Gönderen Konu: ÖNEMLİ OLAN O İLK ADIMI ATMAK!  (Okunma sayısı 105 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3337
ÖNEMLİ OLAN O İLK ADIMI ATMAK!
« : 20 Mayıs 2020, 22:44:22 »

Dün olduğu gibi bugünde Marksist Hareket içersinde, Marksizmden sapmalar varlıklarını sürdürmektedirler.
Reel Sosyalizm'in çöküşü sonrası bu sapmaların sayısında belirgin nitelikte artmalar yaşanmıştır.

Geçmişin anarşizan görüşleri post modern sosa bulanarak, yaşanmışlığın ortaya koyduğu nesnel olumsuzluğun sağladığı "haklılığın" gölgesinde, yığınlara empoze edilerek, Marksizm konusunda yığınlarda bilinç bulanıklığı yaratılmıştır.
Öyle ki Marks'ın değer teorisinin geçersizliği buna bağlı olarak ta farklı dinamiklerin, işçi sınıfı yerine ikamesi gündeme getirilerek, Marksizm'in artık günü açıklamakta yetersizliği bile savlanmaya başlanmıştır.

Kapitalizm ve onu var eden Sermayenin varlığı, Emeğin sömürüsüne dayanır.
Sömürünün kaynağı CANLI EMEKTİR!
Sermaye ancak, Emeğin sömürüsü üzerinden kendini var eder olumlar.

Bu süreci belirleyen ise SINIFLARIN mücadelesidir.
Kapitalizmin işleyiş yasaları ancak Sınıf Mücadelesi alanında kendini var eder.
Tabi ki bu mücadelede bir taraf EMEK ise diğer tarafta onu, üretim araçlarının özel mülkiyetine sahipliği ile tahakkümü altına alan, onu metalaştıran, onu sınıflatıran ve  onu ücretli emek haline getiren SERMAYEDİR.

Demek ki Sermayeyi var eden Ücretli Emekse, onun yok edilme mücadelesi aynı zamanda kendini onunla olumlayan Sermayeninde yok edilmesini sağlar.
Bu bağlamda Komünistlerin sonul amacıda Ücretli Emeği ortadan kaldırmaktır.
Kendine Ücretli Emeğin kaldırılmasını hedeflemeyen, salt onun iyileştirilmesini hedef alan her hareket REFORMİZM içersinde yer alır.


Marks Grundrisse de “Aynı zaman da hem ücretli emeğin korunmasını,hemde sermayenin ortadan kaldırılmasını istemek demek ki kendi içersin de çelişkili,kendi kendini çürüten bir taleptir" (Grundrisse,Birikim Yayınları,s.399) der.

Diğer taraftan ise Sosyalizmi dar Ulusal sınırlar içersinde algılayan, kökeni İkinci enternasyonale onun Sosyal Yurtsever-Sosyal Şoven düşüncelerine dayanan, Emperyalizm Ulus Devletleri ortadan kaldırıyor gerekçesiyle Burjuvazinin Ulus Devletine sahip çıkan, Burjuvazinin Ulus Devletinin salladığı beşikte sallanan, günümüzün Kautskyleri, Bernstainleri ortaya çıkarak, Milliyetçi sosa bulanmış bir Sosyalizm anlayışıyla, bir başka taraftan bilinçleri bulandırmaya devam etmişlerdir.

İkinci Enternasyonal ve onun şürekası ile Komünistlerin kopuşu, birinci paylaşım savaşı sürecinde, İkinci Enternasyonal döneklerinin bu savaşı bir erk savaşına dönüştürmeleri gerekirken, Sosyal Yurtsever politikaları sonucu kendi ülke Burjuvalarının yanında bu savaşta yer almalarına denk düşer.

İşçi Sınıfına ters, işçi sınıfının bilincini bulandırıcı, Burjuvazinin arpalığından aşırılan vatan, yurt, bayrak içerikli bu politikaların tek bir panzehiri vardır, o da ENTERNASYONALİZMDİR.
İşte Lenin o nedenle bu İkinci Enternasyonal döneklerine karşı 3 cü Enternasyonali ve onun nüvesi olan Zimmerwald Solunu örgütlemiştir.

Gelinen nokta öyle bir hal almıştır ki, bugün teori içindeki yanlışlıkların ayıklanmasının gerektiği, çetin bir pratik haline gelmiştir.
Doğru teori olmadan, doğru pratiğin olamıyacağı genel bir doğrudur.
Teorinin sınanacağı, doğruluğunun test edileceği tek alanda yaşamın şaşmaz pratiğidir.


Bu olumsuzluklar maddi yaşamda, Sınıfla siyaset arasında olması gereken bağları da ortadan kaldırmış.
Sınıfla, siyaset arasındaki bağları kurması gereken Sınıf hareketinin politik öncüsünün yokluğu, Sınıf hareketinin yazgısını bir avuç sendika bürokratının ellerine bırakmıştır.

Ne yazık ki yaşamın pratiğinin işleyiş hızı, işçi sınıfının ve emekçilerin eylemliliğinin çok önünde seyretmektedir.
Eğer Sınıfın öncüsü, Sınıf hareketinin eylemliliği içersinde ortaya çıkacak ve var olacaksa, bu eylemliliği yükseltmek tüm Komünistlerin görevi olmalıdır.

Sınıf Hareketi içerisinde yer alan Emek Örgütleri, ardındaki siyasi güçlerin denetiminde kendi oluşumlarını ön plana çıkartarak, bir birlerini yok saymaktadırlar.
Sendikalar aynı iş kolunda bırakalım sağ eğilimli olanları, sol eğilimliler içersinde bile bölünmüş durumdadırlar.
Bu durumun ortaya çıkarttığı gerçek; İşçi Sınıfının SİYASAL BİRLİĞİ sağlanmadan, Ekonomik alanda bu dağınıklığın devam edeceği yönündedir.

O halde yapılması gereken; Politik Bir Sınıf Hareketinin yaratılması, tüm Komünistlerin önünde ivedi olarak gerçekleştirmesi gereken bir GÖREV olarak durmaktadır.
Bunun ilk adımı da KOMÜNİSTLERİN BİRLİĞİDİR!

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET