Gönderen Konu: ALT EMPERYALİZM ÜZERİNE!  (Okunma sayısı 296 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3362
ALT EMPERYALİZM ÜZERİNE!
« : 03 Ocak 2020, 22:32:50 »
Alt Emperyalizm konusu ülke solu içerisinde tartışılan, önemli bir konudur.
Bu konuyu incelemeden önce, öncelikle Alt Emperyalizm'in kabaca bir tanımını yapmak gerek.

Alt Emperyalizm; Emperyalist Piramidal yapı içerisinde, üst sıralarda yer alan Büyük Emperyalist Güç olma konumunu kaçırmış, ama bu piramidal yapı çerisinde üst sıralara çıkmak isteyen ve içerisinde bulunduğu Sermaye birikiminin zorlamasıyla dışarı açılmak isteyen, Emperyal emeller içerisinde olan Kapitalist Ülkelerdir.

Burada dikkat edilecek nokta, Alt Emperyalist olmanın, Emperyalist Hiyerarşinin  en tepesinde yer alan ülkelerden bağımsız hareket etmek anlamına gelmediğidir.

Örneklemek gerekirse, kimi çevreler bizdeki Burjuvaziyi ABD'nin taşeronu olarak görürler.
Tabi ki ABD ile piramidal yapı içerisinde, rekabet ve sonucu çatışmadan doğan ve dünyadaki gelişmeleri belirleyebilmek için ortaya çıkan Emperyal Blok içerisinde birlikte yer alınabilir.
Ülke Burjuvazisi, birlikte yer aldığı Emperyal Bloktan bağımsız adım atmasa da, içerisinde yer aldığı bölgede kendi dinamikleri ile bölgedeki pastadan pay alma kavgası içerisindedir.

Özellikle ABD Hegamonyasının tüm dünyada gerilediği, özelliklede Ortadoğuda bu gerilemenin somut olarak ortaya çıktığı bir dönemde, bu gerilemenin yarattığı boşluğu değerlendirerek, içerisinde yer aldığı bölgede Hegamon güç olmak isteyen, ama dünyadaki bu hegemonya savaşından kopmamak içinde Emperyalist Blokların birinin içersinde yer alan, hem finans yoluyla hem de sanayi taşımacılığı ile sermaye ihraç eder bir durumda olan, Emperyal Piramit'in alt basamaklarından, daha üstlere çıkmak için çabalayan bir ülke olarak, Türkiye, sermaye ihracı ile bölge üzerinde emperyal emelleri olan  Alt Emperyalist bir ülkedir.

Emperyalizmin Lenin'e göre en belirgin özelliği, Emperyalizm öncesi Kapitalizm'e göre SERMAYE İHRACIDIR.
Türkiye bugün hem Finans Kurumları aracılığıyla hemde Sanayi Taşımacılığı ile Sermaye İhraç eden bir ülke konumundadır.

Nasıl ki İkinci Paylaşım Savaşı ve onu başlatan Alman Faşizm'i Hitler'e bağlanamaz, asıl nedenin Alman Tekelci Burjuvazisinin, sermaye birikiminden doğan yayılmacı politikaları olduğu görülmezse
Bugün Libyaya asker gönderilmesi konusu da, Erdoğan'ın kişisel ihtiraslarına, ya da dinsel olarak Libyada ki Hükümete yakın olmasına bağlanamaz.

Marksistler olaylara ve olgulara kişiler üzerinden değil, bu kişilerin temsil ettikleri toplumdaki SINIFLAR bağlamında bakarlar.
Kişiler sadece bu politikaların dayandığı nesnelliğin ortaya çıkardığı ÖZNELERDİR.
Tıpkı ABD de  Trumph gibi, tıpkı Brezilyada Bolsanaro gibi, tıpkı İngilterede Boris Johnson gibi.

Burada olan da Ülkede ki Sermayenin yayılmacı, Emperyal emellerinin gerçekleştirilmesine yönelik bir girişimdir.
Nedir bu Emperyal Emeller;

... Libya dünyanın en kaliteli Petrol yataklarına sahiptir.
... Libya üzerinden Akdenizde üs tesis ederek, bölgedeki Doğal Gaz kaynaklarının paylaşımında etkin güç haline gelinebilir.
... Bugün pek çok Emperyal Gücün ağzının suyunun aktığı Afrika Pazarına girişte Libya bir kapı olarak kullanılabilir.

VEDA

 
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET