Gönderen Konu: LİBERALLER VE ULUSALCILAR !  (Okunma sayısı 339 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3514
LİBERALLER VE ULUSALCILAR !
« : 19 Aralık 2020, 14:07:05 »
Daha önce de defalarca söylediğimiz gibi Sermaye, Ekonomik alanı kendine bağlı sendikalar aracılığıyla denetim altında tutarken, siyasal alanı ise, kendinin belirlediği ve sınırlarını çizdiği alanla denetimi altına alır.

Daha somut ifade edersek bu şu demektir;
Sermaye sınıfsal iktidarı elinde tuttuğu ülkelerde, sınıf çıkarlarına uygun olarak Ekonomik iktidarını, kendine bağlı sendikalarla, siyasi iktidarını da kendinin belirlediği ve sınırlarını çizdiği alanda siyaset yapan, sistemin bekasını esas alan Sistem Partileri ile sürdürür.

İşçi Sınıfına öncülük edecek, onu politikleştirecek, onu kendi için sınıf konumuna sokacak, işçi sınıfının öncü gücü partisinin olmaması, sınıfla siyaset arasındaki bağı kopartmış, asıl mücadele verilmesi gereken siyasal alan boş bırakılmıştır.

Bu boşlukta sınıf hareketini bir güç olmaktan çıkartmış, dibe vurmasına neden olmuştur.
Ortalıkta bu boşluğu dolduracak bir siyasal özne, İşçi Sınıfının partisi görülmemektedir.

Bu temelde baktığımızda görünen, bu boşluğu fırsat bilen Ulusalcı ve Liberal akımlar, buradan yola çıkarak sol güçlere, Egemenlerin sınırlarını belirlediği Burjuva Siyaset Sahnesini tek seçenekmiş gibi sunmuşlardır.

Bu bağlamda da sınıfsal bakamadıkları için ülkede Ekonomik ve buna bağlı olarak Siyasal alanda olanları Emperyalist-Kapitalist sistemin içerisine düştüğü ekonomik ve siyasal çıkmazdan bağımsız ele alarak, Sermayenin Ekonomik alanda kendini yeniden üretmek için gerçekleştirdiği Siyasi üst yapıdaki değişimleri, AKP nin ve onun başındakilerin kendinden menkul düşünceleriyle sınırlamışlardır.
O zaman da önlerindeki hedef AKP olmakta ve AKP nin geriletilmesi meşru hale gelmekte ama asıl hedef göz göz ardı edilmektedir.

Tabi hedef AKP ni geriletmek olunca, kendi güçleri ile bunun gerçekleşmesinin olanaksızlığının farkında olan bu siyasal akımlar, kendilerinde daha güçlü, Burjuva Siyaset Sahnesinde sözü geçen Sistem Partilerinin kuyruğuna takılmışlardır.

Hatta öyle ki bu akımlar",  Burjuva Siyasetin çekiciliğine kapılarak, CHP'yi Siyasal Özne olarak görmekten çekinmemiştir.
Bir diğer kesim ise, Liberallerin dümenini elinde tuttuğu Kürt Hareketinin siyasi temsilcisi HDP yi Siyasal Özne olarak nitelemiştir.

Bir kez daha anımsatalım;
Emperyalizm Çağında çürümüş, gericileşmiş ve asalaklaşmış bir SİSTEMİN herhangi bir partisinin, Demokrasi mücadelesinde SİYASAL ÖZNE olması SÖZ KONUSU OLAMAZ!


Hep söylediğimiz bir şey var;
Tarihsel sınırlarına gelmiş dayanmış bir Sistemin İnsanlığa vereceği gerek Ekonomik gerekse Sosyal ve Siyasal hiç bir şeyi kalmamıştır.
Sistem şimdi geçmişte kazanılan Ekonomik ve Sosyal hakları geri almak için çalışanlar üzerine bir saldırı başlatmıştır.
Tek tek ülkelerde olanlar bu çizdiğimiz genel çerçeveden bağımsız ele alınamaz.


Artık kendi koyduğu Burjuva hukuk yasalarını bile hiçe sayan, geldiği bu evreye uygun olarak, kendi Burjuva Demokrasisinin bile çok gerilerine düşen bu Sistemi tüm kurumlarıyla karşıya almadan, geri dönüşü olanaksız Burjuva Demokrasisine dönüş hayalleri içerisinde Sistem Partilerinden, bunların oluşturduğu "Demokrasi Birlikteliklerinden" medet ummak, mevcut düzene KUYRUK OLMAKTIR!

O nedenle hep söylüyoruz Siyaset, Egemenler tarafından sınırları belirlenen siyaset alanının dışına çıkartılmalı, Siyaset asıl akması gereken alana yöneltilmeli ve böylece Liberallerin ve Ulusalcıların sultasından kurtarılmalıdır.

Komünistlerin yapması gereken, birbirinden bağımsız olmayan bu döngüleri kırarak, Siyaseti bu döngülerin dışına çıkartarak, İşçi Sınıfının Bağımsız Sınıf Siyaseti doğrultusunda bir Siyaset belirleyerek BİZDE VARIZ DİYEBİLMEKTİR.
veda





Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET