Gönderen Konu: YA ÖLÜ YILDIZLARA HAYATI GÖTÜRECEĞİZ, YA DÜNYAMIZA İNECEK ÖLÜM!!!  (Okunma sayısı 181 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
STRONTIUM 90

Acayipleşti havalar,
bir güneş, bir yağmur, bir kar.
Atom bombası denemelerinden diyorlar.

Stronsium 90 yağıyormuş
                          ota, süte,ete
                          umuda, hürriyete
                          kapısını çaldığımız büyük hasrete.

Kendi kendimizle yarışmadayız, gülüm.
Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz,
Ya dünyamıza inecek ölüm.......NAZIM HİKMET.


Kapitalizmin tarihsel sınırlarına gelip dayandığı, kendini ekonomik ve siyasal olarak üretemediği, son pandemi sürecinde içerisine düştüğü çıkmaz sonucu çaresizliğinin gün be gün arttığı bu dönemde, sık sık dile getirdiğimiz, YA KOMÜNİZM YA BARBARLIK şiarını en iyi ifade eden  şiirsel ifade Nazım Hikmet'in "STRONTIUM 90" başlıklı şiirinin son mısralarıdır

“YA ÖLÜ YILDIZLARA HAYATI GÖTÜRECEĞİZ, YA DÜNYAMIZA İNECEK ÖLÜM!”
Gerçekten de İnsanlığın önünde başka bir seçenek yoktur.

Kapitalizmin doğasında var olan rekabetin gereği, yüksek karlılık elde etme amacı, insanın  ve doğanın  yıkımına yol açsa bile, onu sürekli büyümeye zorlamaktadır.
Kapitalist Sistem var olabilmek için, kendini yeniden üretebilmek için, Sermaye Birikimini sağlayabilmek için sürekli büyümek zorundadır.

Zorunlu büyüme kendine özgü, insan aklına aykırı yeni bir Tüketim Biçimi ortaya koymaktadır.
Doğası gereği büyümek zorunda olan Sistem, ihtiyaçların ötesinde kaynak israfına yol açan bir tüketim çılgınlığı yaratmıştır.
Bu nedenle de  zaten sınırlı olan Dünyada ki  kaynakları bu gidişata bağlı olarak tüketmiştir.

Bu gidişatın sonucu olarak, Birikimini sağlamak zorunda olan Sermaye bu nedenle farklı bir sektöre, Finans Sektörüne kaymıştır..
Bu alanda ki Spekülatif dalgalanmalardan para kazanma yolunu seçmiştir.
Paranın el değiştirmesi yeni bir değer yaratmayacağından, yaşadığı yapısından kaynaklı çelişkilerin sürüklediği içinden çıkılmaz kriz onun tarihsel sınırlarına dayanmasına neden olmuştur.

Kendi karı için her şeyi çürüten, yok eden Kapitalizmin artık insanlığa, Açlık, Yoksulluk, Sefalet, Acı, Şiddet dışında vereceği bir şeyi kalmamıştır.
İnsanlık yararını hiçe sayan, Kar odaklı, "Gölgesini Satamadığı Ağacı kesen" Ekolojik Dengeleri alt üst eden Kapitalizm var karşımızda.
İşte tüm bu açmazlar bir araya gelerek, bizlere artık Kapitalizmin SÜRDÜRÜLEMEZ olduğunu göstermektedir.

İçerisinde bulunduğumuz bu dönem, Ekonomik, Siyasal ve Çevresel bir bütünlük içeren Uygarlık Krizine denk gelmektedir.
İnsanlığın artık yeni bir Uygarlık Projesine gereksinimi vardır.
Pandemi süreci bu gerçeği bize tüm çıplaklığıyla göstermiştir.

Kapitalizm tarihsel sınırlarına geldi dayandı derken bu çöküş kendiliğinden olmayacaktır.
Bu sona gelmiş dayanmış vurgun ve talan düzeni kendiliğinden tarihin çöplüğünde yer almayacaktır.
Onu tarihin çöplüğüne gönderecek bu yaşananlara müdahil olacak, bunlardan DEVRİMCİ vazife çıkartacak  yerelde ve evrenselde ÖZNEYE gereksinim vardır.
Bu ÖZNE kendi sınıf karşıtını ortadan kaldırarak, kendini de ortadan kaldırma politik öznelliğine sahip İŞÇİ SINIFIDIR.

Kapitalizmin yarattığı insanlığı tehdit eden bu vahşeti ortadan kaldırmanın yolu, ancak kar odaklı bu sistemin yerine insanı odağına alan, ortak aklın egemen olduğu Komünist Toplumla olanaklıdır.
Bu yol aynı zamanda yepyeni bir uygarlığın, Komünist Uygarlığın kapısının açılmasıdır.

Sınıfsız Sınırsız, Savaşsız, insanların Gündüzlerinde Sömürülmediği, Gecelerinde Aç Yatmadığı, Çocukların Özgürce Motorları Maviliklere Sürdüğü, İnsanların Zorunlulukların ötesine geçtiği Yepyeni bir Uygarlık KOMÜNİST UYGARLIK.
Tekrar başlığa dönersek, ÖLÜ YILDIZLARA HAYATI GÖTÜRECEĞİMİZ KOMÜNİST UYGARLIK.
Tersi olursa da ÖLÜM DÜNYAMIZA İNECEK, bizleri kopkoyu bir BARBARLIKLA baş başa bırakacaktır.

VEDA
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET