Gönderen Konu: SINIFLA VE DİĞER TOPLUMSAL KESİMLERLE BAĞLANMANIN ARAÇLARI!  (Okunma sayısı 192 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3336
Sonunda sağolsun bazı arkadaşlar, onların yardımıyla Politika Gazetesi'nin son sayısı bugün elime geçti, bunun yanında Emeğin Gücü Gazetesi ile birlikte.
Bunun içinde ayrıca teşekkür ederim.
Politika Gazetsinde Kemal Atakan'ın "Hareketli Gündem, Karmaşık İlişkiler, Sınıfsal Net Politik Hat ve Yığınlarla Bağlanmak" başlıklı yazısı dikkatimi çekti!
Kemal Atakan, DOĞRU bir saptama bağlamında, DOĞRU bir soru sormuş;

"Sınıf Mücadelesi açısından bakıldığında konuya yaklaşımda öne alınması gereken asıl stratejik hedef, işçi ve emekçilerin çoğunluğuna ulaşma amacıdır.
Düşününüz ki AKP, MHP, CHP, İP ve SP'nin üye, sempatizan ve seçmen tabanı aslında işçi, köylü ve emekçilerden oluşuyor. Sınıfsal çıkarları ile tamamen ters olmasına rağmen işçi sınıfı ve işçi sınıfının bağlaşığı olan diğer toplumsal katmanlar burjuva partilerini iktidara taşıyorlar. İşte asıl yoğunlaşılması gereken ve değiştirilmesi gereken denge bu. Bu nasıl olacak? Değilse geçici taktik işbirlikleri üzerine çok tartışırız."


Evet neden İşçi Sınıfı ve Emekçiler büyük oranda Sistem Partilerinin tabanını oluşturuyorlar?
Çünkü sizler Siyaset oyununu Burjuvazi'nin çizdiği, sınırlarını belirlediği alanda oynuyorsunuzda ondan.
Çizilen bu siyaset alanında, Hükümet olmak için başka bir seçenek varmı?
Bu alan KOMÜNİSTLERE kapalı değilmi?
İktidar dersen, yani sınıfsal iktidar, o hep Burjuvazinin elinde olacak, sizler SİYASETİ Burjuvazinin belirlediği ve sınırlarını çizdiği POLİTİK ALANIN dışına çıkartmadığınız sürece.

Yinede Sn Atakan'nın saptaması çerçevesinde bu soruya NE YAPMALIYIZ bağlamında yanıt aramalıyız.
Ama önce Sn Atakan'a GÜNAYDIN diyelim.
Sonunda daldıkları uykudan uyanmış arkadaşlar.

Hep söyledik, sınıfı hareketlendirmek onu kendi için sınıf konumuna getirmek için, sınıfa gitmenin SENDİKALAR dışında farklı sınıf araçlarını hayata geçirmek zorundayız.
Bunlar işyerlerinde iş yeri komiteleri ya da işyeri konseyleri, işçi sınıfının diğer toplumsal kesimlerle bir araya geldiği barınma yerlerinde ise mahalle meclisleri ya da mahalle komiteleri olmalıdır.

Neyse ki Arkadaşlar bunun farkına varmışlar ki, biraz geçte olsa EMEĞİN GÜCÜ adı altında bir yapılanmayı gerçekleştirmişler.
Umarız bu söylediklerimiz hayata geçer ve işçi sınıfının kendi için sınıf konumuna yükselmesine yardımcı olurlar.

Bu arada yazıda İstanbul Belediye Seçimlerinde Sistem Partileriyle, AKP ve MHP karşı geçici işbirliği konusuna değiniliyor.
Sanki günah çıkartır gibi Sn Atakan değinmiş bu konuya.
Belli ki kendide bu konudan rahatsız ama konduramıyor işte!
Taktikte olsa, sistem içi çözümleri, sistem partileri ile birlikte yığınların önüne getirmek, aslında sistem partilerinin, yığınlardaki öfke honutsuzluğun sistem dışına taşmaması için yüklendikleri göreve niyetten bağımsızda olsa yardımcı olmaktır.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET