Gönderen Konu: KORONAVİRÜSTEN SONRA...  (Okunma sayısı 178 defa)

0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı oencel

  • İleti: 37
KORONAVİRÜSTEN SONRA...
« : 24 Mart 2020, 16:58:49 »
Koronavirüsten  Sonra…

Dünya Korona Virüs ( Kovid-19 ) salgını ile sarsılıyor. Bu öyle böyle sarsılma değil dokuz şiddetinde bir deprem gibi kapitalist emperyalist sistemi liberal serbest piyasa ekonomisiyle pazarıyla bir alt üst oluşu yaşıyor.
Görünen o ki Dünya bu virüs salgınını atlatıldıktan sonra eski dünya olmayacağı yönünde.
Yani Koronavirüsten  (Kovid-19)  Önce ve Koronavirüsten sonra gibi tanımlayacağımız değişimin miladı olacak bir durumu anlatıyor dersek çok mu abartmış oluruz?
Kapitalist emperyalist sistemin çöktüğü kesinleşirken yerine neyin geleceği ve gelenin sömürü sistemini aşan bir yeniliğe mi işaret edecek yoksa sömürü sistemi kendini yenileyerek ve sistemin liderlik yapısında cepeler arası dizilim ve geçişkenlikte değişiklik yaratarak küresel liberal kapitalist sistemin yerine; ulusal çitlerin yükseldiği daha korunmacı ve faşizan devlet destekli kapitalist emperyalist sistem mi çıkacak, daha iyimser bakanların söylediği kamuculuğun öne çıkacağı, sosyal devlet anlayışının yerini alacağı(İspanya’da özel hastahanelerin devletleştirilmesi…) yumuşak geçiş mi olacak şu aşamada belli değil.
Şu anki verili ortamda gidişatın emperyalist cephenin Şangay Beşlisi ayağında Çin’in bu süreçten daha üstün bir konumda çıkacağının ip uçlarını veriyor.
Sömürü sistemini aşacak kamucu, eşitlikçi sosyalist bir sistemin de Korona sonrası ciddi ciddi Dünya halklarında gündeme taşınacağını da yadsımadan, şu aşamada Dünya Komünist Hareketinin bu süreçteki zayıflığı bir handikapmış gibi görünsede, çöken sömürü sistemi ve ortaya çıkacak işsizlik yoksullaşma ve katı kemer sıkma politikaları Batı kapitalist sistemde toplumsal patlamalara gebe bir durumu yaratacak, bu süreçte halkın yüzünü sola döneceğini görmede yarar var.
Uzun süreden beri çıkışsızlık ve çöküş sinyalleri veriyordu kapitalist emperyalist sistem. Liberal barbarlık o kadar doymak bilmez iştahla saldırmıştı; ki sermaye için her şeyin meşru olduğu bir iştahla, sadece emek cephesini tahrip etmekle kalmamış; yeryüzünün doğal kaynaklarını da ahlaksızca, vahşi bir mahlukat barbalığıyla yok etmekteydi. Ormanlar yakılmış, yer üstü, yer altı su kaynakları kirletilmiş, canlılar aleminin doğal yaşam alanları sermaye için talan edilerek geriye can çekişen bir dünya bırakmıştı.
Korona Virüs salgınıyla ortaya çıkan durum ilk başlarda, özellikle Aralık sonu ve Ocak-Şubat aylarında Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıktığında başını ABD emperyalının çektiği, buna AB’ninde katılarak ÇİN’E vebalı muamelesi yapılarak nerdeyse tüm batı dünyasında sanal, görsel, yazınsal medyanın tüm ayakları kullanılarak ÇİN’E karşı yoğun bir kötüleme kampanyası başlatıldı, sokaklarda çekik gözlü görülenler tacize saldırıya uğradı. Bazı Koreli yada Japon turistler “Ben Çinli Değilim” yazmak zorunda kaldı.
Çok üzülerek belirteyim çok değil bir ay öncesini unuttuk, Virüs tüm dünyaya yayılınca ve enfekte olanların, ölümlerin Batıda yoğunlaşmasıyla Çin’in salgını kontrol altına almasıyla Korona Virüs salgının Çin’le ilintili olmadığı bu salgının Pendemi yani Küresel bir salgın olduğu anlaşıldıktan sonra algı değişmeye başladı (Hala ABD başkanı Trump “Çin Virüsü” demeye devam ediyor)
Türkiye ise bu süreci bırakın yönetmeyi ‘saldım çayıra mevlam kayıra’ modunda. Hala test sayısı komik düzeylerde ve bu az sayıya rağmen yükseliş eğrisi diğer ülkelere göre daha tehlikeli boyutta. Korona Virüs salgının şehirler arası dağılım açıklanmadığı gibi sokağa çıkma konusunda lakayt bir durum sürüyor.(Bu gün bankaya gittim bu lakayt durumu üzülerek gözlemledim  her yerde ne mesafeye uyma ne de maske kuralı.),Umreye 20 bin civarı insanı gönderme ve dönüşlerin denetlenememesi, daha önemlisi Türkiye geçiş ülkesi, (mülteci geçişi, uyuşturucu geçişi, cihatçı terörist geçişi gibi…) İranla uzun sınır var, ırak, Suriye keza. Tüm bunlar Türkiye’de görünenin çok üzerinde tehlikeli  bir durumu gösteriyor. Korona Virüs vakası ve yetersiz testler nedeniyle, şeffaf olmayan bir kriz yönetimi anlayışı, TTB (Türk Tabipler Birliği) DİSK sağlık ve işçi sendikası Bilim insanlarının dışlanarak sadece KARANLIĞIN partisine yakın olanlarla yönetilmesi, böylesi hayati bir durumda dahi ayrıştırıcı tutumun sürdürülmesi, ülkemizde gelecekte daha vahim durumların oryaya çıkacağını gösteriyor.
Çökmüş ekonomik yapısı, açıklanan yüz milyarlık paketten 65 yaş üstü insanlara kolonya ve maske dışında işçi emekçi ve yoksullara bir şey çıkmamaması, paketin müttehit ve işverenleri gözeten durumu, hala DİN yedirme anlayışı ile toplumu uyutmaya çalışmaya devam edeceğini, muhalif kesimi baskılama ve susturma çalışmaları, kendi gibi düşünmeyen belediyelere Kayyum atamaları son sürat sürüyor.
Bu durumda KARANLIĞIN “aynı gemideyiz” vb söylemlerin, uzlaşmacı, liberal fantezilerden uzak durarak Karanlıkla sınıfsal temelde hesaplaşmanın olmazsa olmaz olduğunu ve bunun için hazırlanmamız gerektiğini bize dayatıyor.
Ortada Dünya kapitalist emperyalist sistem içi bir hesaplaşmanın Korona Virüs üzerinden sürdüğünü ve bu hesaplaşmada Devlet kapitalizmini sözde ‘Komünist’ disiplin anlayışıyla Korona salgınını kontrol altına alan Çin’in hemen atağa geçerek başta İtalya olmak üzere AB ülkelerine ilaç, teçhizat ve insan kaynaklarıyla yardıma koşması, ABD’nin bu konudaki ırkçı, ayrıştırıcı ve hafife alan tutumu sonucu güven bunalımına dönüştüğünü gösteren sızıntıların Batı dünyasından yansıması. Korona’dan Sonraki dünyanın eskisi gibi olmayacağınında ip uçlarını veriyor. İçe kapanma ve faşizan ulusçu kapitalist sistem öngörüsü bu süreçte uzun erimli sermayenin yapısı gereği de tutarlı görünmüyor. Belki belli bir süre kapitalist emperyalist sistemin yaralarını sarma babında kullanılabilir o kadar, bu aşamadan sonra dünya halklarını sınırlar içine hapsederek sermayenin dolaşımını sağlamak zor görünüyor.
Korona’dan Sonraki Dünyada Sosyalist seçeneğin dünya halkları önüne geldiği bir süreci de yaşayacağız dersek abartmış olmayız. Özelikle KÜBA başlığı altında buna değinmede yarar var. KÜBA dün de bu gün de sağlık sistemiyle dünya kapitalist sistemine ders veriyor. Sağlığın bir insanlık hakkı olduğu, parayla satılamayacağı, insanın müşteri gibi görülemeyeceği gerçeğini sosyalist uygulama pratiğiyle dünya kamuoyunun belleğine bugün net olarak işledi. Korona Virüs salgını bulaşmış ve kimsenin limanlarına yanaştırmadığı Lüks Gemiyi insani temelde kabul etmesi, İtalya'yaya ilaç ve doktor göndermesiyle medyada yer alırken şu anda 40 binin üzerinde KÜBA’lı doktorların Dünyanın çeşitli ülkelerinde insanlığın yardımına koştuğunun altını çizmede yarar var. Tüm bunlar dünya halkları üzerinde sosyalizm adına olumlu etkiler bırakarak Korona sonrası krizin faturası kesilecek emekçi halklarda “Sosyalizm” seçeneği kendini hissettirecektir. Bu açıdan bu günden yarına yeni dünyada sol rüzgarın esmesini bekleme yerine o rüzgarı fırtınaya çevirecek bir örgütlü çalışmayı ivedi olarak yaşama geçirecek Komünistlerin birliğini yerelden evrensele taşıyacak bir anlayış üzerinde kafa yorulmalı. Özellikle kapitalist sömürü çarkının çöktüğü bu günlerde Dünya Komünist hareketinin acil toplanarak III. Enternasyonel ışığında sosyalist enternasyonel’i ayağa kaldırarak yeni Dünyanın kuruluşu için kolları sıvamanın tam zamanıdır.
Ortada çok ciddi bir salgın var, bu ister korona kuşağından mutasyon geçirmiş bir virüs olsun, isterse laboratuvar ortamında mutasyon geçirtilmiş virüs olsun. Bizi ilgilendiren yanı Kovid-19’un diğer virüslerden farkı hızlı yayılması (Kuluçka döneminde de yayılıyor) ve öldüreceği insanları seçiyor  yaşlıları ve kronik hastalığı olanları(bağışıklık sistemi zayıf olanlar)..
Bu virüsün aşı bulunsa bile mutasyonla değişeceğini ve aşıların ne kadar etkili olacağını şu anda kimse bilmiyor.
Dünya nerdeyse içine kapanmış Karantinaya alınmış görünümünde, sistemin üretim, tüketim ve tedarik zincirlerinde aksamalar durmalar ve kopmalar var ve bunun ne kadar süreceği belli değil.
Yaz ayları yavaşlasa da (Kuzey ülkelerinde yaz sıcaklığı etkili olmadığında buralarda sürebilir) bu salgının süreceğini söylüyor uzmanlar.
Eğer dünya Komünist Hareketi bu süreci iyi yönetemez ve hazırlanamazsa
Kapitalist emperyalist sistemi yeni makyajlı görünümüyle  daha vahşi bir şekilde dönecektir.
24032020
Ramazan Öncel