Gönderen Konu: " EKSİ ZAM " !  (Okunma sayısı 298 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1821
" EKSİ ZAM " !
« : 02 Eylül 2020, 14:03:08 »

Türk-İş'e bağlı Hava-İş ...

Geçmişi de enteresan ;Adalet Partisinin politikalarını ve Türk-İş’in uzlaşmacı “partiler üstü” politikalarını destekliyordu.

12 Mart sürecinde ; DİSK ile TÜRK-İŞ arasındaki işçi sınıfı sorunlarına ve dahi genel sorunlara bakış biçimi sendikal ortamlarda en fala tartışılan konular arasında olmuş.

Devlet politikaları güdümünde hareket eden Türk-İş 'e bağlı Hava-İş de aynen bu şekilde düşünüyordu.

Grev ilanı Bakanlar Kurulu kararınca engellenmiş olsa da Danıştay’ın yürütmeyi durdurmasıyla,1977 yılının 3 Şubat itibariyle, İstanbul Ankara ve İzmir hava limanlarında grev başlatılmış, 5 günlük grevin ardından Bakanlar Kurulu bu kez de 60 günlük ERTELEME kararıyla sendikanın karşısına çıktı, fakat Danıştay’ın yürütmeyi tekrar durdurmasına karşın sendika grevi sürdürmedi... 

1977 'de Genel Başkanlığın değişmesiyle ( Balcı'dan Barın'a ) sendikada ilk defa işçi sınıfından bahsedilmeye başlanmış fakat '77 seçimlerinde CHP'nin desteklenmesi kararı alınmıştı yine de .( Siyasi konjonktür gereği falan da filan ! GEÇİNİZ !TÜRK-İŞ BÖYLEYDİ DE DİSK FARKLI MIYDI ALDIĞI SEÇİM KARARINDA? Yooo; koşa koşa gidip CHP'ye oy verdirttiler! ... )

78'deki grevi de ,işçi "babası" dedikleri Ecevit 30 gün erteleme kararı ile durdurmuştu...

Her yeni süreç, beraberinde yeni kavramları da gündeme getirmektedir; tüm sendikacılık hayatı, devlet güdümünde ve düzeni sağlamak erekli çalışmalarla geçen TÜRK - İŞ ,31.08.2020 tarihinde bağıtlanan 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesiyle bir ilke imza attı ! EKSİ ZAM ! 1921 'in sonuna dek geçerli olan sözleşmede aslında uzlaşmada (!) :

( Kokpit personeli (16-1: F/O, 17-1: Pilot, 27-1 (Süt izni iş grubu)) için %50 oranında,
 Kabin personeli için (15-1 Kabin memuru, 25-1 (Süt izni iş grubu)) %35 oranında,
 Yer personeli (26. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde yer alan veya Protokol ile belirlenen ve
yukarıdaki maddelerde belirtilen iş grupları dışında kalan diğer iş grupları ve yurt dışı
merkez tayinli personel ikramiye ödemeleri dâhil, gebe idari izinli personel ücreti hariç) için
%30 oranında kesinti yapılarak bu ücret ve ödemelerin yeniden belirlenmesi,

2. 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi Madde 32: Ücret ve Ücret Zamları B- Ücret Zammı I. Yıl 2.
Altı Ay ve II. Yıl 1. Altı Ay ve 2. Altı Ay ücret zamları nispetinde ilerletilen kıdem ücreti üzerinden
(26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi Ek-1 Aylık Kıdem Ücret Cetveli) %30 oranında kesinti yapılarak
yeniden belirlenmesi, ... )

Söz konusu toplu sözleşmeye AKP GENEL BAŞKANI' nın da katılmasıyla UZLAŞMA SAĞLANMIŞ OLDU ! Çünkü, küresel anlamda pandemi nedenli tarihte eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik çöküntü içine girilmiş ve bazı önlemler alınması gerekiyormuş. Bırakın pandemi zırvasını ;KAPİTALİZM ÇÖKÜYOR-ÇÖKTÜ! Kendi sistemlerini ,kendi iç çelişkileri nedenli çöküş yoluna soktular. Ama düzen devam edecek ya, böylesi palyatif tedbirlerle günü kurtaracaklar ! KURBAN kim ? İŞÇİ SINIFI !

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki ; ileriki tarihlerde antropologlar incelemeye alacak : İşçi sınıfının sorunlarını liberaller tartıştı !

Ama şunu kesinlikle göz ardı etmemek gerek ; ne ideolojilerin,ne de  işçi sınıfının  sonu geldi .Liberalizmin bulandırdığı kafalar elbet eski sağlığına kavuşacak.


Kapitalist dünya ile bütünleşmek , rekabet etmek adına işçilerin "iyi huylu"  hale getirilmesi zorunludur.Bu nedenle de onların örgütlerini zayıflatarak  işlevsiz hale getirmek kapitalistin birincil görevidir.

İşçileri kontrol altına almak, onların ücretlerini kontrol etmekle eş anlamlı;ya bu şartlara razı olacaksın ya da emek gücünü senden çok daha ucuza satan bir çalışanı her zaman buluruz diyerek korkutulan bir sınıf var karşımızda.

Tüm bunlar ,kapitalistlerin kendi dünyalarında rekabet içinde karlarına kar katmak için çok elzem.

Sonuç: Zaten yoksul olanların giderek daha daha yoksullaşması oluyor !

Şunu da unutmayalım :Sendikanın güçlü olduğu yerde, kapitalistler, maliyeti azaltarak rekabette üstünlük sağlamak için ücretleri istedikleri düzeye indiremez!

İşçi sınıfı kavramının muğlaklaştırıldığı  bu zamanlarda ;sınıfın  kendisini önemsiz,etkisiz,mücadele azmini kaybetmiş ,etkisiz bir eleman gibi görmesini sağladılar. Bu aşamada  üretim, dağıtım ve bölüşüm üçlüsünün arkasındaki gerçek gizlenmiş  ve sömürü,üretim araçlarındaki mülkiyet,artık-emek gibi kavramlar da tartışılmaz hale geldi. Çünkü, düzen için tehlike potansiyeli ortadan kalkmalıdır.

Halbuki ,sınıf bilinci gereğini yerine getirmek için üretim sürecindeki ilişkilerin doğru şekilde kavranması gerekir ,zira kendisi için sınıf olabilmek için bu olmazsa olmaz bir zorunluluktur.


« Son Düzenleme: 02 Eylül 2020, 14:09:23 Gönderen: Solplatform5 »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.