Gönderen Konu: TUHAF GÜNLERİN AYDINLARINA YAKINDAN BAKIŞ!  (Okunma sayısı 193 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3303
TUHAF GÜNLERİN AYDINLARINA YAKINDAN BAKIŞ!
« : 18 Şubat 2020, 10:55:36 »
Metin Çulhaoğlu İleri Haberde "Tuhaf günlerin aydınları " başlıklı yazısında bu konuda üç örnek vermiş.
https://ilerihaber.org/yazar/tuhaf-gunlerin-aydinlari-109696.html

Bunlar Celal Şengör, İlber Ortaylı ve Yalçın Küçük.
Çelal Şengör ve İlber Ortaylı ile ilgili yazdıklarına karşın her nedense Yalçın Küçükle ilgili bir yada iki cümle dışında bir söz söylememiş.

Öncelikle Celal Şengör ve İlber Ortaylı ile ilgili yazdıklarının tümüne katılıyoruz.
Ancak Yalçın Küçük'ün bu işin dışında tutulması konusunda yazarla aynı düşüncede değiliz.
Anlaşılan birileri, kendilerini yetiştiren hocalarına duydukları vefa borçlarını bu şekilde ödüyorlar.
Bu vefalı davranışı takdir etmek gerek; ancak Yalçın Küçük, o eski, kendilerini yetiştiren Yalçın Küçük’ten çok uzakta, farklı sulara  yelken açmış durumda.

Bizde yazıda eksik gördüğümüz Yalçın Küçük ile ilgili bir kaç söz edelim.
Ne demek istiyoruz,bu konuda bildiklerimizi söylememiz gerekiyor.
Bu sular, hangi sular ve Yalçın Küçük bu sularda kimlerle beraber kürek çekmiş.
Geçmişe, yazarın TUHAF GÜNLER olarak tanımladığı geçmişe, Ergenekon Yargılamalarının olduğu döneme gidelim:

İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ergenekon davasının 22. duruşmasında 25 tutuklu sanık ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Bu davalar, korku imparatorluğunun yıkılması, halkımızın özlemi olan gerçek demokrasinin kurulması ile sonuçlanacaktır" denildi
Burada önemli olan, bu sanıkların açıklaması değil, bu açıklamayı yapanların kimler olduğu ve kimlerin, kimlerle bir araya geldiği!

“Doğu Perinçek, Deniz Yıldırım, Durmuş Ali Özoğlu, Erkan Önsel, Fatih Hilmioğlu, Hasan Ataman Yıldırım, Hasan Atilla Uğur, Hikmet Çiçek, İbrahim Özcan, Kemal Aydın, Kemal Kerinçsiz, Mehmet Bedri Gültekin, Mehmet Demirtaş, Mehmet Haberal, Mehmet Perinçek, Mustafa Balbay, Mustafa Levent Göktaş, Muzaffer Tekin, Oktay Yıldırım, Serdar Öztürk, Sevgi Erenerol, Tuncay Özkan, Turhan Özlü, Veli Küçük, Yalçın Küçük."

Şimdi şu isimlere dikkat edelim:
Doğu Perinçek, Kemal Kerinçsiz, Mehmet Haberal, Mehmet Perinçek, Sevgi Erenerol, Tuncay Özkan, Veli Küçük ve bunlarla yan yana gelen, aynı bildiriyi imzalayan Yalçın Küçük.
Bunların kimler olduğunu açıklamaya gerek bile yok.
Bunlar içinde, sol maskeli Nasyonal Sosyalistlerden(Doğu Perinçek, Mehmet Perinçek) Ulusolcu CHP' lilere(Mehmet Haberal,Mustafa Balbay,Tuncay Özkan) Maskesiz MHP' li faşistlerden (Kemal Kerinçsiz,Sevgi Erenerol) özellikle faili meçhuller konusunda bayağı bir sabıkası olanlara (Veli Küçük) kadar her cinsten kişi var.

Tabi Veli Paşasına, her fırsatta saygılarını ve hürmetlerini bildiren Yalçın Küçük de!
Yalçın Küçük’ün, Veli Paşasına karşı olan hayranlığı bununla da bitmiyor ve hep devam ediyor.

Aslında, Yalçın Küçük’ü tam olarak anlatan Oda Tv 'ye verdiği röportaj, orada asıl bugünkü siyasi kimliğini bizlere açıklıyor.
Oda Tv, Yalçın Küçükle yapılan bir röportajı yayınlıyor:

“Akepe bitiyor, benim gözümde akepe bitmiştir; İslami hükümet denemesi bir daha gelmemek üzere bitmiştir. Tabii bunun bir sonucu var, Kemalizm kazanmıştır, bunu açıklıkla söyleyeceğiz. Kimse akepe ile Kemalizmin savaşında Kemalizmin kazanacağından şüphe etmemelidir. Üç gün sürer, beş gün sürer, on yıl sürer ama KAZANIRIZ ,artık akepe’nin kazanma şansı yoktur, Türkiye batmıştır”

Ergenekon sürecinde Veli Küçük, Hurşit Tolon Paşalarına saygıda kusur etmeyen, her fırsatta onların sağlıklarıyla yakinen ilgilenen Yalçın Küçük, sonunda  yukarda verdiği röportajda açıkca KAZANIRIZ diyerek KEMALİST olduğunu bizlere itiraf ediyor.

Yaşadıklarımızı;sınıf mücadelesinin yerine Kemalizmle, AKP arasındaki mücadeleyle açıklayan bu Kemalist hala bazı sözde solcularca yere göğe sığdırılamıyor.
Geçmişi söz konusu edilerek, kendisine bir KUTSİYET atfediliyor!

Oysa bizim için önemli olan, kişinin geçmişte ne düşündüğü, ne yaptığı değil;bugün ne yaptığı, kimlere SELAM gönderdiği ve kimin yanında saf tuttuğudur.

Veli Küçük gibi, Hurşit Tolon gibi devletin derinliklerinde önemli mevkilerde bulunmuş, bu derinliklerde işlenen faili meçhullerin bizzat emrini vermiş kişiler önünde Yalçın Küçük’ün diz çökmesi, onun tüm geçmişte yaptıklarını bir anda silip atmıştır.
VEDA
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET