Gönderen Konu: KAPİTALİZMİN YAPISINDAN KAYNAKLI AÇMAZLARI!  (Okunma sayısı 120 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3649
KAPİTALİZMİN YAPISINDAN KAYNAKLI AÇMAZLARI!
« : 24 Eylül 2021, 14:29:26 »
Kapitalizmin sürdürebilmesinin en önemli koşullardan biri sürekli Büyümek zorunda olmasıdır.
Sürekli büyümek için de üretim sürecinde, artık emek zamanında el koyduğu artı değeri, Sermayesine eklemek zorundadır.
Süreklilik kesintiye uğradığında, ekonomik ve buna bağlı siyasal krizler, Kapitalizmin kapısını çalar.

Şimdi Kapitalizmin bu açmazlarını hep beraber inceleyelim.
Bu açmazlardan birisi Eksik Tüketim olgusudur.

Bilindiği gibi,Üretim ve Tüketim biri biri ile iç içe geçmiş, biri birini tamamlayan iki olgudur.
Kısaca Üretim olmadan Tüketim, Tüketim olmadan da Üretim olmaz.

İşte Dananın kuyruğunun koptuğu noktalardan birisi  burasıdır.
Buna göre  Pazarda Üretimi karşılayacak bir Tüketimin olması koşuldur.
Tüketimin olabilmesi, Üretilen Ürünleri pazarda alabilecek ALICILARIN olmasına bağlıdır.

Peki kimdir bu ALICILAR?
Büyük çoğunluğu çalışan, Üretim Araçlarından yoksun Çalışanlardır.

Artı Değer Üretim Sürecinde ortaya çıksa da, Realize olması, yeniden Sermayeye Eklenmesi Pazarda oluyorsa, o zaman Sermayenin bu Üretilen Ürünleri Tüketecek, alım gücüne sahip ALICILARA, yani Çalışanlara İhtiyacı vardır.
Kendi içerisinde, doğası gereği rekabet ve bu rekabetin bir gereği olarak Emek Üretkenliğini ve buna bağlı olarak da hem karını, hemde piyasada rekabet gücünü arttırmak istemesi Makinalaşmayı gerekli kılmaktadır.
Ancak Makinalaşma, Makinaların Canlı emeğin yerini alması, İşsizliği doğuracağından, ister istemez bu durum pazarda talep daralmasına yol açacaktır.
Ayrıca Değişken Sermayenin artışını, Toplam Sermaye içerisinde dengelemek için de, değişken sermayeyi (işçi ücretlerini) düşürür.
Hem üretim sürecinde hemde pazarda var olan canlı emek, bu düşüş nedeniyle de pazarda talep daralmasına neden olur.

Sermaye, Kölesi tarafından besleniyorsa, Kölesini de beslemek zorundadır.
O nedenle Marks Komünist Manifestoda, Kölesi Tarafından beslenmesi gerekirken, Kölesini bile besliyemeyecek duruma düşmüştür dediği Burjuvazinin artık Toplumda Egemen Güç olamayacağını söyler.

Sistemin önünde iki seçenek vardır.
Bunların ilki üretimi kısmak ve böylece Eksik Tüketimi ortadan kaldırmak ki, Tüketime göre Üretimin planlanması, varlığı sürekli üretmeye ve buna bağlı olarak büyümeye odaklı  Kapitalizm'in özüne aykırı olduğu için olanaksızdır.

Bir diğeri ise piyasada ki alım gücünü yükseltmek için Değişken Sermayeyi(İşçi Ücretlerini) arttırmak olabilir ki, zaten Makinalaşma sonucu Sabit Sermayenin artmasının yanına birde Değişken Sermaye artarsa, her ikisinin birleşimden oluşan Toplam Sermaye artışı KAR ORANLARINDAKİ DÜŞÜŞ EĞİLİMİNİ mutlaklaştırır.

Kar Oranları= Artı Değer/Toplam Sermaye( Değişken Sermaye+Sabit Sermaye)
Her iki seçenekte bu bağlamda Kapitalizm'in içerisinde debelendiği Yapısal Krizi çözemez.
Bu nedenle diyoruz, bu sona gelmiş dayanmış Kapitalizme Devrimci bir Müdahale olmazsa, İnsanlığı bekleyen Koyu Bir Barbarlıktır.
VEDA





Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET