Gönderen Konu: BÜROKRASİ NEDİR, NE DEĞİLDİR!  (Okunma sayısı 270 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3658
BÜROKRASİ NEDİR, NE DEĞİLDİR!
« : 24 Mart 2021, 20:58:35 »
Egemenler arası iktidar mücadelesinden örnek verirken, önce Egemenleri tanımlamak gerek.
Egemen tanımı, Toplumdaki Sınıflardan bağımsız bir tanım değildir.
Bu nedenle de Egemenler arası İktidar mücadelesine Komünistler bu perspektiften, Sınıf perspektifinden bakarlar.

Tabi ki Sermaye Gurupları arasında her zaman bir çatışma vardır.
Ancak Sınıf hareketi yükseldiğinde ve Sınıfsal iktidarı tehdit eder duruma geldiğinde bunlar domuz topu gibi bir araya gelirler.

Sınıf Kavramı, toplumdaki yer alan kesimlerin Üretim Araçlarının Mülkiyeti karşısındaki durumuna göre tanımlanır.
Her ne kadar bu saptama Sınıf  Tanımı için temel teşkil etse de, Lenin Sınıfı tanımlarken bu temel tanım dışında aşağıda ki alıntıda görüleceği gibi bu tanımı biraz esnetir.

“Tarihi olarak belirlenmiş bir üretim sistemi içindeki yerlerine ve bu üretim araçları ile olan ilişkilerine (bu ilişkiler daha çok yasalarla saptanmış ve korunmuştur), toplum içindeki iş örgütlenmesinde oynadıkları rollere ve dolayısıyla sosyal zenginlikten paylarını almakta başvurdukları yollara ve elde ettikleri payın büyüklüğüne göre, birbirinden ayrılan geniş insan guruplarına sınıf denir.
Sınıflar öyle insan gruplarıdır ki, bir grup, belirli bir sosyal ekonomi düzeni içinde aldığı farklı yer sebebiyle diğer grubun emeğine sahip çıkabilir.” V.İ. Lenin, “Büyük İnisiyatif”, Proletarya Kültürü içinde, Yar Yayınları, Haziran 1979, s.40


Bürokrasi kendi başına, kendinden menkul bir Sınıf değildir.
Bu bağlamda Bürokrat Burjuvazi tanımı doğru bir tanım değildir.
 Bürokrasi, İktidardaki Sınıfın Siyasal Üst Yapıda, Devlet içerisinde ki uygulamalarına aracılık yapar.
Yani Burjuvazinin Devlet Erkinde ki uygulamalarının yürütücülüğünü yapar.

Koşullara göre, Kapitalizm'in içerisinde bulunduğu evreye göre Bürokrasi bazen Burjuvazinin yerine geçebilir.
Ama bu geçiş, GEÇİCİ bir geçiştir.
Tıpkı 1923 de ki gibi, Burjuvazinin fiili olarak olmadığı durumlarda , Kapitalizmin gelişimini sağlamak için, Burjuva Sınıfın yerine geçici olarak geçerek, bu amacı gerçekleştirmek için çaba gösterir.
Bu amaç gerçekleşince de, geçici olarak bulunduğu yeri asıl sahibine bırakır.

Ya da, özellikle Devlet Kapitalizminin etkin olduğu durumlarda.
Ancak Kapitalizm, artık Devlet Kapitalizmini taşıyamadığı durumlarda Bürokrasi vekaleten yürüttüğü erki asıl sahibine geri verir.
Sovyetler de de aynen böyle olmuş, uzun süre Devlet Kapitalizmi altında Bürokrasi Erki elinde tutmuş, çöküş sonrası ise Erki Burjuvaziye teslim etmiştir.

Çinde yaşanan da bu durumdan farklı değildir, tek farkı hala iktidarda Ç"KP" olduğudur.
Bakmayın Ç"KP" dediğimize, aslında çoktan Komünist kimliğini yitirmiş, partinin kapısını Çinde ki dolar milyarderlerine ardına kadar aşmış, Sınıf Uzlaşmacılığını, "Komünist" Parti adı altında gerçekleştirmiş PARTİ.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET