Gönderen Konu: MODERNLEŞMEYİ Mİ YAŞIYORUZ YOKSA ÇÜRÜMEKTEMİYİZ!  (Okunma sayısı 154 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3649
Her gün yandaş medyadan ve Hükümet Çevrelerinden duyduğumuz Ülkenin "Modernleştiği".
Doğru söylüyorlar, Doğayı tahrip eden, İnsanlara nefes alacak bir alan bırakmayan, Kentleri Betonlaştırmadan başka anlamı olmayan bir "Modernleşme." ortada olan.

Oysa baktığımızda, asıl olması gereken yerde, SOSYAL Yaşamda  bir "Modernleşme"  yok!
Tersine Sosyal Yaşamda, Toplum üzerinde tam  bir GERİCİLEŞME ve ÇÜRÜME söz konusu!
Bu nedenle Modernleşme kavramını, tırnak içine aldık.

Sosyal Yaşamda ki Gericileşme kendini hayatın her alanında gösteriyor.
Gericileşme yaşanırken beraberinde Sosyal Yaşamı da Çürütüyor.
Üstelik Sosyal Yaşamda ki bu Çürüme, Sömürünün en yoğun yaşandığı, hissedildiği  alanlarda ortaya çıkıyor.

Bir Tarafta Sözde "Modernleşme" yaşanırken, diğer tarafta buna koşut toplumda Yoksulluk ve Sömürü artış gösteriyor.
Gün geçmiyor ki, Kadınlar üzerinde şiddetten, Çocuklar üzerinde Cinsel Tacizden bahsedilmesin.
Sömürünün yoğunlaşması, Sosyal Yaşamda ki Gericileşme ve Tarikatların artması, birbirinden bağımsız olgular değil.

Tabi ki başı, Din ve bağlı Tarikatlar çekiyor.
Hemen hemen Devletin her kurumuna nüfuz etmiş durumdalar.
Dikkatlice incelediğimizde, bugün Devlete bağlı Diyanet Kurumunun kimlerin elinde, hangi amaçlarla kullanıldığı ortada.
Sözde Laikliğin teminatı olarak gösterilen Diyanet Kurumu, bugün Dinci Gericiliğin Kalesi haline gelmiş.

Sermaye, daha doğrusu Kapitalizm her zaman, BİAT eden, SORGULAMAYAN insan ister karşısında.
Zaten Dinin ve Tarikatların amacı da böyle bir insan profilini, Sermayenin emrine sunmaktır.
Tarikatlar ve Din bu işlevi sağlamaktadır.

Din, İnsanların bu soygun ve talan düzenini sorgulamasının önüne geçmek için, bu dünyanın geçici olduğunu, bu dünyanın bir sınav dünyası olduğunu, asıl dünyanın kıyamet sonrası dünya olduğunu vaaz ederek, bir nevi manevi alkol görevi görerek, insanları BİAT etmeye yöneltir.
Sermaye çıkarlarını kimi zaman, DİN, kimi zaman VATAN kimi zamanda BAYRAK etiketiyle satar.

Dinci Gericilik ve Tarikatlaşmanın artışı toplumdaki yoksulluğun artışı ile, sömürünün artışı ile yakın ilişkilidir
Sömürünün artması ve insanların yoksullaşması, o insanların bu dünyadan umutlarını yitirmesine ve olmayan sahte dünyalarda UMUT aramasına neden olur.

Gerek Dünyada Reel Sosyalizmin çökmesi, gerekse Ülkemizde 12 EYLÜL FAŞİST DİKTATÖRLÜĞÜNÜN bir silindir gibi solun üzerinden geçmesi, insanlardaki Sosyalizme karşı UMUTLARIN yitirilmesine neden olduğu için, insanlar başka UMUTLAR peşinde, sahte Dünyalar peşinde koşmuştur

Burada Komünistlere düşen bu insanların sahte dünyalarda UMUT aramasının önüne geçerek, onlara gerçekten başka ama gerçek bir dünyanın, Sosyalizmin var olduğunu anlatarak, onlara yeniden UMUT olabilmektir.
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET