gitmemiz gereken, ilgilenmemiz gereken bir İşçi Sınıfı var.
Fabrikalarda, atölyelerde, kısaca işliklerde bizi bekleyen, sahipsiz üç beş sendika bürokratının insafına terk edilmiş İşçi Sınıfı.

Kolay değil tabi, oralarda çalışma yapabilmek.
Kolay değil tabi, Sendika bürokratlarının egemenliğini kırabilmek.
Kolay değil tabi, Sermayenin Fabrika İktidarına karşı durabilmek, onun kutsalına dokunabilmek.
Ama başkaca yolumuz yok!

Örgütlenmeliyiz arkadaşlar.
Yaşamın her alanında.
Yaşam nerde yürüyorsa biz de orada olmalıyız.
Tabi oralarda sağlıklı kalabilmek için, sağlıklı araçlarla oralara gitmeliyiz.

Sendikalar artık tamamen Sendika bürokratlarının ellerinde, Sınıf Sendikacılığını bir yana bırakmış, birer düzen kurumları haline gelmişlerdir.
O nedenle, yepyeni Sınıf Araçlarına gereksinme vardır.
Bu araçlar, Konseyler veya Komiteler biçiminde örgütlenmiş, hiyerarşiden uzak, doğrudan demokratik işleyişi benimsemiş örgütler olmalıdır.
Tabandan örgütlenmeyi hedef edinmiş bu örgütler, aynı zamanda tabandan baskıyla Sendikalarıda Sınıf Sendikacılığı yapmaya zorlar.

Bu örgütlerin bir adım sonrası, bu tür örgütlenmelerin yaşam alanlarında, mahallelerde yaşama geçirilmesidir.
Bunlar aynı zamanda birer ERK odaklardır!
Bunlar aynı zamanda bugünden,YARINI KURMANIN araçlardır.

Sınıfla Siyaset arasındaki birlik,ancak bu biçimde kurulur.
Siyaset ancak bu biçimde gündelik yaşamın bir fonksiyonu haline gelir.
Ancak o zaman İşçi Sınıfı, karşıdan kuruculuk misyonunu gerçekleştirir
İşte o zaman İşçi Sınıfı politikleşir.

Tabi ki tüm bunları kotaracak,doğru teori ile donanmış, Sınıfın en bilinçli kesiminin oluşturduğu, sınıf eksenine dayalı İşçi Sınıfının düşünen eli partisidir.
Yani Leninist Parti.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET