Gönderen Konu: YENİDEN BAŞLAMAK İÇİN NEYE İHTİYACIMIZ VAR?  (Okunma sayısı 176 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
YENİDEN BAŞLAMAK İÇİN NEYE İHTİYACIMIZ VAR?
« : 07 Aralık 2020, 11:31:40 »
Sınıfla siyaset arasında olması gereken birliğin yokluğu, yaşamın tüm alanlarında karşımıza çıkmaktadır.
Ortada ki tabloya göz attığımızda çıkan sonuç son derece vahimdir.

Ne mi var o tabloda;
Sınıf Sendikacılığından çoktan vazgeçmiş, Sermayenin Fabrika İktidarının güvencesi, İşçileri SATIŞ SÖZLEŞMELERİ ile Sermaye Guruplarına satan Sendikalar var.
Bir kaç yüz kişiyi geçmeyen basın açıklamaları ve düzen karşıtı eylemler var
Kitlesellik adına, popülizm adına olmadık taklalar atarak bayraklı mitingler düzenliyen "Komünist" partiler var.

Bu içler acısı tablonun bizlere gösterdiği, İdeolojik ve Politik hatta birbirini besleyen sorunlar olduğudur.

Öncelikle yapılması gereken, bundan sonra yapmamız gerekenleri üzerine oturtabileceğimiz bir Siyasi Alan tanımlaması yapmamızdır.
Bir Siyaseti işçi sınıfının bağımsız sınıf siyaseti doğrultusunda, sınırlarını kendimizin belirlediği bir Siyasal Alanda mı yapacağız yoksa Sermayenin sınırlarını belirlediği alanda mı yapacağız?
İşte, Politika, burjuvazinin sınırlarını çizdiği ve belirlediği belirlediği alanın dışına çıkartılmalıdır derken kast ettiğimiz, yukarıda ki sorunun aynı zamanda yanıtıdır.
Bu yanıt, Politik Hattımızı, işçi sınıfının bağımsız sınıf siyaseti üzerine oturtmalı, bu alanın sınırlarını bizler belirlemeliyiz olmalıdır.

Bırakalım Siyaset yapıyoruz diye, Sermayenin belirlediği alanda siyaset yaparak, kent orta sınıfının(tuzu-kuru) taleplerinin peşinde koşmayı(Cumhuriyet Mitingleri)!
Bırakalım "Devrimci" Demokrat Kemalistler diyerek,  Kemalistlerin içersinde kendimize müttefik aramayı!

Onlardan daha öncelikli gitmemiz gereken, ilgilenmemiz gereken bir işçi sınıfı var.
Fabrikalarda, atölyelerde kısaca işliklerde bizi bekleyen, sahipsiz üç beş sendika bürokratının insafına terk edilmiş işçi sınıfı.
Kolay değil tabi, oralarda çalışma yapabilmek.
Kolay değil tabi, Sendika bürokratlarının egemenliğini kırabilmek.

Ama başkaca yolumuz yok.
Örgütlenmeliyiz arkadaşlar.
Yaşamın her yerinde.
Yaşam nerede yürüyorsa biz de orada olmalıyız.

Tabi oralarda sağlıklı kalabilmek için, sağlıklı araçlarla oralara gitmeliyiz.
Sendikalar, artık tamamen sendika bürokratlarının ellerinde sınıf sendikacılığını bir yana bırakmış, birer düzen kurumları haline gelmişlerdir.
O nedenle, yepyeni sınıf örgütlerine gereksinmemiz vardır.

Bu örgütler,konseyler veya komiteler biçiminde örgütlenmiş, hiyerarşiden uzak, doğrudan demokratik işleyişi benimsemiş örgütler olmalıdır.
Tabandan örgütlenmeyi hedef edinmiş bu örgütler aynı zamanda, tabandan baskıyla sendikaları da sınıf sendikacılığı yapmaya zorlamalıdır.

Bu örgütlerin bir adım sonrası,bu tür örgütlenmelerin yaşam alanlarında, mahallelerde yaşama geçirilmesidir.
Bunlar aynı zamanda birer ERK odaklardır!

Yaşamın her alanında, Sermaye iktidarına karşı kendi ERK odaklarımızı oluşturmalıyız.
Bunlar aynı zamanda bugünden, YARINI KURMANIN araçlardır.


Sınıfla siyaset arasındaki birlik ancak bu biçimde kurulur, Siyaset ancak bu biçimde gündelik yaşamın bir fonksiyonu haline gelir.
İşte o zaman işçi sınıfı politikleşir.

Ancak o zaman işçi sınıfı, karşıdan kuruculuk misyonunu gerçekleştirir
Tabiki tüm bunları kotaracak, doğru teori ile donanmış, sınıfın en bilinçli kesiminin oluşturduğu, sınıf eksenine dayalı işçi sınıfının partisidir.

Kısaca arabayı taşıyacak, onu hareket ettirecek, bir ata bir motora ihtiyacımız olduğu ortadadır.
İşçi Sınıfının Öncü Müfrezesi, onun düşünen eli, aklı Partisine.

veda


Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET