Gönderen Konu: KÜRT HAREKETİNE FARKLI BİR BAKIŞ!  (Okunma sayısı 179 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
KÜRT HAREKETİNE FARKLI BİR BAKIŞ!
« : 09 Aralık 2020, 12:23:40 »
Kürt  Hareketinin Kapitalizm'in  geldiği bu evrede klasik Ulusal hareketlerden farklılık gösterdiğini, artık bu hareketin biçim olarak Ulusal olmasına karşın içerik olarak, dayandığı ve tabanını oluşturduğu kır ve kent yoksulları nedeniyle, emek ekseni kapsamında  EZİLEN hareketi olduğunu söylemiştik.

Ulusal Kurtuluş Hareketleri, Ulusal Pazar eldesi için verilen mücadeleyi kapsar.
Gelinen bu evrede pazar, Dünya Pazarına doğru evrildiğinden, ulusal hareketler içerisinde ki egemen güçler( Burjuvazi ve Toprak Ağaları), egemen Ulusun Burjuvazisi ile bütünleşmiştir.
Artık Kapitalizm'in bu son evresinde Ulusal Pazardan ve Ulusal Bağımsızlıktan bahsetmek, sistemden kopuş yaşanmadan olası değildir.

Bu bağlamda Sınıf Mücadelesi hayatın her alanında olduğu gibi hemen her şeyi siyaseten, Kürt Ulusal hareketi de dahil ayrıştırmaktadır.
Bu nedenle yaşanan sınıf mücadelesi,  ulusal hareketleri de kendi içlerinde ezen ve ezilen olarak ayrıştırmıştır.

Kapitalizm’in küreselleştiği,Burjuvazinin Emperyalistleştiği bu evrede, ezen ezilen ulus burjuvazisi diye bir ayrım yapmak ne yazık ki ortadaki fiili gerçekle de uyuşmamaktadır.
Ortadaki fiili gerçek bu görüşün tam tersini göstermektedir.


Bugün ezilen ulus burjuvazisi diye tanımlananların, hangi siyasi partide yer aldıkları, kimlerle işbirliği yaptıkları ortadayken, eskinin kalıplaşmış klişe cümleleri ile bir sınıflama ve tanımlama yapmak doğru değildir.

Biz o nedenle artık ezilen ulus burjuvazisi tanımı geçerliliğini yitirdiği için, kürt hareketini bir ulusal hareket olarak değil bir EZİLEN HAREKETİ olarak görüyoruz.
Daha doğrusu, kendi içersinde etnik ve kültürel bir takım burjuva demokratik özlü talepleri içerdiği için  bu durum onu biçim olarak ULUSAL yapsa da, öz olarak EZİLEN HAREKETİ yapıyor.

Nasıl ki “ezen” ve “ezilen” ulus burjuvazisi birlikte ezen konumuna gelmişlerse, "ezen" ve "ezilen" ulus emekçileri de bir arada  ezilen sınıfı oluşturmalı ve bizler bunun için mücadele etmeliyiz..
Artık bu aşamada mücadele hep birlikte ezen burjuvaziye karşı ezilenlerin ortak mücadelesi olmalıdır.


Kürt Hareketinin tabanını oluşturan Kürt Emekçilerinin çıkarları da, bu Ülkede ki Emekçilerin çıkarları ile ortaktır.
O halde Kürt Hareketine bakışımız da temel unsurun Emek Eksenli olması gerekir.

Böyle olması bu ülkede etnik aidiyetten kaynaklı sorun olmadığı anlamına gelmez.
Nasıl ki kadın sorununda, kadınlar üzerinde çifte sömürüden bahsediyorsak yani hem cinsel kimlikleri hemde sınıfsal kimlikleri nedeniyle sömürülüyorlarsa, kürt  hareketi de hem etnik kimlikleri hemde sınıfsal kimlikleri nedeniyle çifte baskı ve sömürü altındadır.
 
Bizim Kürt Hareketi'ne bakışımız ne ULU SOLCULAR gibi ŞOVENDİR, ne de sınıf hareketini, ulusal hareketin peşine takan, varlıklarını kürt hareketinin geleceğine bağlayan KUYRUKÇU siyasettir.
Bizim bakışımız bu konuda ilkeli ve sınıf hareketinin çıkarlarını temel alan bir bakıştır

Yıllardır egemenler varlıklarını sürdürebilmek adına sınıf hareketini bölmek için, farklı etnik kimliklere sahip işçi ve emekçiler arasına etnik ayırımcılık temelli GÜVENSİZLİĞİ pompalıyorsa, bizler Sınıf Hareketinin birliğini, farklı etnik kimliklere sahip emekçilerin çıkarlarının ortaklığını savunuyorsak, o zaman Komünistler'e düşen, bu GÜVENSİZLİĞİ ortadan kaldırmak için, farklı etnik kimliklere sahip
emekçilerin, onların etnik kimliklerinden dolayı yaşadığı olumsuzlukların karşısında, onların yanında olmaktır.
İşte sınıfın gönüllü birliğinin önündeki bu GÜVENSİZLİĞİN ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Siyasetini etnik siyasetin üzerine oturtan ve bu siyaseti sınıf hareketinin önüne koyan KUYRUKÇU bakış, Kürt hareketinin ve bu hareketin diğer sol sosyalist güçlerle içersinde yer aldığı birlikteliklerde olması gereken  İLKELİ birlikteliği yok ederek, hem bu birlikteki sol,sosyalist güçlerin giderek sol, sosyalist ilkelerden uzaklaşmasına, giderek likidasyonuna hemde Kürt hareketinin asıl
yer alması gereken emek eksenli siyasetin dışına savrulmasına neden olur.

Doğru bakış, Kürt Hareketi ile ilkeler temelinde bir araya gelerek, onların etnik kimliklerinden dolayı uğradıkları haksızlıklarda onların yanında olduğumuzu  göstererek, aradaki etnik ayırımcılığa dayalı GÜVENSİZLİĞİ ortadan kaldırarak her iki ulus emekçileri arasındaki GÜVENİ yeniden sağlamak ve böylece işçi sınıfı ve emekçiler arasındaki gönüllü birliği sağlayarak, ÖZ itibarıyla emek eksenli bu
sorunun GERÇEK çözümünün birlikte oluşturulacak bir İŞÇİ SINIFI İKTİDARINDA olduğunu  göstermek olmalıdır.
veda



« Son Düzenleme: 09 Aralık 2020, 12:27:10 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET