Gönderen Konu: SİZ HANGİ SAFTA YER ALIYORSUNUZ?  (Okunma sayısı 117 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı veda

  • İleti: 3352
SİZ HANGİ SAFTA YER ALIYORSUNUZ?
« : 30 Haziran 2020, 12:27:43 »
İnsanların üzerinde yaşadıkları toprak parçası ile etkileşiminde belirleyici olan duygusallığın ötesinde,  yaşadığı toprak parçası üzerinde gerçekleştirdiği maddi ilişkileridir.
Yaşamın içersinden doğmuş olan bir halk deyimi, bu saptamayı çok açık bir biçimde doğrulamaktadır."İnsanların Vatanı Doğduğu Yer Değil Doyduğu Yerdir."

Bu bağlamda baktığımızda, günümüzde üretimin sınırları aşması  ileri boyutlarda toplumsallaşması, iş bölümünün çoğalması bunun sonucu olarak emeğin çeşitliliğinin artması ve de en önemlisi üzerinde yaşadığı toprak parçasından koparak tüm dünyada serbestce dolaşabilmesi onu her türlü Ulusal kavramların ve onların türevlerinin dışına taşımıştır.
Bu gerçeklik emeğin tüm dünyada birlikte örgütlemesinin, yani Enternasyonalin oluşturulmasının da maddi koşullarını yaratmıştır.


Sermaye, Kapitalizmin tüm dünyadaki varlığını ortadan kaldıracak bu gerçeğin gelişimini engellemek için, ULUS DEVLETLER aracılığıyla emeği, Ulusal sınırlar içerisine kapatır.

Onun zihnini Ulusal çitlerle örmek için, Ülke Çıkarını, Yurt Çıkarını tüm Toplumun Çıkarı gibi göstererek, onu aldatarak onun bilincini Yurt, Vatan, Bayrak gibi değerlerle bulandırır.

Sermaye kendi çıkarlarını VATAN, YURT, BAYRAK etiketleriyle satarken, ne yazık ki kendini Sosyalist, Komünist olarak tanımlayan bazı siyasi yapılar da, niyetlerinden bağımsız da olsa, bu bilinç bulanıklığı yaratmada Sermayeye yardımcı olurlar.

Vatan egemenlerin kendi egemenlik alanlarını belirlediği, sınırlarını çizdiği, kendine mülk edindiği toprak parçasıdır.
Bu mülkün korunabilmesi içinde, o topraklarda yaşayan insanların bilincine bu mülkün dokunulmaz olduğunu, kutsal olduğunu
yerleştirmek için tüm ideolojik silahlarını kullanır.

Böylece artık bu mülkün korunabilmesi veya genişletilmesi bağlamında kullanılacak kaynak o topraklarda yaşayan insanlardır.

İşte yıllardır egemenler Yurt adına, Vatan adına, hem mülklerini korumasını hemde onların genişletilmesini bu toprak parçasında ki insanları kullanarak sürdüregelmişlerdir.
Bu mülkün genişletilmesi adına bulundukları toprak parçasındaki insanları, bir başka toprak parçası üzerindeki insanlara
saldırtarak, halkları birbirine düşman etmişlerdir.


Bu yayılmacılık ta kullandıkları argüman Yurt Çıkarları, Vatan çıkarları, Ülke çıkarlarıdır.
Oysa burada asıl olan çıkar EGEMENİN ÇIKARIDIR.
Vatan, Yurt gibi burjuva kavramlar üzerinden siyaset yapmak, Komünist siyaset değildir.

Ayrılıklar beraberinde sol içersinde bir  saflaşmayı da ortaya çıkarmıştır.
Bana göre bugün, bu saflaşmada yer alan taraflardan birisi Ulusal Sol.
Diğeri ise her türlü Ulusalcılığı ve onun türevlerini yadsıyan Enternasyonalist soldur.

Ulusal sol, Mali sermayenin dünya çapında egemen bir güç olmasının ancak Ulusal olanın yanında yer alarak onu koruyarak engelleneceğini söyler.

Enternasyonalist sol ise, eski Ulus Devletlerin çözülerek yeniden yapılanma içersine girdiğini, eskinin Ulus Devletlerinin yanında olmanın gelişime direnmek olduğunu, bir Dünya sistemi olan Kapitalizme  karşın verilen mücadelenin zafere ulaşmasının tüm dünyadaki Emek Güçlerinin birlikte hareket etmesi ile olası olabileceğini belirtir.


Bu temel ayırım bence geleceğinde belirleyicisidir.
Bu konuda tutacağınız saf, sizin geçmişi nasıl değerlendirdiğinizle, günümüzü nasıl gördüğünüzle yakın ilişkilidir.
Bu temel ayırım sizin, örgüt anlayışınızla sizin Devrim Stratejinizle yakından bağlantılıdır.
veda
« Son Düzenleme: 30 Haziran 2020, 14:30:59 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET