Gönderen Konu: MARKSİZM, BİLİM VE BİLİMSELLİK!  (Okunma sayısı 410 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3658
MARKSİZM, BİLİM VE BİLİMSELLİK!
« : 20 Aralık 2020, 12:48:53 »
Hurafe çok kabaca, bilim dışı bir takım gerçekle ilgisi olmayan olayların, gerçekmiş gibi gösterilmesidir. Dine dayalı olanları olduğu gibi, dinin dışında da HURAFELER vardır. Hurafenin bağdaşamadığı tek olgu BİLİMSELLİKTİR.

Marksizm hurafelerden kopuşun adıdır. Çünkü Marksizm BİLİMSELDİR, Bilime dayanır! Marksizm aynı zamanda Bilim Disiplinlerini içerisinde taşıyan, Bilimi Devrimcileştiren, onu pratiğe taşıyan, onu insanlıkla buluşturan öğretinin adıdır.

Bir olgunun bilimsel verilere dayanması onu BİLİM yapmaz, onun BİLİMSEL olduğunu bizlere gösterir.Bilim farklıdır, bilimsel olmak, bilime dayalı olmak farklıdır! Proletaryanın, savaşımı için bilim aramasına gerek yoktur.

Marks “Bilim Arayıcıları” için şöyle der Felsefenin Sefaletinde ;“Ama tarih ilerledikçe ve onunla birlikte proletarya savaşımının çizgileri daha da belirginleştikçe, bunların kafalarının içinde bilim aramalarına artık gerek kalmaz; gözlerinin önünde olup biteni saptamaları ve bunun sözcüsü durumuna gelmeleri yeterlidir. Bilim aradıkları ve sistemler kurmakla kaldıkları sürece, savaşımın başlangıcında kaldıkları sürece sefaletin içinde sefaletten başka bir şey bulamazlar, sefaletin içinde eski toplumu alaşağı edecek devrimci, yıkıcı yönü göremezler.”(Karl-Marks-Felsefenin Sefaleti)

Yine Marks ,“Komünistlerin vardığı teorik sonuçlar, hiçbir biçimde, şu ya da bu sözde evrensel reformcu tarafından icat ya da keşfedilmiş fikir ya da ilkelere dayanmaz. Komünistlerin vardığı teorik sonuçlar, yalnızca, mevcut sınıf mücadelesinden, gözlerimizin önünde cereyan etmekte olan tarihsel hareketten kaynaklanan fiili ilişkilerin genel ifadeleridir.” (K. Marks, F. Engels)“Komünist Manifesto”

Biz, Marksizm’i bilimin dar kalıpları içerisine sıkıştırmıyoruz. Onu pozitivist yorumlayarak, mekanik bir anlayışa indirgemiyoruz. Biz onu bilimin de üzerinde, bilimi de devrimcileştiren insanlığın kurtuluş öğretisi olarak görüyoruz. Onu dar akademik kalıplara kapatmayarak, onun asıl işlevinin sokakla buluşması olduğunu, ancak bu şekilde dünyanın değiştirilebileceğini söylüyoruz.

MARKS ,ünlü 11. Tez’de “Filezoflar dünyayı anlamayı öğütler, oysa asıl olan değiştirmektir” derken pratiğin önemine vurgu yapmış, teori ile pratiğin birliğini ortaya koymuştur.
Dünyayı anlamamızı sağlayan teorinin, tek başına dünyayı değiştirme gücü yoktur.
Teori, ancak yığınlar tarafından benimsendiği zaman maddi bir güce dönüşür.
Maddi bir olgu da, ancak maddi bir güç tarafından değiştirilebilir.
Bunun içinde teorinin sokağa inmesi orada yığınlarla buluşması gerekir.
Kısaca Teori ancak Pratik Yaşamda kendi gerçekliğini ortaya koyar.

Kapitalizmi karşısına almayan, onu Reforme ederek akılları sıra Sömürüyü sınırlandıracaklarını sananlar, olgulardaki Nesnelliği yok sayarlar.
İradeyi ön plana çıkararak, bu bağlamda  Sınıfların ve varlık nedeni Sınıflar  olan Devletin ortaya çıkışını İradi bir keyfiyete bağlarlar. Marksizm’i hedef aldıkları temel saldırı noktası, Marksizm’in Bilimsel temelini oluşturan Tarihsel Materyalizmdir.

Marksizm, sınıfların ortaya çıkışını, bir zorunluluk olarak görür ve bunu BİLİMSEL BİR TEMELE, TARİHİN MATERYALİST YORUMUNA DAYANDIRIR.

MARKSİZM, ÖZÜNDE MATERYALİSTTİR
MATERYALİZM, ÖZÜNDE DİYALEKTİKTİR
DİYALEKTİK ÖZÜNDE, ELEŞTİREL VE DEVRİMCİDİR


HURAFELERLE BEYİNLERİ TÜTSÜLENMİŞ DUMANLI KEŞİŞLERE KARŞI BİLİMİN SAKALLISI HER TÜR HURAFEYE KARŞI BİLİMİN SONUNA DEK YANINDA OLMUŞTUR.

BAKALIM BİLİMİN SAKALLISI TARİHSELLLİK İÇERİSİNDE TOPLUMSAL GELİŞİMİ NASIL AÇIKLAMIŞ;

“Ulaşmış olduğum ve bir kez ulaşıldıktan sonra incelemelerime kılavuzluk etmiş olan genel sonuç, kısaca şöyle formüle edilebilir: Varlıklarının toplumsal üretiminde, insanlar, aralarında, zorunlu, kendi iradelerine bağlı olmayan belirli ilişkiler kurarlar; bu üretim ilişkileri, onların maddi üretici güçlerinin belirli bir gelişme derecesine tekabül eder. Bu üretim ilişkilerinin tümü, toplumun iktisadi yapısını, belirli toplumsal bilinç şekillerine tekabül eden bir hukuki ve siyasal üst yapının üzerinde yükseldiği somut temeli oluşturur. Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır."

"İçerebildiği bütün üretici güçler gelişmeden önce, bir toplumsal oluşum asla yok olmaz; yeni ve daha yüksek üretim ilişkileri, bu ilişkilerin maddi varlık koşulları, eski toplumun bağrında çiçek açmadan, asla gelip yerlerini almazlar. Onun içindir ki, insanlık kendi önüne, ancak çözüme bağlayabileceği sorunları koyar. Çünkü yakından bakıldığında, her zaman görülecektir ki, sorunun kendisi, ancak onu çözüme bağlayacak olan maddi koşulların mevcut olduğu ya da gelişmekte bulunduğu yerde ortaya çıkar. Geniş çizgileriyle, asya üretim tarzı, antikçağ, feodal ve modern burjuva üretim tarzları, toplumsal-ekonomik şekillenmenin ileriye doğru gelişen çağları olarak nitelendirilebilirler."

Burjuva üretim ilişkileri, toplumsal üretim sürecinin en son uzlaşmaz karşıtlıktaki biçimidir — bireysel bir karşıtlık anlamında değil, bireylerin toplumsal varlık koşullarından doğan bir karşıtlık anlamında; bununla birlikte burjuva toplumunun bağrında gelişen üretici güçler, aynı zamanda, bu karşıtlığı çözüme bağlayacak olan maddi koşulları yaratırlar. Demek ki, bu toplumsal oluşum ile, insan toplumunun tarih-öncesi sona ermiş olur.”(KARL MARKS-Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı )

VEDA
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı silgikafa

  • İleti: 25
Ynt: MARKSİZM, BİLİM VE BİLİMSELLİK!
« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2020, 15:27:40 »
Merhaba,

Marksizm günümüzde bir bilim dalı olarak anlatılmaktadır. Ve zaten öyle de bilinmektedir. Gerçekte ''insanın gerçek insan olma yolu'' , ''tersine dünyanın eleştirisi'' olan marksizm, matematik gibi, fizik gibi ne bileyim bir biyoloji gibi bir ekonomik doktirinler bütünü gibi anlatılmaktadır. Bir çok leninist marksizmi bir toplum mühendisliği bilim dalı olarak bile anlatır. Leninizmin üniversitelerde bu kadar sevilme sebebinin acaba okullarında öğretilen mühendislik faaliyetlerine benzerliği olması olabilir mi? Aksi halde bu kadar iyilik sever bir teori olarak leninizmin üniversitelerde bu kadar yaygın olması ama işçi sınıfında hiç ses vermemesi nasıl mümkün olabilir? üzerine düşünmek lazım...

Bir grup öncü devrimci (gerçekte elitisit devrimci anlamına gelir ama elitist sözünü sevmezler) siyasi iktidarı alır ve hemen ilk iş üretim araçlarını kamulaştırmaya (gerçekte devletleştirmeye) başlar. Böylece sömürüye büyük bir darbe vurulur yada öyle sanılır. Nasılsa iktidarda proleter öncüler olduğu ve üretim araçları da sözde kamunun olduğu için amansız çalışma faaliyetleri artık sömürünün bir parçası değildir. Peki ya nedir? işçi devletini korumadır, savunmadır, büyütmedir. Sonra hemen insanlar yeni sosyalist doktrinlere adapte edilmelidir eğitim, mülkiye, medya, harbiye, tıbbiye, adliye yani kısaca devlet ve toplum ona göre düzenlenir. Yüce işçi sınıfının (daha doğrusu kendi elitist devrimcilerin) yüce tarihi anlatılır. Pozitivist bilimler öğretilmeye acil nükleer güç olmaya bile çalışılır. Hatta sendikal itiraz kabul edilmez çünkü öncü devrimciler zaten itiraz edenlerin haklarını savunmaktadır, sivil toplum nihayetinde burjuva değil midir?

Leninistler sosyalizm ile komünizmi birbirinden ayırırlar. Sosyalizmi bir ekonomik doktirinler bütünü olarak algılar yukarı da kabaca yazılanlara uydururlar. Sosyalizm doktrinleri uygulanıp işçi sınıfına benimsettirildikten sonra yada insalar öncü devrimciler tarafından aydınlattırıldıktan sonra yani kendilerince işçi sınıfı hazır hale geldikten sonra nasıl olacaksa devlet erki kendi elleriyle sönümlettirilecek ve sonra komünizme geçiş yapılacaktır.

Leninislere göre sosyalizm farklı komünizm farklıdır. Farklı zamanlarda yaşanacak düzenlerdir. Sosyalist doktrinler birer birer uygulanır zaten Leninizme göre Marks'ta böyle yazmıştır.

Leninistlere göre marksizmin bilimsel 3 sacayağı vardır: Alman felsefesi, fransız sosyalizmi ve ingiliz ekonomi politiği doktrinleri. Lenisitlere göre marksizm bu 3 sacayağının devamıdır. Bu 3 bilim dalını ayakları üzerine oturtan gerçek bir bilimdir. Pozitivist bilimlerin en yüksek mertebesi leninistlere göre marksizmdir. Gerçek böyle değildir. Marksizm tüm insana aykırı düzenlenmiş ilişkiler gibi pozitivst bilimlerinde yıkıcı ve kurucu eleştirisidir.

Komünizm yani sosyalizm bir bilim dalı değildir doğru! ama marksizm-leninizm gurebası bir doktrinler bütünüdür. Marksizm-leninizm kötü bir bilim dalıdır ve komünistlerin ilk mücadele alanlarından biri olmalıdır.

sağlıklı günler...
silgikafa

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3658
Ynt: MARKSİZM, BİLİM VE BİLİMSELLİK!
« Yanıtla #2 : 27 Aralık 2020, 21:36:33 »
"Leninislere göre sosyalizm farklı komünizm farklıdır. Farklı zamanlarda yaşanacak düzenlerdir. Sosyalist doktrinler birer birer uygulanır zaten Leninizme göre Marks'ta böyle yazmıştır."(Silgi Kafa)

Bu sorunun yanıtını Lenin versin!
Marks Gotha Programının Eleştirisinde şöyle derken;
"Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birinden ötekine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna da bir siyasal geçiş dönemi tekabül eder ki, burada devlet proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamaz." (Marks-Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı)

Lenin Macar İşçilerine Selam adlı eserinde ne demiş birde ona bakalım.;
"Kapitalizmden sosyalizme geçiş oldukça uzun bir dönem ister, çünkü üretimin yeniden örgütlenmesi zor bir iştir, çünkü yaşamın bu alanında köklü değişmeler zaman ister ... Marx’ın, kapitalizmden sosyalizme geçiş dönemi olarak proletaryanın tüm bir proletarya diktatörlüğü döneminden söz etmesinin nedeni de budur."Lenin-Macar İşçilerine Selam"

Görüldüğü gibi,"Marks'ta Kapitalizmden,Komünizme GEÇİŞ" Lenin de Kapitalizmden,Sosyalizme GEÇİŞTİR.
Demek ki Lenin Komünizm ile Sosyalizmi birbirinden farklı görmüyor.
Her ikisi de Lenin'e göre Komünist Toplum içerisinde ki aşamalar.
veda

Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı silgikafa

  • İleti: 25
Ynt: MARKSİZM, BİLİM VE BİLİMSELLİK!
« Yanıtla #3 : 20 Şubat 2021, 13:43:13 »
Merhaba,

Lenin bir çok yerde bir çok yazılarında bir çok şey söylemiştir. Lenin'in tüm söylediklerini tüm yazdıklarını bu forumda arka arkaya sıralama imkanımız yoktur. Ama imkanımız olsaydı dahi ortaya çıkan karmaşa ''leninizm'' eleştirisini haklı çıkartacaktı.

Örnek;

''komünizmmin üst evresi gelinceye kadar, sosyalistler toplumdan ve devletten emek ve tüketim ölçüsü üzerinde en sıkı denetim uygulamasını isterler. Fakat bu denetim kapitalistlerin mülksüzleştirilmesiyle, kapitalistler üzerinde işçi kontrolünün kurulmasıyla başlamalı ve bürokratlar devleti tarafından değil, fakat silahlı işçiler devleti tarafından uygulanmalıdır'' (Devlet ve Devrim - Lenin)

''Ama sosyalizm ile komünizm arasında ki bilimsel ayrım açıktır. Genel olarak sosyalizm denileni, Marks komünist toplumun 'birinci' yada alt evresi olarak adlandırmıştır.'' (Devlet ve Devrim - Lenin)

''Bundan şu sonuç çıkar ki, komünizmde belli bir süre yalnızca bujuva hukuk değil, fakat hatta burjuvazisiz burjuva devleti de kalır'' (Devlet ve Devrim - Lenin)

''Bundan ötürü, komünizmin birinci evresinde burjuva hukukun dar ufkunun korunması gibi bir olguyla karşılaşıyoruz. Kuşkusuz tüketim mallarının dağıtımına ilişkin burjuva hukuku kaçınılmaz olarak burjuva devletin varlığını öngörür.'' (Devlet ve Devrim - Lenin)

Yani kısaca oradan buradan yapılan alıntılar leninizm eleştirilerini haklı çıkaracak olsa da karmaşa yaratacak ve işi özünden ayıracaktır. Bunun haricinde ''leninizm'' eleştirisi ''lenin'' eleştirisi gibi düşünülecektir ki dileğimiz bu değildir. Komünistler eleştirilerini kişiler, kişilerin niyetleri vs... üzerinde yapmamaktadır. Komünistler marksizmin üzerine çökmüş ''marksizm-leninizm'' ideolojisinden zihinleri temizlemek zorundadır.

Çünkü marksizm-leninizm yada leninizm diye adlandırıla bu ideoloji; Lenin'in devlet ve devrim isimli kitabında yukarıda alıntıladığım paragraflarda ki gibi anlaşılmaktadır, böyle anlatılıp uygulanmaktadır ve böyle bilinmektedir. Bizim eleştirimizde zaten bunadır.


sağlıklı günler
silgikafa


« Son Düzenleme: 20 Şubat 2021, 13:49:37 Gönderen: silgikafa »

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3658
Ynt: MARKSİZM, BİLİM VE BİLİMSELLİK!
« Yanıtla #4 : 20 Şubat 2021, 16:22:50 »
"Komünistler marksizmin üzerine çökmüş ''marksizm-leninizm'' ideolojisinden zihinleri temizlemek zorundadır."
Belli ki siz temizlemişsiniz, o nedenle yolunuz açık olsun ama bizden uzak olsun.

Bir kez daha yineliyelim;
Leninizm, Emperyalizm Çağının MARKSİZM-LENİNİZMİDİR.
Leninizm, Marksizm'in Devrimci özünü ortaya çıkararak, ona pratik yaşamda hayat veren bir öğretidir.

Bu bağlamda ne Marksizm'i Leninizm'den , ne de Leninizm'i  Marksizm'den  kopartamazsınız.

Yukarda ortaya koyduğunuz savlara daha önce akıl hocanız Yusuf Zamir üzerinden yanıt vermiştik.
Aynı şeyleri bir kez daha yazmamak için o yazının linkini veriyoruz.
http://www.solplatform.biz/index.php?topic=6099.msg12512#msg12512
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET