Gönderen Konu: Devlet üzerine  (Okunma sayısı 4899 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Devlet üzerine
« : 08 Kasım 2011, 19:50:12 »
Günümüzde,solun sorunlu alanlarından biriside DEVLET konusudur.
Sol içersinde,bu alanda da belirgin bir ortaklaşma sağlanamamıştır.
Geçmiş yaşanan deneyimin,bu sorunsalda etkisi büyüktür.

Devlet,sınıf karşıtlıklarının bir ürünü olarak,sınıflı toplumlarda bir gereksinmedir.
Bu bir egemenlik sorunudur ve özü diktatörlüktür.
İster burjuva demokrasisi olsun,ister proleter demokrasisi;sonuçta her ikiside öz olarak diktatörlüktür.
Her ikisi de bir sınıf egemenliği biçimi olarak,bir sınıfın diğerleri üzerinde,onu tahakkümü altına alabilmesi için kullandığı baskı ve zor aygıtıdır.

Marks,Gotha Programının eleştirisinde;Kapitalist ve komünist toplumlar arasında,birinden diğerine uzanan, devrimci geçiş dönemine denk düşen devleti,Proleteryanın devrimci diktatörlüğü olarak tanımlar.
Bu devlet aynı zamanda,doğduğu anda sönmeye başlaması gereken bir işçi devletidir.
Lenin bu devleti,en ileri burjuva demokrasisinden daha ileri bir devlet olarak tanımlar.
Bu devlet,burjuva demokrasisine göre,coğunluğun diktatörlüğü olduğundan,daha demokratiktir.

Sınıfsız toplumda,yani proleteryanın sınıf olarak burjuvaziyi ortadan kaldırdığı,dolayısıylada karşıtı yok olduğu için,kendisinin de ortadan kalktığı,
bir toplumda devlet sönmüş ve ortadan kalkmıştır.

Hem Marks hemde Lenin geçiş dönemini Sosyalizm olarak görmez.
Zaten Marksta kendinden menkul bir SOSYALİZM kavramı yoktur.
Sosyalizm,Engels ve sonrasında Lenin tarafından Komünist Toplumun ilk evresi veya aşaması olarak TANIMLANIR.

Reel Sosyalizm sürecin de,teorinin kendilerine uymadığını görenler,teoriyi kendilerine uydurarak,Devletli Sosyalizmin varlığını kanıtlamak için,HALKIN DEVLETİ kavramını ortaya atmışlardır.
Oysa gerek Marks,gerek se Engels, çok öncesinden bu kavramı mahkum etmişlerdir.
Engels de bu konuda şunları söyler "Devlet üzerine bu gibi gevezeliklere son vermek gerek, özellikle sözcüğün tam anlamıyla bir devlet olmamış olan Paris Komünü deneyiminden sonra. Daha Marx’ın Proudhon’a karşı kitabından beri ve daha sonra da Komünist Parti Manifestosu’nda sosyalist toplumsal düzenin kurulmasıyla devletin kendiliğinden dağıldığı ve yok olduğu açıkça söylenmiş olmasına karşın, anarşistler yeteri kadar halkçı devleti kafamıza çalmış durumdalar. Devlet, savaşımda, devrimde devrim düşmanlarını bastırmak için yararlanmak zorunda olduğumuz geçici bir kurumdan başka bir şey olmadığına göre, özgür HALKÇI bir devletten bahsetmek saçmadır: proletaryanın devlete gereksinmesi olduğu sürece, o bunu, özgürlük için değil, hasımlarını alt etmek için kullanacaktır. Ve özgürlükten söz edilmesi olanaklı olduğu gün, devlet, devlet olarak ortadan kalkmış olacaktır." (A.BEBELE MEKTUP).

Bir başka yanlışta özgürlükle demokrasinin biribiri ile karıştırılmasıdır.
Engels yukardaki alıntısın da özgürlükten söz edilmesi olanaklı olduğu gün,devlet,devlet olarak ortadan kalkmış olacaktır diyerek,demokrasi var olduğu sürece özgürlüğün olamıyacağını dile getirir.

Yine Lenin,özgürlükle demokrasinin aynı şeyler olmadığını şu sözleriyle açıklar."Çoğunlukla "özgürlük" ve "demokrasi" kavramlarının aynı anlama geldikleri kabul edilir ve sık sık birinin yerine öteki kullanılır. (Başlarında Kautsky, Plehanov ve avenesi olmak üzere) vülger Marksistler de bu konuda aynen böyle düşünmektedirler. Gerçekte ise demokrasi özgürlükle bağdaşmaz. Gelişmenin diyalektiği (ileriye doğru seyri) şöyledir: mutlakiyetten burjuva demokrasisine; burjuva demokrasisinden proleter demokrasisine; proleter demokrasisinden demokrasisizliğe."(Gotha Programının Eleştirisi Üzerine).

Devlet üzerine,bu kısa anımsatmalardan sonra,günümüze dönelim!
Önce diktatörlük kavramı üzerinde duralım! Burada temel nokta diktatörlük değildir.
Temel nokta bu diktatörlüğün,sınıfın mı yoksa,bir avuç öncünün veya partinin sınıf adına bu diktatörlüğü uygulamasımıdır.
Geçmişte yaşanan uygulamadaki olumsuzluğun temeli buradadır.

Sovyet deneyimine baktığımızda,bu diktatörlüğü,sınıf adına öncünün,partinin üslendiğini görürüz.
Gerçekte sınıfın olması gereken devlet,sınıf adına öncünün ve partinin olmuştur.
Böyle olunca ne olmuştur.
Böyle olunca,parti yapısındaki,hiyerarşik ve merkezci işleyişi,devlete taşımış.
Doğduğu anda sönmeye başlaması gereken devlet,tersine gittikçe merkezileşmiş,gittikçe güçlenmiştir.

Tabiki Devletin merkezileşmesi ve güçlenmesinde,hala dünyada Kapitalizmin etkinliğini ve hegamonyasını sürdürmesinin etkisi vardır.
O nedenle Kapitalizm yeryüzünden tümüyle kaldırılmadan,Devletin sönümlenmesi söz konusu değildir.

Lenin yaşamının sonlarında ,sınıfın organları olması gereken Sovyetler,partinin organları haline gelmiştir diyerek,bu olumsuzluğun altını çizmiştir.
Demek ki devletin özünün diktatörlük olmasının,bu olumsuzluklarla ilgisi yoktur.Devletin sönümlenmesinde,bu iktidar organlarının işleyişinin önemi büyüktür.
İşte burada karşımıza Doğrudan Demokrasi kavramı çıkmaktadır.

Doğrudan demokrasi, işçi sınıfı iktidarında hem devletin hemde sınıfın diğer kurumlarının işleyiş ilkesidir.
Doğrudan demokraside,aracılara gerek yoktur,halk bizzat kendi oluşturduğu örgütlerle(mahalle konseyleri,fabrika komiteleri gibi) siyasi erkin gerçek sahibidir.
Bu işleyişte demokrasi,artık temsili olmaktan çıkmış,katılımcı bir nitelik kazanmıştır.
Yani Doğrudan Demokrasi ,sınıf egemenliğini sağlayan ve özü dikatatörlük olan devlete içkin bir kavramdır .
Doğrudan Demokrasi,işçi sınıfının,sınıf egemenik biçimi olan Proleterya Diktatörlüğünün,yani proleter devletin işleyiş ilkesidir.
Demokrasi bir "seçilmişler" rejimi olduğu için,Doğrudan Demokraside de seçilme koşuldur.
Ancak bu seçilmenin biçimi temsili değil,katılımcı olmasıdır.
Yani halk,bu seçimde bir aracı kullanmaz.
Üstelik seçilenlerin,yine seçenler tarafından geri çağrılma hakkı mutlaktır.
Demek ki,kabaca,iki temel unsur doğrudan demokrasiyi belirler.
1)Halkın doğrudan seçimi ve yönetime katılması.
2)Halkın seçtiklerini,yine kendisinin geri çağırma,mutlak hakkı.

Yukarda yazdıklarımızı kısaca özetlersek.

1)Devlet sınıflarla birlikte var olan,varlık nedeni SINIFLAR olan ,SINIF KARŞITLIKLARININ bir ürünüdür.
2)Devlet bir SINIF EGEMENLİĞİĞİDİR ve özü DİKTATÖRLÜKTÜR.
3)Devlet,bir sınıfın,karşıtları üzerindeki BASKI VE ZOR aygıtıdır.
4)Devletin sönümlenmesinin olmazsa olmaz koşulu,SINIFLARIN ortadan kalkmasıdır.
5)Devletin sönümlenmesinin olmazsa olmaz bir diğer koşuluda,yukardakine bağlı olarak,Kapitalizmin yer yüzünde ortadan kaldırılmasıdır.
6)Doğrudan Demokrasi, Proletarya Diktatörlüğünün işleyiş ilkesidir.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı HÜMANİST

  • İleti: 27
  • KADER DEĞİL KATLİAM !
Devlet üzerine
« Yanıtla #1 : 08 Kasım 2011, 22:45:52 »
Alıntı yapılan: veda;1488

6)Doğrudan Demokrasi, Proletarya Diktatörlüğünün işleyiş ilkesidir.[/I][/B]
veda


Eğer doğrudan demokrasi Proletarya Dikdatörlüğünün bir işleyiş ilkesiyle, proleterya dikdatörlüğü engelsin deyimiyle devletin o biçin haliyse ve ortada doğrudan demokrasi diye bir işleyiş ilkesi varsa şu durumda bir çelişki yok mudur?
Zira doğrudan demokrasi aynı zamanda demokrasinin de bitişidir dersek devlet neden o biçim haliyle vardır?

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Devlet üzerine
« Yanıtla #2 : 08 Kasım 2011, 22:52:47 »
Nasıl bir çelişki?
Doğrudan Demokrasi de özünde DİKTATÖRLÜKTÜR.
Çünkü Devlet özünde bir sınıfın karşıtı üzerindeki baskı ve zor aygıtıdır.
Proleterya Diktatörlüğüde Burjuvazi için Diktatörlük,kalanlar içinde doğrudan demokratiktir.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı HÜMANİST

  • İleti: 27
  • KADER DEĞİL KATLİAM !
Devlet üzerine
« Yanıtla #3 : 08 Kasım 2011, 22:57:24 »
Alıntı yapılan: veda;1504
Nasıl bir çelişki?
Doğrudan Demokrasi de özünde DİKTATÖRLÜKTÜR.
Çünkü Devlet özünde bir sınıfın karşıtı üzerindeki baskı ve zor aygıtıdır.
Proleterya Diktatörlüğüde Burjuvazi için Diktatörlük,kalanlar içinde doğrudan demokratiktir.

veda


Demokrasi, doğrudan demokrasi toplumda yaşandığında ortadan kalkarsa eğer bu durumda proleterya dikdatörlüğünde böyle bir şeyin olması bir çelişkidir. Benim anladığım bu.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Devlet üzerine
« Yanıtla #4 : 08 Kasım 2011, 23:15:19 »
Alıntı yapılan: HÜMANİST;1505
Demokrasi, doğrudan demokrasi toplumda yaşandığında ortadan kalkarsa eğer bu durumda proleterya dikdatörlüğünde böyle bir şeyin olması bir çelişkidir. Benim anladığım bu.

Demokrasi niye kalksın ortadan.
Adı üzerinde DOĞRUDAN DEMOKRASİ.
Tıpkı TEMSİLİ DEMOKRASİ gibi DOĞRUDAN DEMOKRASİDE demokrasinin bir biçimi.
Demokrasinin kalkması ,Devletinde,Sınıflarında ortadan kalkmasına bağlı,bunun adıda DEMOKRASİSİZLİK.
Leninin deyimiyle gelişimin seyri,mutlakiyetten burjuva demokrasisine,burjuva demokrasisinden,proleter demokrasiye(doğrudan demokrasi),oradanda DEMOKRASİSİZLİĞEDİR.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı HÜMANİST

  • İleti: 27
  • KADER DEĞİL KATLİAM !
Devlet üzerine
« Yanıtla #5 : 08 Kasım 2011, 23:21:28 »
Alıntı yapılan: veda;1509
Demokrasi niye kalksın ortadan.
Adı üzerinde DOĞRUDAN DEMOKRASİ.
Tıpkı TEMSİLİ DEMOKRASİ gibi DOĞRUDAN DEMOKRASİDE demokrasinin bir biçimi.
Demokrasinin kalkması ,Devletinde,Sınıflarında ortadan kalkmasına bağlı,bunun adıda DEMOKRASİSİZLİK.
Leninin deyimiyle gelişimin seyri,mutlakiyetten burjuva demokrasisine,burjuva demokrasisinden,proleter demokrasiye(doğrudan demokrasi),oradanda DEMOKRASİSİZLİĞEDİR.

veda


Şimdi doğrudan demokrasi halkın egemenliğini bizzat kullanldığı bir demokrasi biçimi ise ve demokrasinin varacağı en son nokta ise bu demokrasizliğe geçiş olduğuna göre proleterya dikdatörlüğünde bu sistem kullanılacağına göre (sizin deyiminize göre)  ortada burjuva mı vardır ki? Varsa onların temsil hakkı olmadığına göre proleterya dikdatörlüğünde temsili demokrasi olmuş olmaz mı?

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Devlet üzerine
« Yanıtla #6 : 08 Kasım 2011, 23:35:23 »
Tüm dünyada Kapitalizm ortadan kalkmadan Demokrasizliğe geçiş,yani Devletsizlik ve Sınıfsızlık söz konusu olamaz.
Proletarya Diktatörlüğü tüm dünyada Kapitalizm yok olana dek sürecektir.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı HÜMANİST

  • İleti: 27
  • KADER DEĞİL KATLİAM !
Devlet üzerine
« Yanıtla #7 : 09 Kasım 2011, 00:08:33 »
Alıntı yapılan: veda;1515
Tüm dünyada Kapitalizm ortadan kalkmadan Demokrasizliğe geçiş,yani Devletsizlik ve Sınıfsızlık söz konusu olamaz.
Proletarya Diktatörlüğü tüm dünyada Kapitalizm yok olana dek sürecektir.

veda


Bu durumda proletarya dikdatörlüğü doğrudan demokrasi ile yönetilen bir toplumsal yöntem olmuyor.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Devlet üzerine
« Yanıtla #8 : 09 Kasım 2011, 00:14:54 »
Alıntı yapılan: HÜMANİST;1518
Bu durumda proletarya dikdatörlüğü doğrudan demokrasi ile yönetilen bir toplumsal yöntem olmuyor.

Tam tersine,Proletarya Diktatörlüğünün işleyiş ilkesidir Doğrudan Demokrasi.
Burjuvazi için Diktatörlük,halk için doğrudan demokratik.
Paris Komünün de Devleti Proletarya Diktatörlüğüdür.
Onunda işleyiş ilkesi Doğrudan Demokrasi olmuştur.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Devlet üzerine
« Yanıtla #9 : 27 Kasım 2011, 12:59:06 »
Marksizm içersinde Troçki yanlıları ve Stalin yanlılarıda dahil hemen herkesin üzerinde ortaklaştığı Devlet konusundaki genel doğrular;
1)Devletin varlık nedeninin SINIFLAR olduğu
2)Devletin SINIFLI TOPLUMLARLA birlikte ortaya çıktığı
3)Devletin UZLAŞMAZ  SINIF KARŞITLIKLARININ bir ürünü olduğu
4)Devletin bir SINIF EGEMENLİĞİ olduğu ve özünün DİKTATÖRLÜK olduğudur.
Her iki kesim içersindeki ayırım,esasında Komünist Toplumun ilk evresi veya aşaması olan Sosyalist Toplumda DEVLETİN ve buna bağlı olarak SINIFLARIN var olup olmadığıdır.
Marksizm dışı akımlar ise,Devletle sınıf arasındaki bu kopmaz bağı görmeyerek,Devleti sınıf bağlamından kopartarak,Devletsizliği,tıpkı Burjuva Siyasetçileri gibi Yasama ve Yürütme arasındaki birlik olarak tanımlarlar.
Yasama ve Yürütme arasındaki birlik bunlara göre Devletsizlik ise,Yasama ve Yürütme arasındaki farklılıkta demek ki Devletli bir toplumu işaret ediyor.
Günümüz Kapitalist Toplumlarda,Devlette,acaba yasama ve yürütme biribirinden farklı mı?
Kapitalist Toplumda iktidar Burjuvazininse,erkin kurumları olan Yasama ve Yürütme biribirinden farklı olabilir mi?
Kuvvetler ayrılığı ilkesi Burjuvazinin yığınlara empoze ettiği bir YANILSAMADAN öte bir şey değildir.
Tam tersine,erkin organları olan,Yasama,Yürütme ve Yargı Burjuvazinin egemenliğindedir.
O zaman Yasama ve Yürütme arasındaki birliği DEVLETSİZLİK olarak tanımlayanlara göre Kapitalist Toplumlar DEVLETSİZ TOPLUMLARDIR.
Çok daha somut ifade edersek  İKTİDAR HANGİ SINIFIN ELİNDEYSE YASAMADA,YARGIDA,YÜRÜTMEDE ONUN ELİNDEDİR.
ÇÜNKÜ DEVLET BİR EGEMENLİK BİÇİMİDİR VE EGEMENLİK BU ERK KURUMLARI İLE SAĞLANIR
.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
Devlet üzerine
« Yanıtla #10 : 04 Aralık 2011, 16:13:47 »
Engels Devlet ortadan kalkmaz,sönümlenir der.
Demek ki Devletsizlik,bir anda olan bir şey değil,bir süreçe yayılarak sönümleniyor.
Peki bu Devlet nasıl sönümlenecek.?
Reel Sosyalizm pratiğine baktığımızda,bırakın sönümlenmeyi,her geçen zaman daha da güçlenen bir DEVLET var karşımızda!
Çünkü Emperyalizm tüm dünyada gerek ekonomik,gerekse siyasal olarak çok etkin.
Erki yitirdiği ülkede erki yeniden ele geçirmek için,iç ve dış her türlü müdahaleye hazır.
Proleter Devletin,kendini bu tehdite karşı koruyabilmesi için,Devletin  güçlü olması gerekiyor.
O zaman Emperyalizmin var olduğu,dünyasal alanda ortadan kaldırılmadığı koşullarda Devletin sönümlenmesi söz konusu olamaz.
Devletsizlik ancak Komünist TOPLUMDA olasıdır.
Birileri Ulus Devletle Devleti biribirine karıştırarak,Devletin Milliyetçiliği çağrıştırdığını söylüyor.
Ulus Devlet ,Kapitalizmle birlikte var olsa da,Devlet sınıfların ilk ortaya çıktığı zamanda vardır.
Bu nedenle Devlet,Milliyetçiliği çağrıştırıyor cümlesi,Ulus Devlet için geçerli olsa da,Devlet için geçerli değildir.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET