Gönderen Konu: ENDER HELVACIOĞLU KİMDİR TANIYALIM!  (Okunma sayısı 260 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3408
ENDER HELVACIOĞLU KİMDİR TANIYALIM!
« : 06 Eylül 2020, 15:08:36 »
İzge Günal, Gazete Manifesto da "Bilim Ve Gelecek" diye bir yazı yazmış.
Yazının konusu Bilim Ve Gelecek adlı Derginin işlevi konusunda.
Ancak bu işleve değinirken Derginin sahibi Ender Helvacıoğlunu da yere göğe koyamamış.

Merak edenler için Ender Helvacıoğlu'nun siyasal kimliği üzerinde durmakta yarar var.
Bir zamanların , Yavuz Alogan ile birlikte PERİNÇEK destekçisi Ender Helvacıoğlu, sonra SİP TKP ye oradan HTKP ye transfer olmuş, şimdilerde nerede olduğu pek bilinmiyor.
SİP TKP de olduğu dönemde bile bir türlü Perinçek yandaşlığını üzerinden atamamış.

"TKP ve İP, programları ve politik hatları farklı iki siyasal parti. Ama genel sınıf mücadelesinin yarattığı nesnel saflaşmada aynı cephede olduklarından da kuşku yok. Tabii ki yeri geldiğinde çelişirler ve tartışırlar. Ama bu düşmanlar arasında değil, halk safları içinde gerçekleşen bir çelişme ve tartışmadır. Dolayısıyla buna uygun yöntemlerle, olgunlukla ve birbirini geliştirmeyi hedefleyerek yaşanmalıdır."
(Ender Helvacıoğlu)

Bilmiyorum Ender Helvacıoğlunun bu yaklaşımına SİP TKP den arkadaşlar katılırlar mı?

Onu daha iyi tanıyabilmeniz için 1917 yılında yazdığımız bir yazıyı burada paylaşmak istiyorum.

"John Reed’in “Dünyayı Sarsan On Gün” adlı eserinden Sergei Bondarçuk’un aynı adla uyarladığı filmin ünlü sahnesini herkes bilir. Bir Menşevik ile bir işçinin polemiğini canlandıran sahne. Menşevik uzun uzun anlatmaktadır, işçi ise sürekli sormaktadır: “Burjuvaziden mi yanasın, proletaryadan mı?” Menşevik yine bir araba laf etmekte ama bir türlü işçinin sorusuna yanıt verememektedir.
İşçi temel çelişmeyi (kalın çizgiyi) yakalamıştır, tavrını almıştır ve dünyanın en net insanıdır. Menşevik ise kalın çizginin etrafında dolanmakta ve bir türlü yakalayamamaktadır.
Şimdi, günümüzün en kalın çizgisini çekmeye çalışalım: ABD’den yana mısın Türkiye’den mi?
Bakın, “kapitalizm”, “Türk devleti”, “Türkiye emekçileri”, “sosyalizm” vb. demiyorum. En kalın, en kaba hattı çiziyorum ki, konum belirlemek çok daha kolay olsun...
Bu soruya “Türkiye’den” yanıtını veremiyorsan, geçmiş olsun. Senin bu halkın değerleriyle, birikimiyle, dahası yurtseverlikle, devrimcilikle, sosyalistlikle hiçbir ilişkin yok demektir. İpini koparmışsın, ipsiz sapsızsın! NATO generalleriyle de kol kola girersin, Amerikan bayrağı altında da “devrimcilik” taslarsın, halka kurşun da sıkarsın, her haltı yersin… Seninle işimiz olmaz.

Soruya “Türkiye’den” diye yanıt verebiliyorsan, canım ciğerimsin. Şimdi gel konuşalım, kalınlıkları inceltelim, kabalıkları kibarlaştıralım, bulanık kalan noktaları netleştirelim."
http://www.abcgazetesi.com/bu-memleket-bizim-8087yy.htm (Bu Memleket Bizim-Ender Helvacıoğlu)


Bizimde seninle işimiz olmaz!
Sen bizim ne canımızsın, nede ciğerimiz!

Doğrudur bizler  Yurt bağlamında ipsiz,sapsızız,daha doğrusu biz Komünistler’in bir vatanı yoktur,bizlerin  Yurdu TÜM CİHANDIR.
Bu nedenle de YURTSEVERLİKLE hiçbir ilişkimiz olmamıştır.
Bizim ipimiz tüm Dünyadaki Halklara,Ezilenlere,Mülksüzlere,İŞÇİ SINIFINA bağlıdır

Bizler Amerikan Bayrağı altında Devrimcilik taslamıyacağımız gibi,AY YILDIZLI  Bayrak altında da DEVRİMCİLİK taslamayız.
Her iki bayrak da Burjuvazinin BAYRAĞIDIR.
Biz Devrimciliğimizi,tüm Dünya Ezilenlerinin,İşçi Sınıfının Bayrağı olan KIZIL BAYRAK altında yaparız!

Ender Helvacıoğlu aklı sıra  Amerikamı,Türkiyemi sorusunu sorarak kendini çok akıllı sanıyor ve böylece kendine gelen karşı eleştirilerden  kaçabilmek için geniş bir alan açıyor.
Üstelikte bunu Burjuvaziden mi, Proletaryadan mı yanasın sorusuyla eş değer tutuyor.

Oysa Proletaryadan mı,Burjuvaziden mi yanasın sorusunun yanıtından kaçabilecek bir alan yok.
Okadar net ve açık bir soru.
Bu soruyu soracak kişinin vereceği yanıt da KIVIRTMA şansı bulunmamakta!
Amerikadan mı Türkiyeden mi yanasın sorusun da pek çok kaçamak yanıt verecek yollar var.

Komünistler için Ülke isimlerinin hiçbir önemi yok.
Bizim için asıl olan o ülkelerde kimlerin  iktidarı elde tuttuğu sorusudur.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Salih58

  • İleti: 22
Ynt: ENDER HELVACIOĞLU KİMDİR TANIYALIM!
« Yanıtla #1 : 07 Eylül 2020, 02:15:40 »
Konu Ender Helvacıoğlu ile ilgili açılmış ama ben meseleyi daha genel bir bağlamda ele almak istiyorum. Özellikle ulusal bayraklar konusunu...Evet, Komünistlerin bayrakları kızıl bayraklardır. Fakat hangi ülkenin olursa olsun, ulusal bayraklar konusunda bu kadar takıntılı olmamalı bence... Bugün her ülkede toplum, gerek eğitim kurumları, gerek ise görsel-yazılı basın vasıtasıyla yoğun bir ulusçu anlayış doğrultusunda şekillendiriliyor. Dolayısıyla bu tarzda şekillendirilmiş her toplum bireyinden aynı enternasyonalist bakış açısını kendiliğinden kazanmasını bekleyemezsiniz. Bunlar için zaman ve herşeyden önce bir mücadele sürecinde oluşabilecek bir bilinç gerekli... Ulusal bayrağı eline aldın demek ki ulusalcısın sen gibi bir yaklaşım gerçekci değil. Bu konuyu bu kadar takıntı yapmakta ulusçu bir anlayış doğrultusunda biçimlendirilmiş kişileri soldan ve emek mücadelesinden uzaklaştırma tehlikesi taşıması bağlamında anlamsız ve tehlikelidir. İnsanlarda ulusçu yaklaşımların kalıplarını kırabilecek enternasyonal bir zihin yapısının oluşumunun, emek mücadelesi kapsamında gelişebileceğini düşünüyorum.

Diğer bir konuda yurtseverlik konusu... Lenin kendi döneminde, özellikle 1. Dünya Savaşı arefesinde Yurtseverlik kavramına büyük bir düşmanlık besliyor, hatta bu kavramı duymaya bile tahammül edemiyordu. Fakat o dönemde yurtseverlik kavramına dayanan 2. Enternasyonal üyeleri, savaşta her ülkenin işçilerinin kendi ülkelerinin çıkarlarını desteklemelerini ve kendi ülkeleri için savaşmaları gerektiğini salık veriyordu. Yani Fransız işçilerin İngiliz işçilerini, İngiliz işçilerinin Fransız işçilerini yurtseverlik anlayışı doğrultusunda katletmelerini... Bu tabi ki Lenin için kabul edilemez bir durumdu ve buna tepkisini sert bir şekilde ortaya koydu. Fakat bugün Türkiye solu içerisinde yurtseverlik kavramını benimseyen fraksiyonlar içerisinde buna benzer bir tutum takınan, mesela Yunanistan ile son dönemde yaşanılan problem özelinde bakarsak, Türk emekçilerinin, Yunan emekçilerine kurşun sıkmasını savunabilecek bir yaklaşımı savunan bir anlayış söz konusu değil. Daha çok Anti-Amerikancılık ekseninde bir yurtseverlik söz konusu... Bu da Orta Doğu gibi bir coğrafyada anti-emperyalist bir tutuma tekabül etmektedir.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3408
Ynt: ENDER HELVACIOĞLU KİMDİR TANIYALIM!
« Yanıtla #2 : 07 Eylül 2020, 13:11:06 »
Bazı konuların aması, fakatı olmaz!
Komünistler o konularda NET OLMAK zorundadırlar.
Öncelikle o konulardan biri Ulusal Bayraklar ise ve Egemenler o Bayrak altında o Bayrağın kutsallığını empoze ederek, Emperyal Emellerini gerçekleştirmek için, Yurt çıkarı, Ulusal çıkar adı altında bunları, Bayrak  motifiyle süsleyerek Egemenliği altına aldığı Halkı, başka Halkların üzerine saldırtıyorsa.

Komünistlere düşen, yığınların geri bilinçlerine yerleştirilmiş olan Yurt, Bayrak gibi kavramlara karşı o geri bilinci, o kutsallığı kırmak için mücadele vermek zorunda olmalarıdır.
Bunun aksi davranmanın bizde ki adı POPÜLİZM dir.

Biz bu Ülkede ellerinde Ay yıldızlı Bayrakla miting yapan "Komünist Parti" Başkanları gördük.
Yığınsallaşacağım diye, Kitleselleşeceğim diye Popülizm batağına batan, tıpkı egemenler gibi yığınların geri bilincinde yer alan,
Burjuvazinin arpalığında hazır kuvvet bekleyen, oradan aşırma Yurt, Bayrak gibi Burjuva Değerler üzerinden Siyaset yapan "KOMÜNİSTLER" gördük.
Siz hiç Bolşeviklerin elinde Kızıl Bayrak ya da İktidarı aldıktan sonra Orak Çekiçli BAYRAK  dışında başka bir BAYRAK gördünüz mü?

Bayrak, Burjuvazinin "kendi" sömürü alanını belirlemek için etrafını kırmızı çitlerle ördüğü, adına Yurt denen toprak parçasın da, Burjuvazinin Egemenliğini simgeleyen bir figürdür.
O toprak parçası üzerinde egemen olan Sınıf kimse, Bayrakta  O SINIFI TEMSİL EDER.

İşte Burjuvazi Yığınları, bu Bayrak tüm Ulusu temsil ediyor diye aldatır.
Ulus olan, o toprak parçası üzerinde Egemen olan SINIFTIR.
Ulus Çıkarı da o toprak parçası üzerinde egemen olan SINIFIN ÇIKARIDIR.

Yurtseverlik konusu bu forum da yeterince işlenmiştir.
Bu konu üzerinde ki düşüncelerimizi öğrenmek isteyen, Forum konularına bakabilir.

Salih Arkadaş yazısının sonunda şöyle bir cümle kullanmış!
"Daha çok Anti-Amerikancılık ekseninde bir Yurtseverlik söz konusu... Bu da Orta Doğu gibi bir coğrafyada anti-emperyalist bir tutuma tekabül etmektedir."

Bu saptamaya göre işimiz çok kolay!
Her Amerika karşıtlarını Anti-Emperyalist görebiliriz!
Suriye de Beşer Esad, İran da Molla Rejimi, Irak ta Saddam, Hamas, Hizbullah, Rusya, Çin, ANTİ-EMPERYALİST, hatta Perinçek'in yol arkadaşı, birlikte aynı gemide yer aldığı Erdoğan'ı bile bu mantıkla Anti-Emperyalist görebilirsiniz!

Anti-Amerikancı dediğiniz zaman bunun içini doldurmalısınız!
Her zaman yazdığımızı  bir kez daha yineliyelim.

Kapitalizme karşı olunamadan Emperyalizme Karşı olunmaz.
Anti-Emperyalist olmak için OLMAZSA OLMAZ , ANTİ-KAPİTALİST olmaktır.

VEDA


« Son Düzenleme: 07 Eylül 2020, 15:33:23 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET