Gönderen Konu: KİTLESELLEŞMEK! AMA NASIL?  (Okunma sayısı 309 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3394
KİTLESELLEŞMEK! AMA NASIL?
« : 14 Şubat 2020, 13:03:27 »
Hepimizin ağzında "Biz Neden Kitleselleşemiyoruz" söylemi var.
Oysa Kitleselleşmek, bir diğer deyimle Yığınllarla bağ kurmak ve bunun olamama nedenlerini sorgulamak bizler için önde gelen görevlerden biri.

Lenin, kitlelerden kopuk hareketleri, Devrimci Maceracılık olarak niteler.
"Genel olarak siyasette ve özellikle işçi sınıfı hareketinde, ancak KİTLESEL etkinliği olanlar ciddiye alınır.
Kitleler olmadan siyaset maceraperest siyasettir"(Lenin-Seçme Eserler)


Bugün içerisinde yaşadığımız hayat içerisinde, Yığınlarla aramızda olması gereken bağ gittikçe zayıflamakta, hiç noktasına varmaktadır.
Tabi ki bunda, Reel Sosyalizm'in çöküşünün sonucu SOSYALİZMİN Yığınların gözünde bir seçenek olmaktan çıkması ve 12 Eylül Faşist Cuntasının Yığınlar üzerinde yarattığı ağır travmanın etkisi büyüktür.

Hepimizin üzerinde ortaklaştığı nokta bir an önce Kitleselleşerek, Yığınlarla hayatın her alanında bağlar kurarak, onlara yeniden bir Başka Dünyanın, Sosyalizmin umut olduğunu göstermek olmalıdır.

Tabi burada karşımıza geçmişte denenmiş ve yaşam tarafından yadsınmış iki yol çıkıyor.
Bunların birincisi; Kitleselleşmeyi, bir avuç Devrimci Militanın gösterdiği özveri ve mücadeleye bağlıyarak, bunun üzerinden Yığınları ayağa kaldırmak olarak gören anlayış.
Varacağı nokta, Lenin'in yukarıda dile getirdiği DEVRİMCİ MACERACILIK!

İkincisi ise, Kitleselleşmenin, Yığınların peşinden koşarak sağlanacağını sanan anlayış.
Bu yolun varacağı noktada, KUYRUKÇULUK!

Burada asıl olan Yığınların peşinden sürüklenmek değil, Yığınları peşimizden sürüklemektir.
Biz buna Kitleselleşme diyoruz.

Yığınları peşimizden sürüklemek istiyorsak, İşçi Sınıfının düşünen eli Partisi dışında, yaşama müdahil olacak, bizleri yığınlarla buluşturacak farklı SINIF ARAÇLARINI önümüzde akıp giden hayatın içerisine taşımak zorundayız.
Bunlar iş yerlerinde İşyeri Komiteleri ya da İş yeri Konseyleri, Mahallerde ise Mahalle Meclisleri ya da Mahalle Konseyleridir.
Yığınları ancak bu yol ile Peşimizden koşturabiliriz.

İşte buralarda, yaşanan nesnelliğin bize sağladığı avantajı kullanarak, ekonomik ve sosyal haklar etrafında onları toparlıyarak, bir başka dünyanın SOSYALİZMİN var olduğunu göstererek, onları Politik Mücadele içerisine katabiliriz.
VEDA
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET