Gönderen Konu: DÜNYANIN İÇERİSİNDE BULUNDUĞU KAOTİK DURUM VE YAPILMASI GEREKENLER!  (Okunma sayısı 167 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
Emperyalist-Kapitalist Sistem hiyerarşik bir diziliş içersinde varlığını sürdürürken, Reel Sosyalizm’in çöküşü sonrası pazarın bir dünya pazarına doğru evrilmesine  uygun olarak  dünyanın tek kutuplu ,tek merkezli bir Emperyalist Sisteme entegrasyonu beklenirken,  sistemin doğasında var olan rekabet ve çatışma ülkelerin,  pazarın geldiği konuma uygun siyasal bir birliğe varmasının önünde en büyük engeli oluşturmuştur.

İşte bu noktada Marks'ı Lenin gibi okumanın ya da Kautsky gibi okumanın önemi ortaya çıkmıştır.
Kautsky’nin beklediği gerçekleşmemiş, ULTRA Emperyalizm teorisinde ifade bulan Dünyanın artık bir çatışmasızlık ortamına gireceği, savaşların sona ereceği düşüncesi, yaşamın şaşmaz pratiği tarafından yadsınmış,  yaşanan pratik Sistemin doğasında var rekabet ve bunun sonucu yaşanan çatışmaların asla bir siyasi birliğe ulaşmayı mümkün kılmadığı düşüncesini savunan  Lenin’i haklı çıkartmıştır.

Bir taraftan ulusal pazarlar dünya pazarına evrilirken diğer taraftan ülkeler sistem içersinde hegamonik güç olabilmek için birbirileriyle kıyasıya mücadele ederken ULUS Devletleri kullanmak zorunda kalmışlardır.

Sermayenin Ulusal Sınırları aşması ile, Pazarın Dünya pazarı biçiminde bütünlik kazanmasının yarattığı çelişkinin yol açtığı Sistemdeki Kaotik durum, bugün dünyanın hemen her bölgesinde Emperyal Bloklar arası hegemonya paylaşım savaşı olarak kendini göstermektedir.

Doğru olan, bu Emperyalist Bloklardan birinin  başını ABD nin çektiğini belirtirken, diğer Emperyal Blokun da  başını Rusya ve Çin’in çektiği gerçeğini görmemiz  gerektiğidir.
Kısaca Dünyaya büyük resim üzerinden, Emperyalist Bloklar arası Hegamonya Çatışması üzerinden bakmalıyız.

Ne yazık ki, Dünyada ki tüm ekonomik ve siyasi gelişmelerin belirleyicisi bu  Emperyal Bloklar ve bu bloklar arasında devam eden hegemonya paylaşım savaşlarıdır.
Tek kutuplu dünya da bu bağlamda,  kendi içersinde ikiye, hatta Almanyayı bu bloklardan bağımsız ele alırsak üçe  ayrılmıştır.

Türkiye’nin yaptığı, Emperyal Bloklar arası hegemonya  paylaşım savaşlarından kendi Emperyal emelleri için yararlanmaktır.
Bir taraftan başını ABD nin çektiği Emperyal Blok içersinde yer alırken(Son Nato Zirvesi Kararları), diğer taraftan başını Rusya ve Çin’in çektiği diğer Emperyal Bloka göz kırpmaktan da vazgeçmemektedir.
Ta ki iki Emperyalist Blok arasındaki hegemonya paylaşım savaşı sıcak bir çatışmaya dönene kadar!

Emperyal Emellerini gerçekleştirmede umduğunu bulamayan, Ortadoğuda ki pastadan bir kırıntı bile elde edemeyen Sermaye Devleti  gözünü şimdilerde Kafkaslara ve Akdenize dikmiştir.
Burada da karşısında Rusya, Çin ve AB Ülkeleri vardır.
Bu nedenle işi oldukça zordur.

Ne yazık ki sistemde var olan bu Kaotik durumun ve içinden çıkılmaz bir yapısal krizin  nesnelliğinin tüm olumluluğuna karşın bu nesnellikten devrimci bir vazife çıkaracak hem yerelde hemde dünyasal boyutta bir ÖZNENİN olmaması, daha  çok uzun süre bizlerin bu gelişmeleri bu Emperyal Blokların  belirleyiciliğinde izleyeceğimizi göstermektedir.

O nedenle Komünistler’in önündeki en ivedi görev, hem yerelde hemde evrenselde bu nesnelliğe  müdahil olacak araçları yaratmaktır.
Bu araçlar yerelde işçi sınıfının öncü müfrezesi,düşünen eli partisi, KOMÜNİST PARTİ ve Evrenselde, tüm ülkelerin işçilerinin ortak etkinliğini düzenleyecek, uluslararası finans oligarşiye,onun stratejilerine ve taktiklerine karşı yerel programların üzerinde bir programla karşı çıkacak olan  ENTERNASYONAL ÖRGÜTLENMEDİR.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET