Gönderen Konu: CUMHURİYET MANİFESTOSU!  (Okunma sayısı 245 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
CUMHURİYET MANİFESTOSU!
« : 29 Ekim 2019, 18:04:17 »
TKH bir Cumhuriyet Manifestosu yayınlamış;
https://www.facebook.com/KomunistHareket/posts/3000688529948517?__tn__=K-R

Hani hep diyoruz ya bu ülkede Siyaset, Ulusalcı ve Liberal Siyasetlerin Egemenliği altındadır diye!
TKH nin Cumhuriyet Manifestosu da ULUSALCI SİYASETE oturmuş bir örnektir bize göre.

"Bugün gelinen noktada Cumhuriyet fikrinin bütün temel nitelikleri ayaklar altındadır. Bir avuç zenginin kendi sınıfsal diktasını kurduğu ve halkın büyük çoğunluğunu oluşturan emekçilerin sömürüsüne dayanan yönetim biçimlerine geçilmiş durumda. Cumhuriyet, geçmişte krallara karşı HALK yönetimi iken bugün Sermayenin sınıfsal diktatörlüğü altındadır."(TKH Cumhuriyet Manifestosu)

Öncelikle soralım; Nedir Cumhuriyetin temel nitelikleri?
Eğer bu niteliklerden kasit Cumhuriyetin altı ilkesi ise, birazdan o konuyada gireceğiz.

"Cumhuriyet, geçmişte Krallara karşı HALK yönetimi iken bugün Sermayenin Sınıfsal Diktatörlüğü altındadır."(TKH Cumhuriyet Manifestosu)

Böyle, Sınıflardan bağımsız bir Cumhuriyet tanımı olurmu?
Ne zaman Cumhuriyet HALKIN  Yönetimi olmuştur?
Cumhuriyetin temel ilkelerinden biri "EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ULUSUNDUR" ve bu ULUSU da iktidardaki SINIF, yani BURJUVAZİ temsil etmektedir.

İşine gelmeyince, sınıfsal bakamayınca, sığınacağın tek liman HALKTIR tabi.
1789 Fransız Devrimi sonrası kurulan Cumhuriyette, yine Burjuvazi'nin Cumhuriyetidir.
Komünistler, olaylara ve olgulara SINIFSAL bakarlar.
23 Cumhuriyeti de bir Burjuva Cumhuriyettir.

Cumhuriyetin "Temel İlkelerinden", Bağımsızlık, Halkçılık ve Laiklik üzerine de bir kaç şey söylemek gerek.
HALKÇILIK;
Bu arkadaşlara göre; "Halkçılık, bugün sermayenin çıkarlarına kurban edilmiş, kamu yararı yandaş, işbirlikçi ve emperyalist sermaye lehine halk düşmanlığına dönüşmüştür. Yoksulluk ve işsizlik rejimin temel karakteri olmuştur."(TKH Cumhuriyet Manifestosu)

Peki Cumhuriyetin Kurucu Kadrosunun başındaki kişi Halkçılığı nasıl tanımlamış, birde ona bakalım.
"SINIFSIZ, İMTİYAZSIZ KAYNAŞMIŞ BİR KİTLEYİZ"...Mustafa Kemal.

Kendine Komünistim diyen biri ya da bir parti bu söylemi KABULLENEBİLİRMİ???
Mustafa Kemal'in Ekim Devriminin korkusundan, başına böyle bir şey gelmesinden korktuğundan, SINIFI, SINIF MÜCADELESİNİ unutturmak, yok saymak için uydurduğu bir söylemdir HALKÇILIK.
Ne yazık ki "Komünist" Arkadaşlar bu söylemi bir kazanım olarak görüyorlar....YAZIK!

BAĞIMSIZLIK;
Emperyalist-Kapitalist Sistemden kopmadan, Kapitalizm'i karşıya almadan bir BAĞIMSIZLIK olasımıdır?
Oysa Cumhuriyeti Kuran İradenin tercihi KAPİTALİZM olmuştur.
Bunuda İzmir İktisat Kongresi ile TEYİT etmişlerdir.

LAİKLİK;
Laik bir ülkede Din, Devlete bağımlı olurmu?
Üstelik bu LAİKLİK, tek bir MEZHEBİN egemenliğini gözeten, bu MEZHEBİN tüm giderlerinin DEVLET tarafından karşılandığı bir LAİKLİK.

Bize göre 1923 güdükte olsa bir Burjuva Devrimdir.
İçerisinde yer aldığı TARİHSEL KESİTTE, üretici güçler, üretim ilişkileri bağlamında İLERLETİCİDİR.

Ancak Emperyalizm Çağında İLERİCİ barutunu yitiren, çürüyen, asalaklaşan, gericileşen Burjuvazi, Sermayenin birikim dönemlerinde, dönemsel çıkarlarına uygun Cumhuriyeti yeniden yapılandırmıştır.

Geçmişe bakmak, geçmiş döneme öykünmek Komünistlerin işi olamaz.
Bugün önümüzdeki hedef bizler için; EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARTSIZ İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN OLDUĞU SOSYALİST CUMHURİYETTİR.

VEDA
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET