Gönderen Konu: SOSYALİZMDE(KOMÜNİST TOPLUMUN ALT EVRESİ), NASIL BİR DEVLET VAR?  (Okunma sayısı 124 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3408
Reel Sosyalizmin çöküşü sonrası, Burjuvazi ve onun sol içerisindeki turuva atları Ekim Devrimine ve Ekim Devriminin mimarı Lenin'e karşı bir saldırı kampanyası başlatmışlardır.
Kapitalizmin sona gelip, dayandığı  bu evrede, buradan Devrimci Vazife çıkartacak Leninlere ihtiyacımız olduğu bir dönemde, bilinçli olarak yapılan saldırılardır bunlar.
Bu kampanya da pek çok kişi, niyetlerinden bağımlı ya da bağımsız bu kampanya içerisinde yer almışlardır.
Ekim Devrimine DARBE diyenleri gördükte, Ekim Devrimini Karşı Devrim olarak niteleyenlere rastlamamıştık.
Geçenlerde Facebook ta bir kendini bilmez, 17 Şubat Devrimini Devrim olarak nitelerken, 17 Ekim Devrimini bir Karşı Devrim olarak niteleme HADSİZLİĞİNE düşmüştür.

Yusuf Zamir de geçmişte, her ne kadar karşı devrim demese de, buna yakın sözler etmiştir.
"1917 Şubat devrimi, gerçek bir halk hareketi olarak devletin pratik eleştirisini hayata geçirmeye başlamıştı. 1917 Ekim'inde devlet iktidarını ele geçiren bolşevik siyaset ise, devletin pratik eleştirisini geliştirmekte olan işçi kontrolü hareketini, devlet dışı otonom örgütlenmeleri, fabrika komitelerini ezerek, doğrudan demokrasinin vazgeçilmezi olan çok sesliliği bastırarak, sovyetleri işlevsizleştirerek, böylece 1917 Şubat'ında başlayan devrimi boğarak, devrimin darbelediği merkezi-bürokratik devleti yeniden ayağa kaldırmıştır."(Yusuf Zamir)

Ne yazık ki tüm bunlar, niyetten bağımsızda olsa, yeniden bir Ekim Devrimine tahammülü olmayan Burjuvazinin ekmeğine yağ sürmektedir.

Yusuf Zamir'in Lenin takıntısı, DEVLET konusundadır.
Bu yazı da Yusuf Zamir'e yanıt vermeye çalışacağız.

Biz Marksistlere göre Devlet özet olarak;
1)Devlet sınıf karşıtlıklarının bir ürünüdür
2)Devlet bir sınıf egemenliği biçimi olarak,bir sınıfın diğerleri üzerindeki, baskı ve zor aracıdır.
Yani Devlet'in olabilmesi için sınıfların ve sınıf karşıtlıklarının olması gerekir.


Bu tanımları şimdilik bir kenara koyalım.
Çünkü bu tanımlar ilerde bize gerekli olacak.

Yusuf Zamir Lenin'i, Devletli Sosyalizmi savunmakla eleştiriyor.
Oysa Lenin Sosyalizmde Devlete vurgu yaparken bu Devletin özsel anlamda bir Devlet olmadığını, klasik anlamda, bir zor ve baskı aygıtı olma anlamında Devletin sönümlendiğini, burada ki Devletin salt paylaşım ilkesinden doğan, Burjuva Eşitlik İlkesine dayanan Burjuva Hakkın gerektirdiği, bu hakkı düzenleyecek bir kuruma gerek duyulduğu için Burjuvasız Burjuva Devlet olduğunu dile getiriyor. 

Lenin'in bu konuda tam ne söylediğini açıklamadan önce Marks'ın Komünist Toplumun ilk evresinde bu konuyla ilgili ne söylediğine bakalım;
"Besbelli ki, burada uygulanan ilke, eşit değerler değişimi olduğu ölçüde, meta değişimini düzenleyen ilkenin aynıdır. İçerik ve biçim değişmiştir, çünkü değişmiş koşullar altında hiç kimse emeğinden başka bir şey veremez ve öte yandan da bireylerin mülkiyetine bireysel tüketim araçlarından başka hiçbir şey geçemez. Ama birey olarak ele alınan üreticiler arasında bunların dağıtımı konusunda egemen ilke, eşdeğer metaların değişimine hükmeden ilkeden farksızdır: bir biçimdeki belli bir miktar emek, başka bir biçimdeki eşit miktar emekle değişilmektedir.
Demek ki, meta değişiminde eşdeğer değişimi, tek tek durumlarda değil, yalnızca ortalama olarak varolduğu halde, burada, ilke ile pratik çekişme içerisinde olmamasına karşın, eşit hak, hâl⠖ilke olarak– burjuva haktır.
... Bu eşit hak, eşit olmayan bir emek için eşit olmayan bir haktır. Hiçbir sınıf farkı tanımaz, çünkü herkes bir diğeri gibi yalnızca bir işçidir; ama eşit olmayan bireysel yetenekleri ve böylece de üretken kapasiteyi doğal bir ayrıcalık olarak zımnen kabul eder. Demek ki bu, özünde, her hak gibi eşitsizliğe dayanan bir haktır....
Ama bu gibi kusurlar, uzun ve sancılı bir doğumdan sonra kapitalist toplumdan çıkıp geldiği şekli ile komünist toplumun birinci evresinde kaçınılmaz şeylerdir."(Karl Marks Gotha Programının Eleştirisi).


Tekrar Lenin'e dönelim;
"Komünizm, ilk evresinde, ya da ilk aşamasında, henüz ekonomik olarak bütünüyle olgun ve tamamıyla kapitalizmin geleneklerinden ve izlerinden kurtulmuş olamaz. Böylece, komünizmin, ilk evresinde, ‘burjuva hak dar ufkunu’ koruması ilginç olgusu. Elbette, hakkın standartlarına uyulmasını zorla sağlayabilecek bir aygıt olmadan hakkın hiçbir anlamı olmadığından, tüketim maddelerinin dağıtımı
bakımından burjuva hak, kaçınılmaz olarak burjuva devletin varlığını öngörür."
Bundan, komünizm altında, bir süre için, yalnızca burjuva hakkın değil, burjuva devletin de, burjuvazisi olmadan, kaldığı çıkar. (Lenin, Toplu Eserler, c. 25, s. 475-6)


Ve devam edelim;
"... (Genellikle sosyalizm denilen) komünist toplumun ilk evresinde ‘burjuva hak’ bütünüyle değil, yalnızca kısmen, yalnızca o ana kadar gerçekleştirilen ekonomik devrim ölçeğinde, yani yalnızca üretim araçları bakımından ortadan kaldırılmıştır... Ancak, ... toplumun üyeleri arasında ürünlerin dağıtımı ve emeğin paylaştırılmasında düzenleyici (belirleyici öğe) olarak varlığını sürdürür. ...
... ‘burjuva hak’ dışında başka bir standart yoktur. Bu ölçüde, dolayısıyla, hâlâ, üretim araçlarının kamu mülkiyetini güvence altına alırken, çalışmada eşitliği ve ürünlerin dağıtımında eşitliği güvence altına alacak bir devlete ihtiyaç sürmektedir.
Burada ele almamız gereken, kendi temelleri üzerinde gelişmiş olan değil, tersine, kapitalist toplumdan doğduğu şekliyle bir komünist toplumdur; dolayısıyla, iktisadi, manevi, entelektüel, bütün bakımlardan, bağrından çıktığı eski toplumun damgasını hâlâ taşıyan bir toplumdur.
Artık kapitalistler, sınıflar olmadığından ve bunun sonucunda hiçbir sınıf bastırılamayacağından, bu ölçekte devlet sönümlenir.
Ama gerçek eşitsizliği kutsayan ‘burjuva hakkın’ güvence altına alınması hâlâ sürdüğünden, devlet henüz tamamıyla sönümlenmemiştir. Devletin tamamıyla sönümlenmesi için tam komünizm gerekir.”
(Lenin, Toplu Eserler, c. 25, s. 472)


Tekrar baştaki Devlet tanımlarına geri dönelim şimdi!
Lenin burada,sınıflar ve kapitalistler olmadığına göre, bu ölçekte Devlet sönümlenir diyor.
Yani!
1)Sınıf Egemenliği Biçimi olarak
2)Sınıf Karşıtlıklarının olmaması anlamında
3)Baskı altında tutulacak sınıf kalmaması anlamında
DEVLET SÖNÜMLENMİŞTİR.


Evet bir devlet var ama bu devlet,sınıf egemenliği anlamında,bir devlet değil.
Bu Devlette sınıf karşıtlıkları yok!
Bu Devlette baskı altında tutulacak sınıf yok.
Bu devlet sadece, burjuva eşitlik ilkesi sonucu ortaya çıkan burjuva hakkı düzeleyen bir kurum.
O nedenle Lenin bu Devlete BURJUVASIZ BURJUVA DEVLET demiştir.
Burada vurgu BURJUVA HAKKADIR, SINIFLARA DEĞİL.

veda

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET