Gönderen Konu: GÜVEN VE İHANET!  (Okunma sayısı 193 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3232
GÜVEN VE İHANET!
« : 11 Aralık 2019, 20:38:15 »
Öğrenmenin en iyi yolu, yaşayarak öğrenmektir demiş bir düşünür.
Aslında insan yaşamı, toplumsal gelişimlerin yanında çok kısa kalıyor.

Bitimli bir yaşam içersinde insanoğlu, yaşamının son noktasına değin öğrenmeye devam ediyor.
Bu kısa yaşam sürecinde insan acıyı, ihaneti, dostluğu birlikte yaşıyor.

İçlerinde en acı verenide, özellikle en yakınlarından gördüğü ihanet.
Böyle de olsa yinede güven duygusunu yitirmiyor.
Biliyorki kimseye güvenmeden bu yaşamı tamamlamak pek olası değil.
Güveniyor, ihanete uğruyor ama sonrası yine güvenmek zorunda kalıyor.

Tarihten pek çok örnek verebiliriz.
Spartaküsü en yakınında olan arkadaşı, Romalıya jurnallemiştir.
Sezara o meşhur "Sendemi Brütüs" söylemini söyleten oğlu gibi sevdiği Brütüs’ün sapladığı hançerdir.
Hızır Paşa, paşa olmadan önce Pir Sultan Abdalın en yakınındaki öğrencisiyken, PAŞA olduktan sonra Pir Sultan'a ihanet etmiştir.

Yaşamımıza baktığımızda pek çok Hızır Paşalar görürüz, bizi arkamızdan hançerleyen.
Yaşadığımız çıkara dayalı, insana aykırı faaliyetlerin temel alındığı bu tersine dünyada Hızır Paşalar gün be gün artmaktadır.
İnsanoğlu BEN  duygusundan arınıp, BİZ olmadıkça daha çok Hızır Paşalar, Brütüsler görürüz.

İnsanın doğaya, ürettiği ürüne, çevresine, kendine YABANCILAŞMASI, daha doğru bir deyimle İNSAN olan özüne aykırı davranarak kişisel çıkarını ön plana çıkarması, giderek toplumun ÇIKARCILIK temelinde şekillenmesi ve ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN her yanı sarması!
İşte bu YABANCILAŞMAYI ortaya çıkaran maddi koşulları yok etmeden, bu YABANCILAŞMANIN sonucu ortaya çıkan İNSANA aykırı davranışları ortadan kaldırmak olası değildir.
 
Bir gün İnsanoğlu Sınıflı Toplumların yer aldığı bu Tarih Öncesi çağı sonlandırarak, SINIFSIZLIĞA varacaktır.
Kendi Tarihini yazarken, o Tarihe kendi keyfince şekil verebilecektir.
Gerçek Tarih ancak o zaman başlayacaktır.

O dönemin Yeni İnsanı, bu yaşananlara belkide hiç bir anlam veremiyecek.
Onların kelime dağarcığında İHANET gibi bir kavram olmayacaktır.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET