Gönderen Konu: SINIF SENDİKACILIĞI!  (Okunma sayısı 475 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3394
SINIF SENDİKACILIĞI!
« : 12 Şubat 2020, 18:25:08 »
Ne yazık ki SINIF SENDİKACILIĞININ  çoktan unutulduğu, Sendikacılığın işlevinin  salt işçi ücretlerinin artması için mücadele olarak algılandığı bu ülkede SINIF SENDİKACILIĞININ ne olduğu, nasıl tanımlanması gerektiği önem kazanmaktadır.
Öncelikle Marks bu konuda isim koymasa da, Sınıf Sendikacılığını işaret eden konuşmasında ne demiş ona bir bakalım;

"Sendikalar özgün amaçlarının yanı sıra artık, daha büyük çıkarları olan tam kurtuluş için işçi sınıfını örgütleme merkezleri olarak bilinçle hareket etmeyi öğrenmelidirler. Bu amaca yönelik her toplumsal ve politik harekete yardımcı olmalıdırlar. Kendilerini tüm işçi sınıfının temsilcileri ve savunucuları sayarak ve böyle davranarak birliğin dışında kalanları da saflarına katmayı başaracaklardır.” (Karl Marks- I Enternasyonalin Cenevredeki Toplantısında yaptığı konuşma)

Demek ki SINIF SENDİKACILIĞI, her ne kadar Sendikalar İşçi Sınıfının Ekonomik Alandaki örgütleri olsa da, İşçi Sınıfının Siyasal Alandaki mücadelesinden bağımsız değildir.

Alıntıda da görüldüğü gibi, Sınıf Sendikacılığı yapmak aynı zamanda Toplumsal ve Politik Hareketlere yardımcı olmak, o hareketlerin içerisinde yer almak anlamına da gelmektedir.
Politik ve Toplumsal hareketlilik içerisinde yer alırken kullanacağı silahı onun Üretimden Gelen Gücüdür.

80 öncesi DGM leri EZDİK derken DİSK öncülüğünde İşçi Sınıfı, Üretimden Gelen Gücünü kullanarak Siyasi İktidara geri adım attırmıştır.
DİSK'in bu eylemi aynı zamanda SINIF SENDİKACILIĞININ en somut örneğidir.
Burada ki talep Ekonomik değil, Siyasal bir taleptir.

Sınıf Sendikacılığını, Düzen Sendikacılığından ayıran en önemli faktör, Siyasi talepler içinde mücadele etmesi, gerekirse bu taleplerin yerine gelmesi için Üretimden Gelen Gücünü kullanabilmesidir.

Eğer günümüzde Sendikalar, Sınıf Sendikacılığından vaz geçmiş olmasalardı, mevcut İktidar OHAL uygulamasını bu denli kolay uyguluyamaz, karşısında geçmişte DGM lerde  olduğu gibi İşçi Sınıfının Üretimden Gelen Gücünü bulurdu.
Ama o dönem bunu sağlayan, Disk'in ardında bir SİYASİ İRADE, BİR ÖNDERLİK vardı.

Sınıf Mücadelesi hem Ekonomik hemde Siyasal alanı kapsar.
İşçi Sınıfı, Sermaye'ye karşı mücadelesini hem ekonomik alanda hemde siyaset alanında verir.
İç içe geçmiş bu iki mücadeleyi biz SINIF MÜCADELESİ olarak adlandırıyoruz.

İşte Sendikaların, Sınıf Mücadelesi içerisinde yer alan bir taraf olarak, işçi sınıfının hem ekonomik hemde siyasal talepleri için vereceği mücadelenin adıdır Sınıf Sendikacılığı.
Bu nedenle de Sınıfın siyasi alandaki aklı Partisinden bağımsız olsa da, Ekonomik ve siyasal alanın bütünlüğü, Sınıfın Partisi ile aralarında organik bir bağın olmasını da gerektirir.

Lenin Komünistlerin görevini açık ve yalın biçimde Ne Yapmalıda ;
"Sosyal-demokratların görevi… ekonomik mücadelenin işçilerin arasında doğurduğu siyasal bilinç kıvılcımlarından yararlanarak işçileri sosyal-demokrat siyasal bilinç düzeyine yükseltmektir." derken Sınıfın Partisi ile Sendikalar arasındaki olması gereken organik bağın da altını çizer.
Sınıf Sendikacılığı bu bağın somuttaki görünümünü sağlar.
veda
« Son Düzenleme: 12 Şubat 2020, 19:21:50 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET