Gönderen Konu: KENDİNDE VE KENDİ İÇİN SINIF OLMA HALİ-1  (Okunma sayısı 142 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3658
KENDİNDE VE KENDİ İÇİN SINIF OLMA HALİ-1
« : 17 Temmuz 2021, 17:23:18 »
Sınıfın nesnel konumu ile bir özne olarak kendini sınıf mücadelesinde müdahil hale getirmesi önümüze, Kendiliğinden Sınıf ve Kendi İçin Sınıf tanımlamalarını koyar.

Kapitalist Sistem içerisinde yaşayan insanların büyük bir kısmı, üretim araçlarına sahip olmadıkları için, yaşamlarını sürdürebilmek ve temel gereksinmelerini karşılayabilmek için, üretim araçlarını ellerinde bulunanlara emeklerini pazarlarlar.
Çünkü bu insanların üretim araçlarından yoksun olmaları nedeniyle yaşamak için emeklerinden başka satacakları bir şeyleri yoktur.
Biz buna Emek Gücü diyoruz.

Bu pazarlık özgür bir ortamda gerçekleşiyor gibi görünse de, Kapitalist Sistemin doğası ve  verili koşulların dayatması bu pazarlığın bir zorunluluk sonucu gerçekleştiğini bize gösterir.
Bu bağlamda bir Özgür ortamdan bahsetmek olanaksızdır.

Bu konumda İşçiler, Sermaye karşısında ortak çıkarlara sahip bir Sınıf niteliğindedir.
Ancak bu Sınıf olma niteliği, Kendisi için değil, Kendiliğinden Sınıf niteliğidir.


Marks Grundrisse de "Sermaye üretkenmidir,değilmidir sorusu,o halde budalaca bir sorudur.Sermayenin üretimin temelini oluşturduğu dolayısıyla da kapitalistin üretime kumanda etmek durumun da olduğu yerde,emek ancak sermaye tarafından özümsendiği oranda üretken olabilir." (Grundrisse-Birikim Yayınları-s.398) der.

Sermayenin üretken gücü, Emeğin üretkenliğine bağlıdır.
Semaye, Emeğin ürettiği kullanım değerini, artı emek zaman üzerinden, pazarda değişim değerine dönüştürür.
İşte sermayenin üretken gücü budur.
Bunun için de sermayenin emeği sınıflaştırması, tahakkümü altına alması gerekir.

Daha açık söylersek Sermaye, Emeği üretim araçlarının özel mülkiyetine sahip olduğu için tahakkümü altına alır, metalaştırır, sınıflaştırır, onu  ücretli emek, yabancılaşmış emek haline getirir.

Ücretli Emek, Emeğin sermayeleştirilmiş halidir.
Bu nedenle İşçi sınıfı bu aşama da kendi için değil, Sermaye için sınıf konumundadır.
Yani onu var eden SINIF konumunda!
O nedenle Komünistler'in sonul amacı Ücretli Emeği ortadan kaldırmak olmalıdır.


Marks Grundrisse de "Aynı zaman da hem ücretli emeğin korunmasını,hemde sermayenin ortadan kaldırılmasını istemek demek ki kendi içersin de çelişkili,kendi kendini çürüten bir taleptir" (Grundrisse,Birikim Yayınları,s.399)der.

Sermayenin kendini ancak ücretli emek üzerinden olumladığını, ücretli emeğin sermayeye içkin bir olgu olduğunu ortaya koyar.
Siyesetini ücretli emek üzerinden yapan, siyasetini ücretli emeğin kaldırılması temeline oturtmayan siyasi yapıların varacağı yer Reformizmdir."
Buradan, Kendi sınıf karşıtını ortadan kaldırarak, kendini de ortadan kaldırma Politik Öznelliğine sahip tek sınıf İşçi Sınıfıdır diyebiliriz.
Peki bu nasıl olacak?
Devam Edecek...!
« Son Düzenleme: 17 Temmuz 2021, 20:16:30 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET